Uzay Sonsuz mudur?

Uzayın bir sonu var mıdır, Uzay boşluğu sonsuz mudur, Uzay sonsuz mudur hakkında bilgi.

Genel relativitenin alan kanunları ışığın eğildiğini, uzayın da sonsuz olmadığı sonucunu doğurdu. Ancak, uzay sonsuz değildir derken uzayın sınırları vardır, o sınırların dışında hiçbir şey, hatta boş uzay bile yoktur demek istemiyoruz. Ancak, Newton fiziği uzaydaki maddeleri bir ada gibi kabul ediyor, bunların dışında uzayın sonsuzluğa uzayıp gittiğini iddia ediyordu.

Einstein bunun aksini ileri sürdü. Ona göre maddeler az çok yoğun olmak üzere bütün uzaya yayılmış durumdadır. Bütün bu maddelerin meydana-getirdiği çekim alanları uzayın küre biçiminde olmasına yol açar. Nitekim yeryüzü de aynı şekildedir. Halbuki eski insanların sandığı gibi, ilk bakışta, insana düz gelebilir. Dünya’nın belirli bir yüzölçümü vardır; yalnız, aynı doğrultuda yürüyen bir insanın karşısına hiçbir sınır çıkmaz, en sonunda gene hareket ettiği noktaya gelir.

Yeryüzüne, az çok yoğun olmak üzere, şehirler, köyler serpilmiştir. Bunların da belli bir sayısı vardır. Uzaydaki maddeler de aynı şekilde dağılmıştır. Uzayda da aynı doğrultuda gitmek mümkün olsa sonunda gene aynı yere varılır. Bundan anlaşılıyor ki uzayın sınırı yoktur, buna rağmen sonsuz değildir.

Relativite nazariyesinin birçok kavramları gibi bunu da tam olarak anlamaya, göz önünde canlandırmaya imkan yoktur. İngiliz fizik bilginlerinden biri relativite nazariyesinin esas tuttuğu evreni bir sabun köpüğüne benzetmiştir. Evren sabun köpüğünün içi değil, zarıdır. Ancak, sabun köpüğünün yüzeyi iki boyutlu olduğu halde, evren köpüğünün yüzeyi dört boyutludur.

Genel relativiteye göre, bu küre biçimi uzayda hareket eden bütün cisimler de daire biçimi bir yol takip etmek zorundadır. Einstein bu iddiasının sadece bildiğimiz cisimler için değil, ışık için de câri olduğunu iddia etti. Ona göre, bir yıldızdan çıkan ışınlar en sonunda aynı yere dönecekti. Bilginler Einstein’ ın bu iddiasını doğrulamak için önce uzaydaki madde miktarını öğrenmeye çalıştılar.Böylece, bu maddelerin çekim alanları hesaplanacak, uzayın küre biçimi olduğu anlaşılacaktı.

Mount Wilson rasathanesi astronomlarından Edwin Hubble çeşitli gök bölgelerini örnek alarak yaptığı uzun incelemelerden sonra uzayın her santimetre küpüne ortalama olarak 0,000.000.000.000.000.000.000.000.000 001 gram madde düştüğü sonucuna vardı. Bu rakam Einstein’ın alan denklemlerine tatbik edilince uzayın küre biçiminin derecesini gösteren bir rakam elde edildi. Yapılan hesaplara göre uzayın yarı çapı 35.000.000.000 ışık yılıdır. Genel relativitenin evreni sonsuz olmamakla birlikte milyonlarca saman yolunu alacak kadar geniştir. Uzayın bir noktasındaki yıldızın ışınlarının bütün uzayı dolaşıp yeniden aynı yere gelmesi için 200.000.000.000 yıl ister.