Sözün Hükme Bağlanmasında Ölçü Nedir?

- in Dini Bilgiler, Genel, Sosyal Bilimler
0

Dinimizde Sözün Hükme Bağlanmasında Ölçü hakkında bilgi.

Kelamda asıl olan, manayı hakikattir”. Bu itibarla, söylediğimiz bir sözü veya dinlediğimiz bir kelamı bu ölçüyü dikkate alarak değerlendirmek ve hükme bağlamak mükellefiyetindeyiz.

Bir kelamı hakiki manaya yüklemek imkansız olursa ve mecaza gidebilmek için aranan şartlar mevcutsa ancak o zaman mecazi bir mana murat etmek mümkün olabilir. Hakiki manayı kast etmeye engel olacak bir karine yok iken, benzeyen ile kendisine benzetme yapılan arasında ortak bir yön (vech-i şebeh) bulunmadığı halde mecazi manaya gidilmesi ilmi yönden bir isabetsizlik örneği teşkil eder.

“Leb” deyip, sıkıştığı zaman “Ben, leblebi demek istemiştim” şeklinde tevile kalkışmak, ilmî ölçülerle bağdaşmayan bir fikir perişanlığına saplanmak olur. Konuşan kimse, kalbinde hangi maksadı gizlemiş olursa olsun, biz ancak açıkta olan sözün delalet ettiği hakiki mana ile hükmetmek zorundayız. Gizli sırları ve kalplerde saklı manaları ancak Allah bilir. Sarahat karşısında delalete bile itibar olunmaz iken konuşanın kafasında gizli kalmış manaya itimat olunamaz.

Kelamda murat edilen mana istikametine delalet eden bir karine bulunursa ancak o zaman başkaca bir mana murat etmek mümkün olur. Mesela, “Evlat” tabiri bir şahsın oğul ve kız çocuklarında kullanılabilir. Torunlar bunun dışında kalır. Meğer ki sözde bu manayı anlamaya müsait bir karine bulunsun. Vakıf tesis eden bir şahsın yazdırdığı vakfiyedeki “Bu vakfın gelirini nesilden nesile evladıma verilmesini şart koşuyorum” ibaresindeki “Nesilden nesile” karinesi, torunların da o gelirden faydalanması hükmüne imkan verir.

Efradını cami ve ağyarını mani olmayan sözler, yanlış tefsirlere ve hatalı hükümlere yol açabilir. Bu sebeple bilgili olduğumuz kadar ölçülü olmaya gayret göstermeliyiz.

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir