Üsküdarlı Talat Kimdir Şiirleri Hakkında Kısa Bilgi

Üsküdarlı Talat kimdir hangi devirde yaşamıştır, Üsküdarlı Talat beyin şiirleri hakkında kısaca bilgi.

1858-1926 Şair Ahmet Talat 1858 de Üsküdar’da doğmuştur. Pederi Ahmet Ağa Enderunda yetişmiş ve Asakiri Mansure mesleğine girmiş, musikişinas bir zattı. Pek genç yaştayken pederi vefat ettiğinden, şair Talat, mahallelisi Hafız Ömer Efendinin himayesini gördü. Onun oğlu ile beraber büyüdü, rüşdü tahsilini Paşakapısı mektebinde ikmal eyledi. Muhtelif cami derslerine devam etti. Tahsin Hocanın hikmet, heyet, felekiyat derslerinden çok istifade eyledi.

1879 da Adliye Nezareti muhasebe kalemine bilimtihan memur oldu. On dokuz sene devamlı başkatip ve on bir sene sonra, muhasebe müdürlüğü vazifelerine geçti. Sekiz ay da Bahriye Nezareti müsteşarlığında kaldıktan sonra tekaüde sevk edildi.

Üsküdarlı Talat, daha genç yaşındayken, o zaman çıkmakta olan Saadet ve Zuhur gazetelerine yazı yazardı. Hamidiye suyunun getirilmesi için yapılan sarfiyatın ve inşaatın hesaplarını tedvire de memur edilmiştir. Bir gün bilmecburiye gittiği Yıldız sarayından avdet için müsaade istediği zaman Abdülhamid’in iradei seniyesi şerefmüteallik olmadıkça gidilemeyeceğini öğrenerek şu kıtayı söyledi:

Hürriyetimi elimden aldın gittin

Bilmem bu dahi sayei şahanede mi?

Zindanda mıyım, esir miyim, fark edemem,

Mabeyni hümayunu mülukanede mi?

Bu kıtasının da şahit olduğu gibi, tab’an hürriyetperver olan Talat uzun müddet Damat Şerif Paşa ile de ülfet etti. Kalbi daima yurda hizmetle çarpardı. Müdafaai Milliye ve Donanma Cemiyetlerinde çalıştı; hatta, bu sonuncusunun umum müdürlüğünde bulundu.
Üsküdarlı Talat 15 eylül 1926 da vefat etti. İbnülemin Mahmud Kemal “Son asır Türk şairleri” adlı eserinde onun hakkında şu güzel sözleri yazmaktadır: Talat’ta gördüğüm Ali meziyetlerden biri, ef’al ve ekvalinin rüzgara tabi olmamasıdır. Hiçbir vakit etvarı tarrarane göstermedi. Demi ikbal ve idbarda reftarü güftarını değiştirmedi. Şairleri, sebatsızlıkla İtham edenler, Talat’ı istisna etmelidirler. O, zaten müstesna bir mahluktu. Bütün aşinalarının muhabbet ve hürmetini kazanmıştı. Kemalini hazmedenlerdendi. Ne vakit buluşsak sinilen ve Uyakaten mütefevvik olduğu halde kendini şakird, beni üstat hükmünde tutardı. Mektuplarımı, hatta adi bir pusulamı bile kemali itinayla saklar, yaranı irfanına göstermekten mahzuz olurdu. Bu mütevazıane ve kadirşinasane haller, bizim kemalimizden ziyade onun kemali faziletini ispat eder. Ehli meziyyet, meziyyeti nefsinde değil, başkalarında görür.»
Üsküdarlı Talât’ın vefatında Abdülhak Hâmid’in yazdığı manzumeden :

Yüce Talat, o mefhari şuara

Yeni vâdide bir terane ile

Eski dârında olmalıydı mukim

Eski bir sıyti şairane ile

Gâhü bigâh olurdu nağme sera

Üsküdar oldu rıhletiyle akim.