Seçim Nedir? Kısaca Bilgi

Seçim nedir? Seçimler neden ve nasıl uygulanır? Seçimlerin amacı ve önemi hakkında kısaca bilgi.

Herhangi bir kimsenin kanunun gösterdiği usullere uygun olarak, o konuda oy verme yetkisine sahip kimselerin verdikleri oylarla belirli bir göreve getirilmesi usulü. Seçim usulünde, göreve gelmeyi isteyen adaylar arasından en çok oyu sağlayan seçilmiş olur. Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeliği, Belediye Meclisi üyeliği, Danıştay, Anayasa Mahkemesi üyelikleri, Cumhurbaşkanlığı, muhtarlık gibi görevler seçimle gelinen görevlerdendir. Ayrıca, dernek yönetim kurullarına şirket idare meclislerine vb. de seçimle gelinir.

Değişik konularda ve kuruluşlarda seçim söz konusu olmakla birlikte, önemli seçim “siyasi seçimdir. Yönetilenlerin, kendilerini yönetecek kimseleri hür iradeleriyle belirlemesi olan “Siyasî seçim”, demokratik sistemlerin temel prensiplerinden biridir. Yasalarla seçme hakkına sahip bulunan kimselere “seçmen”, seçmenlerin meydana getirdiği topluluğa da “seçmen topluluğu” denir. Hiçbir seçmene, servet, tahsil, cinsiyet ve ırk açısından bir imtiyaz verilmeksizin oy hakkının tanınması durumunda” “genel oy” söz konusudur. Buna karşılık seçme hakkının belirli prensiplere ve niteliklere göre sınırlandırıldığı durumlarda ise “sınırlı oy” söz konusudur.

secimOy hakkını sadece asillere tanıyan sisteme “aristokratik seçim sistemi’ belirli bir zenginliğe sahip olanlara tanıyana “servet esasına dayanan seçim sistemi”, eğitim prensibine dayanan seçim sistemine ise-“kabiliyete bağlı seçim sistemi” denir. Bunun dışında bazı ülkelerde seçme hakkı sadece erkeklere tanınmıştır. Kadınlara oy hakkı İngiltere’de 1926’dajürkiye’de 1934’te,Fran-sa’da 1946’da, İsviçre’de 1971’de tanınmıştır.

Genel oy sisteminin kabul edildiği ülkelerde, her seçmen tek bir oya sahiptir. İstisnaî hallerde ise bir seçmen birden fazla oya sahip olur. 1892-1921 yılları arasında Belçika’da uygulanan sistemde olduğu gibi, belirli nitelikleri olan kişiler, mesela aile reisleri, belirli vergi ödeyenler, yükseköğrenim görmüş olanlar birden fazla oy hakkına sahip olurlar. Bazı durumlarda da bir seçmen birden fazla seçim bölgesinde oy kullanabilmek hakkına sahip kabul edilir. Mesela, 1951 yılına kadar İngiltere’de uygulanan seçim sisteminde, bir kişi hem ikametgâhının, hem de işyerinin bulunduğu yerde oy kullanabilirdi.

Seçimler “tek dereceli” ya da “iki dereceli” olur. Tek dereceli seçimde, seçmenler kendi temsilcilerini doğrudan doğruya seçerler İki dereceli seçim sisteminde ise, seçmenler, ikinci derecede seçmenleri seçerler, ikinci derecede seçmenler de temsilcilerini seçerler Türkiye’de milletvekili seçimi 1946 yılına kadar iki dereceli seçim usulüyle yapılmıştır. Bugün de ABD’de başkan seçimi iki dereceli seçim usulüne göre yapılmaktadır.

Seçimlerde kimlerin seçilmiş sayılacağı, verilen oyların nasıl değerlendirileceği değişik seçim sistemlerine yol açmıştır. Bu konuda başlıca iki sistem söz konusudur.

1- Çoğunluk Sistemi: Bu sistemde verilen oyların çoğunluğunu elde eden siyasî parti ya da aday, o seçim bölgesinde, seçimleri kazanmış olur. Meselâ, bir seçim bölgesinde seçimlere dört parti katılsa ve o bölgeden beş milletvekili seçilecek olsa, diğerlerinden fazla oy alan parti bütün milletvekillerini kazanmış sayılır, öbür partinin aldığı oylar bu partilere bir şey kazandıramaz. Çoğunluk sistemi de bazı iç sistemlere ayrılır. Bazı sistemlerde, seçimi kazanmak, oyların yarıdan bir fazlasını almaya bağlıdır. Bu sisteme “Salt çoğunluk sistemi” denilir ve salt çoğunluk sağlanıncaya kadar seçim tekrarlanır.

Bir partinin seçimi kazanmış sayılması için salt çoğunluğun aranmadığı ve en çok oyu toplamanın yeterli olduğu sisteme ise “Basit çoğunluk sistemi” denir.

Çoğunluk sisteminin uygulanması, bir partinin mecliste çoğunluk sağlayarak istikrarlı hükümet kurmasını sağlaması ve basit olması yönünden faydalı görülür. Buna karşılık, bu sistemde, çok az bir oy farkıyla bir parti bütün milletvekilliklerini kazanır, diğer partilerin elde ettikleri oylar bir değer taşımaz. Ayrıca bir seçim bölgesinde seçime birkaç partinin katılması durumunda, en çok oyu toplayan parti, diğer partilerin oy toplamı daha fazla olsa bile seçimi kazanabilir. Türkiye’de yapılan 1957 seçimlerinde, Demokrat Part1 oyların % 48’ini aldığı halde milletvekillerinin %69.1’ini kazanmıştır.

2- Nisbi Temsil Sistemi: Her partiye elde ettiği oyla orantılı üyelik kazandırmayı amaçlayan ve böylece seçmenlerin verdiği bütün oylan değerlendirmeye yönelen sistemdir. Nisbî temsil sistemlerinden olan “Basit seçim bölümünde” o seçim bölgesinde verilen geçerli oylar, seçilecek üye sayısına bölünür, elde edilen sayı, partilerin aldığı oylarda kaç kere varsa o parti o kadar üye kazanmış olur.

Bu sistemde, partilerin aldığı oy sayılarının seçim bölümü sayısına bölünmesinden sonra artık sayı kalması ve böylece bütün milletvekilliklerinin paylaştırıl-maması durumunu çözüme bağlamak için, “En kuvvetli ortalama sistemi”, “En kuvvetli kalıntı sistemi”. “Millî bakiye sistemi” gibi sistemler uygulanır. Bütün bu değişik sistemlerin ortak noktası “Oy sayısına göre temsildir.

Türkiye’de, 1961 Anayasası’nın kabulünden sonra yapılan ilk milletvekili seçimlerinde “Barajlı D’hont usulü nisbi sistem” uygulanmıştır. Buna göre, bir siyasî partinin herhangi bir seçim bölgesinde geçerli oyların çıkarılacak milletvekili sayısına bölünmesiyle elde edilecek sayı kadar oy alması gerekiyordu.

Daha sonra, “Barajsız D’hont usulü nisbî sistem” getirilmiştir. Bunda ise, partilerin bir seçim bölgesinde aldıkları oylar alt alta yazılır. Önce bire, sonra ikiye, sonra üçe, O bölgenin çıkaracağı milletvekili sayısına kadar bölünür. Elde edilen rakamlar büyüklük sırasına göre dizilir. O bölgeden çıkacak milletvekili sayısına kadar en yüksek rakamlar hangi partilere isabet ediyorsa, o partilere milletvekillikleri dağıtılır.

1965 milletvekili seçimlerinde “Milli bakiye” sistemi uygulanmıştır.

Nisbi temsil sisteminde, oy verme usulleri de değişiktir. Bir usule göre, adayların sırası partilerce tayin edilir ve seçmen bu listedeki sırayı bozmaksızın ve hiçbir adayı çıkartmaksızın partinin tespit ettiği listeyi aynen kullanır. Bu sisteme “Blok liste” usulü denir. İkinci usulde ise, seçmen karma liste yapabilir ve bir partinin listesinden istediği bir adayı çıkartarak, o listede bulunmayan başka bir adayı yazabilir. Bu sisteme “Karma liste” usulü denir. Üçüncü usulde ise seçmen yine karma liste yapmaksızın partinin listesini kullanır, fakat liste üzerine koyacağı işaretle, adaylar arasından istediklerini diğerlerine tercih ettiğini belirtir. “Tercihli oy usulü” denilen bu usulde, seçmen, listeyi hazırlayan partinin aday sıralaması ile bağlanmaz, daha alt sıralarda olan adaylara da kazanma imkânı sağlanır.

Leave a Reply