Türk Hava Kurumu Tarihçesi Hakkında Kısaca

Türk Hava Kurumu ne zaman kuruldu, Türk Hava Kurumu kuruluş amacı nedir, Türk Hava Kurumunda kaç adet uçak üretildi.

Türkiye’de havacılığın önemini tanıtmak, Türk gençliğini havacı olarak yetiştirmek, bu maksatla lüzumlu görülecek tesisleri kurmak ve genç nesilde havacılık aşkını uyandırmak için tedbirler almak gayesiyle 1925 yılında kurulmuş olan Türk Hava Kurumu, Türkiye’de ulusal havacılığın her sahasında bir spor mercidir. Yetiştirdiği uçucu ve makinistlere lisans, bröve ve alameti farika verir. Havacılık ve hava turizmi işlerini Milletler arası Hava Federasyonunun usullerine göre yürütür; Kurum bu Federasyonun üyelerindendir.

Çalışma planı: Türk Hava Kurumunun çalışmaları üç kola ayrılır: 1) Gençlerde küçük yaştan kanatlanma sevgisini ve uçuculuk vasıflarının belirmesini sağlamaya çalışmak; 2) Kamplarda havacı bir nesil üretmek; 3) Yarınki Türkiye’nin hava endüstrisinin çekirdeğini kurmak.
A) Tahsil çağındaki gençlerce havacılık aşkını uyandırmak için modelcilikten faydalanılmaktadır. Modelci gençler, modellerini uçurmak içi i birtakım havacılık bilgilerini öğrenmekte, birtakım fizik ve meteoroloji malumatı edinmekte, teknik sahada konuşmalar yapmaktadırlar. Nasıl ki İngiltere, Fransa ve Almanya’da modelcilikle uğraşan gençlerin çoğu mühendisliği, havacılığı ve makinistliği meslek edinmektedirler. Modelci öğretmenler yetiştirmek için, istanbul Sanat Okulunda el işi öğretmenlerinin iştirak ettikleri bir kurs açılmış, bu kursa gelenlere aerodinamiğe, uçuş fennine ait esaslı nazariyelerle pervane, gövde, kanat, dümen, yapılması, çeşitli motorlar, montaj, tezyin, boya işleri ve modellerin uçurulması öğretilmiştir. Gittikleri bölgelerde ayrıca kursla açmış olan bu modelcilerin yetiştirdiği öğretmenlerle bu yıl, ilk, orta, lise ve öğretmen okullarından altmış dördünde modelcilik öğretilmiş ve on  bin beş yüz kırk yedi model yapılmıştır. Ankara, İzmir, Adana, Kütahya ve Samsun’da yetişen modelcilerin eserleri arasında müsabakalar yaptırılarak derece alanlara hediyeler verilmiştir. Tahsil çağındaki gençlere kanat sevgisini aşılamak için paraşüt kuleleri de çok faydalı olmaktadır. 944 yılının ilk altı ayında Ankara ve İzmir paraşüt kulelerinden altı bin üç yüz yirmi sekiz genç atlayış yapmıştır. Okul gençliğini tayyarelerle uçurarak da havacılığa ısındırmaya çalışılmaktadır. Bu yıl Ankara’daki yüksek okullarla lise ve enstitü gençlerinden bin beş yüz otuz üç mektepli Etimesgut meydanından uçurulmuş ve kendilerine 1 Türk Hava Kurumu tesisleri gösterilmiştir.

B) Gençlerimizi havacı olarak yetiştirmek için iki çalışma yolu takip edilmektedir: 1) Üniversite, lise ve öğretmen okulu gençlerinden sıhhati elverişli olanları amatör havacı olarak yetiştirmek; 2) Ortaokulu bitiren gençleri Gedikli Hazırlama Yuvasında toplayıp ilk yetiştirme devresinden sonra Askeri Hava Okulu’na vermek ve bu yoldan ordu havacılığına yardım etmek. Amatör havacı olarak yetiştirilecek gençler ilk önce İnönü Kampında planör ve ve paraşüt üzerinde çalışırlar. Planör, gençler arasında uçuculuğa en elverişli olanları kısa bir zamanda, benzin, yağ ve kırım masrafları yapılmadan ayırmaya yarar ve uçucuyu havaya alışmış ve ısınmış olarak Tayyare ye teslim eder. İnönü Kampına iştirak eden okul gençleri, askerlik kampında çalışma mükellefiyetini ödemiş sayılırlar. Bu kampta “C” brövesi alan bir genç, liseyi bitirmişse, hazırlık kıt’alarında iki ay çalışmak mecburiyetine tabi olmadan, doğrudan doğruya Yedek Subay Okulu’na girebilir. İsteyenler Harp Okulu’na da imtihansız kabul edilirler. İnönü kampında “C” brövesi alan genç, ertesi yıl, Etimesğut Motor Kampına gelir ve bu kampta uçak kullanmasını öğrenerek “Hava Turizm” brövesi alır. Gedikli Hazırlama Yuvarı’na alınacak gençler on beş – on sekiz yaş arasından seçilir. Talim ve terbiye programı Genelkurmay Başkanlığınca tespit edilmiştir.

İkinci Dünya Harbi başlar başlamaz, havacı gençliğin milli müdafaa bakımından daha müessir bir kuvvet olarak yetiştirilmesini lüzumlu gören Kurum, Genelkurmayın tasvibiyle bu yuvayı kurmuştur.
C) Memlekette, milli kaynaklarımıza dayanan bir havacılık endüstrisinin vücuda getirilmesine Önayak olmak için, Türk Hava Kurumu, 1940 yılının sonlarında çıkan bir fırsattan faydalanmak teşebbüsüne girişmiştir. İkinci Dünya Harbi dolayısıyla yurtlarından uzak düşmüş ve memleketlerinde uçak ve motor fabrikaları kurarak işletmiş mühendis, teknisyen ve ustabaşılardan bir ihtisas heyeti, hükumetimizin yardımlarıyla ve bin zorlukla bir araya getirilmiş ve çalışmalara başlanmıştır. İşe girişmeden önce, bir havacılık endüstrisinin temeli atılabilmek için memleketimizin bu davaya yarayabilecek tesislerini ve kaynaklarını incelemek ve ölçmek, milli takatimizi ve verim kabiliyetimizi belirtmek için fabrikalarımıza Eskişehir, Kırıkkale, Karabük ve Kayseri’deki fabrikalarla Eskişehir ve Sivas’taki atölyeler, İstanbul’daki deniz tezgahları ve hususi kontrplak fabrikaları gösterilerek raporları alınmıştır.

Fabrikanın üzerinde çalıştığı ana işler şunlardır: a) İnşaatın tamamlanmasın Üç yıl önce küçük dört duvar halinde bulunan Etimesğut tamir atölyesi, bugün geniş bir fabrika halini almıştır. Fabrikada bugün iki yüz seksen sekiz teknik ve idare elemanı ile beş yüz yetmiş dokuz işçi çalışmaktadır, b) Yapılan işler= Fabrika ilk iş olarak lisansı İngiltere-den satın alınmış olan Magister mektep uçaklarını yapmaya başlamıştır. 1944 çalışma programına göre bu yıl bu uçaklardan otuz tane yapılmış olacaktır. Projesi ve hesapları fabrikanın etüt bürosunda hazırlanmış olan THK 2 akrobasi talim uçağının uçuş tecrübelerinden memnunluk verici neticeler alınmıştır. Etüt bürosu, THK 5 ambulans uçağının resimleri üzerinde de çalışmaktadır. Fabrikada planörler de yapılmaktadır, içinde bulunduğumuz bu yıldan itibaren planörlerimizi yabancı memleketlerden satın almak zorundan kurtulmuş bulunacağız, c) Yerli ham madde = Fabrika, havacılık endüstrisinde kullanılabilecek yerli ağaç üzerinde yaptığı uzun tecrübeler sonunda Dursunbey ağacının Alman çamı ile hemen hemen aynı ayarda bir malzeme olduğunu tespit emiştir. Bu ağaçlar akrobasi planörlerimizde kullanılabilecektir. Karabük ormanlarında da incelemelere devam edilmektedir. Bir iki yıl sonra tayyare imalinde yerli ağaçlarımızın kullanılabileceği umulmaktadır. Tayyare inşasında kullanılan emait, boya, vernik ve yapıştırıcı maddelerle yardımcı kimyevi müstahzarların fabrika kimyahanesinde elde edilmesine çalışılıyor. İstihsal edilecek elli kiloluk lak numunesi uçakların boyanmasında kullanılacaktır, d) Tamir ve revizyon işleri == Gerek askeri hava kuvvetlerinin, gerekse Kurum uçaklarıyla planörleri fabrika tarafından tamir edilmektedir. Şimdilik gücü iki yüz beygir kuvvetini geçmeyen motorların tamiri için kurulan motor atölyesi de çalışmalarına başlamıştır, e) Rüzgar tüneli ve motor fabrikası = Havacılığın en Önemli ihtiyaçlarından biri olan aerodinamik tünelin kurulması için İngiltere’deki Holst firmasıyla bir anlaşmaya varılmıştır. Şimdilik mektep tayyare motorlarını yapabilecek bir motor fabrikası kurmak için de Kurum İngiltere ile temas halindedir. Bu fabrikaya lüzumlu ilk maddelerin başlangıçta dışarıdan getirtilmesi ve yavaş yavaş yerli çelikten faydalanılması düşünülmektedir, f) Teknik öğretim = Hava endüstrisinin istediği yüksek elemanları yetiştirmek için Yüksek Mühendis Okulunda bir havacılık şubesi açılması için yapılan teklif hükumetçe kabul edilmiş ve çalışmalara başlanmıştır. Bu fakülte geçen yıl ilk mezunlarını vermiş ve okulu bitiren altı tayyare mühendisi, ihtisas yapmak üzere Amerika’ya gitmişlerdir. Bu yıl çıkan dört mühendis de fabrikada stajlara başlamışlardır.

NOT: Bu yazı günümüzde ki gibi yazılmış olabilir. Sebebi ise 1946 basımı “Aylık Ansiklopedi” den tamamen alıntıdır.