Ziraat Bankası Tarihi Hakkında Kısa Bilgi

Ziraat Bankası ne zaman ve nerede kuruldu, Ziraat Bankasını kim kurdu, Ziraat Bankası hangi tarihte ne amaçla kuruldu.

İktisadi hayatımızda, bilhassa zirai kredi sahasında pek büyük hizmetler ifa eden Türkiye Cumhuriyeti Ziraat Bankasının kuruluş temelleri 81 sene evvel Osmanlı İmparatorluğunun Şarki Avrupa kıtasında Serhad vilayeti olan Tuna vilayetinde atılmıştır.
Memleket Sandıkları: Mithat Paşa ilk vali sıfatıyla bu vilayetin idaresini deruhte ettiği zaman müspet ve fiili çalışmasıyla devletin yapıcı ve yaratıcı ruhunu göstermek istemiş, bir çok esaslı ıslahata girişerek dikkatine çarpan idari, içtimai ve iktisadi meseleler için birer hal çaresi aramıştır. Kıymetli devlet adamının keskin görüş ve sezişi, kendisini kısa bir müddet sonra, köylünün iktisadi durumu üzerinde fikir yormaya sevk etmişti. Mithat Paşa nakit tedavulündeki darlık yüzünden köylünün büyük sıkıntılar içinde olduğunu, mail itibarın ancak ağır faillerle temin edilebildiğini anlamakta gecikmemiş ve köylüyü teşkilatlı zor zirai kredi sistemine kavuşturmakta ki kati ısrarını takdir etmişti. Bu maksadı sağlamak üzere vücuda getirdiği ilk teşkilat 1863 senesi sonlarına doğru faaliyete geçmiş, başlangıçta çok güzel neticeler alınmış ve zirai kredi mevzusunu amme hizmeti şeklinde inceleyen bu faydalı teşebbüs, teşkilatın genişletilerek 1867 senesinde Memleket Sandığı ismi altında ve muayyen bir nizamname çerçevesi içinde memleketin bir çok taraflarına yayılmasına sebep olmuştur. (Memleket Sandıkları Nizamnamesi 17 rebiyülevvel 1284-1867).

Menafi Sandıkları: Kuruluşunu takip eden ilk seneler zarfında oldukça geniş bir inkişaf gösteren Memleket Sandıkları bilahare yavaş yavaş zayıflamaya başlamış ve 1880 senelerine doğru kendilerinden beklenen vazifeleri göremez bir hale gelmişlerdir.

Her ne kadar sandık nizamnamesi ahalinin mahsulatı arziye fazlası olarak arttırıp hazırlamış oldukları zahniri muhtelifonin satışından hasıl olacak esmanın sandık sermayesi olarak ayrılmasını göz önünde bulundurmuş ise de bu usul tamamen tatbik edilememiş, bazı seneler mahsulatı arziye fazlasını tespit mümkün olamamış ve sermayeyi daha sağlam kaynaklara bağlamak zarureti kendisini göstermiştir. O zamanlar toprak mahsulatiyle alakadar olarak alınmakta olan en mühim vergi aşar vergisi olduğundan bu vergiye menafi hissesi adı altında bir zam yapılmış ve bu zan), isimleri Menafi Sandıkları suretinde değiştirilen eski Memleket Sandıklarının sermayesi için daimi bir kaynak olmuştur.

Menafi Sandıklarından Ziraat Bankasına geçiş: Menafi sandıklarının nihayet beş sene kadar çalıştıklarını ve yerlerini 1888 senesinde yeniden kurulan Ziraat Bankasına verdiğini görüyoruz. Bu sandıkların mahallinde alınacak tedbirlerle ve mahalli mahiyet ve karakterleri değiştirilmeden ıslahı yoluna gidilmemiş ve heyeti umumiyesinin yeknesak bir idare sistemine tabi tutulması daha muvafık bulunmuş ve bu fikir Ziraat Bankasının tesisinde hiç şüphesiz kuvvetli bir ihtiyaç olmuştur. Buna Menafi Sandıklarının sermayesinin kifayetsizliği gittikçe büyüyen iş hacmi için daha geniş sermayelere lüzum hasıl olmasını da ilave etmek lazımdır. 18 ağustos 1304 (1888) tarihinde çıkarılan nizamname ile bugünkü Ziraat Bankasının teşkiline doğru ikinci büyük adım atılmıştır.

Meşrutiyet inkılabı ve Ziraat Bankası: 1908 Meşrutiyet inkılabı. Ziraat Bankasını, yukarıda işaret ettiğimiz nizamname ile diğer bazı ek nizamnamelerinin hükümlerine tabi bir müessese halinde bulmuştur. Bu vaziyet 1914 senesine kadar devam ederek mezkur sene içinde çıkarılan muvakkat bir kanun ve bilahare 1916 senesinde mer’iyet mevkisine konan diğer bir kanun Ziraat Bankasına Osmanlı İmparatorluğu bünyesinde en son şeklini vermiştir.
Cumhuriyet idaresinde Ziraat Bankası : Cumhuriyetin ilanından beri büyük inkişaflara mazhar, olarak bugünkü kuvvetli durumuna ulaşmış olan Ziraat Bankasının son yirmi senelik hayatında teşekkülüne müteallik iki mühim kanun çıkmıştır. Bunlardan biri 19 mart 1340 (1924) tarihli kanun Menafi Sandıklarından Ziraat Bankasına geçiş: Menafi sandıklarının nihayet beş sene kadar çalıştıklarını ve yerlerini 1888 senesinde yeniden kurulan Ziraat Bankasına terk ettiğini görüyoruz. Bu sandıkların mahallinde alınacak tedbirlerle ve mahalli mahiyet ve karakterleri değiştirilmeden ıslahı yoluna gidilmemiş ve heyeti umumiyesinin yeknesak bir idare sistemine tabi tutulması daha muvafık bulunmuş ve bu fikir Ziraat Bankasının tesisinde hiç şüphesiz kuvvetli bir amil olmuştur. Buna Menafi Sandıklarının sermayesinin kifayetsizliği gittikçe büyüyen iş hacmi için daha geniş sermayelere lüzum hasıl olmasını da ilave etmek lazımdır. 18 ağustos 1304 (1888) tarihinde çıkarılan nizamname ile bugünkü Ziraat Bankasının teşkiline doğru ikinci büyük adım atılmıştır.
Meşrutiyet inkılabı ve Ziraat Bankası: 1908 Meşrutiyet inkılabı. Ziraat Bankasını, yukarıda işaret ettiğimiz nizamname ile diğer bazı ek nizamnamelerinin hükümlerine tabi bir müessese halinde bulmuştur. Bu vaziyet 1914 senesine kadar devam ederek mezkur sene içinde çıkarılan muvakkat bir kanun ve bilahare 1916 senesinde mer’iyet mevkine konan diğer bir kanun Ziraat Bankasına Osmanlı İmparatorluğu bünyesinde en son şeklini vermiştir.
Cumhuriyet idaresinde Ziraat Bankası : Cumhuriyetin ilanından beri büyük inkişaflara mazhar, olarak bugünkü kuvvetli durumuna ulaşmış olan Ziraat Bankasının son yirmi senelik hayatında teşekkülüne müteallik iki mühim kanun çıkmıştır. Bunlardan biri 19 mart 1340 (1924) tarihli kanun Ziraat Bankasının faaliyeti gittikçe artarak iştigal sahasına giren işler tenevvü etmekte ve bilanço yekunu gittikçe büyümektedir. Tediye edilmemiş sermaye miktarı hesaba sokulmamak üzere bilanço yekunu 1935 senesinde yalnız 105 milyon liradan ibaret olduğu halde bu yekun bilahare; 1940 senesinde 193, 1941 de 248 ve 1942 de 350 milyona çıkmıştır.

Memleket dahilinde zirai krediyi temin mevzu ile vazifelendirilmiş olan Ziraat Bankası elinde bulunan imkanlar nispetinde bu mevzunun halline ve Türk köylüsüne muhtaç olduğu krediyi temine çalışmaktadır. Son rakamlar; bankanın zirai kredi sahasındaki çalışmaları hakkında bir fikir verecek mahiyettedir.