Zan Altında Bırakmak Nedir?

- in Genel
0

İnsanları zan altında bırakmak deyiminin açıklaması nedir, Zan sözlük anlamı hakkında bilgi.

Başkaları hakkında iyi veya kötü bir düşünce beslemeye zan denir. Cenab-ı Hak Kur’an-ı Kerimde:

“Ey iman edenler, zannın bir çoğundan kaçının, çünkü zannın bir kısmı günahtır…” (Hücurât, 12) buyurmuştur.

Yukarıdaki ayetten de anlaşılacağı gibi zan ikiye ayrılır.
Hüsn-i zan: Başkaları hakkında iyi fikir ve düşünce beslemeye hüsn-ı zan denir Bu. güzel bir huydur İnsanları birbirine yaklaştırır Hüsnızan kalp temizliğinin eseridir Kalpleri iyi ve temiz olanlar başkalarını da kendileri gibi görmek isterler Fakat, hüsn-i zan besleyeceğim diye tedbiri elden bırakmak doğru değildir.

Su-i zan: Çevremizdeki insanlar hakkında fena fıkır ve düşünce beslemeye de su-i zan denmektedir Kötü ve kaçınılması gereken huylardandır Cenab-ı Hakk su-i zanda bulunmayı haram kılmıştır Yukarıdaki ayette yasaklanan su-i zandır.
Bir Müslüman, aksi ispat edilmedikçe, bütün din kardeşlerini iyi insanlar olarak görmek zorundadır Kesin bir bilgiye sahip olmadan, sağda solda duyduğu eksik haberlerle birisi hakkında hüküm vermek ve onun için kötü şeyler düşünmek doğru olmaz. Resulullah (s.a.v):

“Her işittiğini söylemek kişiye günah olarak yeter”, (Ebû Davud, edeb, 90) buyurmuştur Bir âyet-i kerimede de:
“Zan ise şüphesiz haktan bir şey ifade etmez,” (Ngcm, 28) buyurularak, zannın kesin ve doğru bilgi olmadığı anlatılmıştır.
Yine Peygamberimiz (s.a.v):
“Siz, sû-i zan beslemekten sakınınız, çünkü zan, sözlerin en yatanıdır:* (Buharı, edeb, 58) buyurmuş ve yalana bağlı bir fikir ile başkaları hakkında fenâ düşünmenin kötülüğüne işaret etmiştir.
Hüsn-i zan nasıl insanları birleştirip kaynaştıran bir faziletse, sû-i zan da aksine insanları kavga ve gürültüye, kin ve hasede, düşmanlık ve ayrılıklara sürükleyen bir rezilettir Bu sebeple, Allah Teâla*nın emrine uyarak başkaları hakkında kötü zan beslemekten kaçınmak biz Müslümanların en önemli ahlâkî görevlerinden biridir.
Sû-i zan gibi kaçınılması gereken kötü huylardan biri de zem, yani kusurlarından dolayı başkalarını kötülemektir. Her insanın kusuru olabilir. Görevimiz, kendi kusurlarımızı görmek ve onları düzeltmeye çalışmaktır. Böyle yapmayıp başkalarının kusur ve eksiklikleri ile ilgilenmek, hatta olmayan kusurları varmış gibi göstermek, bunu bir alay ve eğlence konusu haline getirmek çok çirkin bir harekettir.
Özetle, her Müslümanın, gıybet, tecessüs, iftira, yalan v.s. den kaçındığı gibi sû-i zan ve zem (kötüleme)den de kaçınması gerekir.

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir