GenelSosyal BilimlerTarih

Habeşistan Hakkında Bilgi

Habeşistan neresidir, Habeşistan uygarlığı hakkında bilgi, Habeş kralı hakkında bilgi.

İlk çağla ilgili tarihi kaynaklar, Hazreti Süleyman’dan daha büyük kral olmadığını yazar. Geniş bilgiye sahip, çok zeki ve akıllı olan bu kralın sözleri yüzyıllar boyunca atasözleri gibi ağızdan ağza dolaşmıştır. Kudüs’teki sarayının ihtişamı misafirlerini hayran bırakırdı. Yaptırdığı tapınağın güzelliği dillerde dolaşırdı. Efsaneye göre güneyin uzak ülkelerinden gelen Saba Melikesi, uzun bir süre Hazreti Süleyman’ın sarayında misafir kalmıştı. Bu arada Hazreti Süleyman la evlenmiş ve ondan bir oğlu da olmuştu. Daha sonra, Saba Melikesi, Menelik ismini verdiği oğlunu alıp ülkesine dönmüş ve onu Melik yapmıştı.

habesistanBugün, Habeşistan imparatorluk sülalesi şeceresinin Hazreti Süleyman’ın oğlu Menelik’e kadar dayandığı iddia edilir. 1914’de ordunun yaptığı Hükümet darbesinde sarayında hapsedilen, yakınlarından bazıları da kurşuna dizilmiş olan eski İmparator Haile Selasiye’ye Kralların Kralı denmekteydi ve Hazreti Süleyman’ın tacının varisi anlamına gelen Negus sıfatını taşımaklaydı. Bu olay, tarihi bir gerçek mi, yoksa bir saray tarihçisinin hayalinden doğma bir efsane mi? İşte bu soru kesin olarak cevaplandırılamıyor. Çünkü İlkçağdaki Habeşistan Uygarlığının tarihi, eskisinin sisleri arasında kaybolmuş ve efsanelerle sarılmıştır. O çağla ilgin yazıtlar da çok azdır. Manastırlarda bulunan ve 1500 yıl öncesine ait kitaplar ise özellikle dini eserlerdir. Bu eski uygarlığı aydınlatmak için geniş ve sarp ülkede bize kadar gelmiş kalıntı ve yapıtları incelemek gerekir.

Bugün artık Etiyopya diye anılan Habeşistan’ın teknisyene olduğu kadar arkeoloğa da ihtiyacı vardır. Çünkü birinciler hayat seviyesini yükseltirken ikinciler geçmişin sırlarını çözeceklerdir.

(1 ) Bugün, Addis Ababa’nın güneyinde, Zouai Gölü üzerinde yerliler, Eski Mısır’la ilgili taş kabartması resimde görülenlerin eşi olan sazdan yapılmış kayıklarla dolaşırlar. Bu bize, Firavunlar çağındaki Mısır Uygarlığının Habeşistan üzerindeki binlerce yıllık etkisini göstermektedir. Gerçekten de Eski Mısırlılar Mavi Nü boyunca Habeşistan’a altın yatakları aramak için inmişlerdi.

(2) Eski bir krallığın başkenti olan Aksum, Habeşlerin kutsal şehridir. Çok eski çağlara kadar uzanmakta olan bu krallığın (Aksumita Kırallığı) ne zaman ve kimler tarafından kurulduğu bilinmemekle beraber M. S. 9’uncu yüzyılda ortadan kalktığı kesindir. Bugün Aksum’da bulunan sütun ve dikili taşlar bu esrarlı krallığın eriştiği yüksek uygarlığı ispatlamaktadır. Dikili taşlar üzerindeki kapı ve pencere oymaları, Habeş binalarında görülenlerin taslağı olduğunu ortaya koymaktadır. Bunların en büyüklerinden ikisinde binaların kat adedini gösteren 13 ve 9 pencere oyulmuştur. Her dikili taş, geniş bir adak taşının üzerinde yükselir. Bu anıtlardan en büyüğü, bugün kırılmış ve dört parçaya ayrılmış olan 33,5 m. boyundaki dikili taştır. Resimde görülen ise bugün ayakta kalmış olanların en büyüğüdür. Yüksekliği 21 m’yi bulur.

(3) 1200 yılına doğru Mısır ve Habeşistan kilisesinin bir aziz olarak kabul ettiği Habeş Kiralı Lalibola, sonradan kendi adını alan şehirde 11 kilise yaptırmıştı. Büyük bir kayanın içi oyularak dışı da işlenerek yapılan bu kiliselerin damı, kapı ve pencereli duvarları yekparedir. Temelleri ise oyulmuş olduğu kaya tabanı üzerinde yükselir.

(4) 16 ve 17’nci yüzyıllarda Portekizlilerin, Hint Okyanusu ve Umman Denizi’nde ticari amaçlarla dolaştıkları çağlarda, Habeşistan’la sıkı ilgileri vardı. Portekizli gemiciler, yerli halka tuğla pişirmeyi, bunlardan yapılarda yararlanmayı ve yol yapımını öğretmişlerdi. Ya pimini yönettikleri Gondar’daki Negus Sarayı’nda Portekiz mimarlığının etkileri görülür.

(5) Resimde görülen ve gümüşten yapılmış olan bu madalyon Habeş oymacılık sanatının güzel bir örneğidir.

(6) Habeş bir çoban

(7) Habeş Eyaleti (Kızıldeniz’in batı kıyılarıyla Eritrea’nın bir bölümünü içine alan topraklar) ‘nin Osmanlı imparatorluğumun egemenliğine girmesinden ( 1557) önce ve 1520 yılından itibaren Türk topçu birliklerinin desteklediği Müslüman Somalya Devleti’-nin hükümdarı Ahmet bin Muhammed Gran, Habeşistan’ın Dambea ve Vagauo gibi şehirlerini ele geçirmişti, islâm Uygarlığı’nı Habeşistan’ın ortalarına kadar götüren Gran buralarda camiler, köprüler ve yollar yaptırmıştı.

Bakınız  Karpit Nedir, Formülü Hakkında Bilgi

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu