Robinson Crusoe Roman Özeti

Robinson Crusoe kimdir, Robinson Crusoe romanın özeti hakkında bilgi.

Robinson’un babası Crusoe orta halli bir adamdı. Oğlunun iyi bir iş tutup yararlı bir adam olması için elinden geleni yapıyordu. Ama, oğlanın aklı fikri maceradaydı. Günün birinde evden kaçtı.

Bir deniz yolculuğuna çıktı. Ama, alışık olmadığı için dehşetli bir deniz tutması yüzünden hastalandı. Karaya çıkabilirse bir daha denizlere açılmaya tövbe edecekti. Yalnız, denizde edilen tövbenin hükmü olmasa gerekti ki, gemi karaya vardıktan kısa bir sure sonra, Robinson’un istekleri yeniden depreşti. Ticaret yapmak için, Afrika’ ya mal götüren bir gemiye bindi.

Faslı bir korsan gemisi, onun gemisini esir aldı. Robinson da Kuzey Afrika kıyılarında bir limana götürüldü. Orada berbat bir ömür sürmeye  başladı. En sonunda çektikleri canına yetince, bir sandala atlayarak kaçtı Portekizli bir yük gemisi, onu denizde bularak Brezilya’ya çıkardı. Robinson bir çiftçiyle ortak olarak Afrika’dan köle getirmeye gitti, işte bu yolculuk sırasındadır ki, bindiği gemi, Güney Amerika kıyılarına yakın bir yerde, bir ıssız adanın kayalıklarına oturup parçalandı.

Gemidekilerden yalnız Robinson Crusoe sağ kalmış, baygın bir halde kıyıya ulaşabilmişti. Kendine gelince ilk işi çevresini gözden geçirmek oldu Uzun süren araştırmalardan sonra adada kendisinden başka insan olmadığını, vahşi, yabani hayvanlar bulunmadığını, bol bol tatlı su kaynakları olduğunu, meyva ağaçları bulunduğunu anladı. Bunun üzerine, birkaç sefer yaparak, gemide bulabildiği yiyecek, içecek, barut, silah, bir sandık marangoz aleti gibi lüzumlu her şeyi kıyıya taşıdı.

Boyuna ağaç tepelerinde yatıp uyuyamayacağını göre, kendine bir barınak yapması gerekiyordu. Çevredeki ağaçlardan da faydalanarak, uzun çalışmalar sonunda, yüksek tahta perdeyle, örülü çitle çevrili, korunmuş bir ev yapabildi. Yamaçta bulduğu mağarayı temizleyerek çadır bezleriyle kapayarak yaptığı bu evde emniyet içindeydi. Tohum ekmek, keçi yetiştirmek, gemide bulduğu kağıtla mürekkepten faydalanarak günü gününe hatıralarını yazmak gibi işlerle ömrü geçip gidiyordu.

Robinson, kendi adını verdiği bu adada 24 yıl yaşadı. Bu süre içinde önemli olaylar geçmedi değil. Mesela bir sabah, kıyıda iri bir çıplak insan ayağı izleri gördü. Bunlar, yakındaki bir adadan gelmiş olan yamyamlardı. Getirdikleri esirleri ateşte pişirip yemişler, sonra kayıklarına atlayıp dönmüşlerdi. Bunları uzaktan saklanarak gözliyen Robinson, kendisini fark etmediklerini görerek sevindi. Yalnız, bir daha gelirlerse, hazırlıklı bulunmaya karar verdi.

Bir gün kayıkların gene adanın en kuytu körfezine geldiklerini gördü. Bu sefer, bir Zenoi’yi bağlamışlar, yiyeceklerdi. Robinson üzerlerine ateş ederek yamyamları kaçırdı, esiri kurtardı. Onun ayaklarına kapanan bu adama, o günün adını verdi: Friday (Cuma). Cuma, Robinson’a son derece bağlı bir köle oldu. Ölünceye kadar da onun yanından ayrılmadı.

Robinson bir gün ondan, yakındaki yamyam adasında esir Beyazların bulunduğunu öğrendi. Büyük bir kayık yapıp o adaya gitmeye hazırlanırken, yamyamlar yeniden adaya geldiler. Aralarında bir de Beyaz esir vardı. Cuma’nın babası da esirler arasındaydı. Robinson’la Cuma onları kurtardılar, vahşileri kaçırdılar. İhtiyar, bir İspanyoldu. Yamyam adasında daha on altı Beyaz esirin bulunduğunu söylüyordu. Robinson, Cuma ile onu öteki esirleri kurtarmaya gönderdi.

O sırada bir İngiliz gemisi, kıyıya yakın bir yere demirledi. Tayfalar isyan çıkarıp kaptanın elinden gemiyi almışlardı. Robinson, iki arkadaşıyla gemiyi ele geçirdi, kaptanı kurtardı. İsyancı tayfalar memlekete dönmektense Robinson adasında kalmayı hayırlı buldular.

Robinson, bu gemiyle İngiltere’ye döndü. Ailesinden sade kız kardeşleri kalmıştı. Orada evlenip çoluk çocuğa karıştı. Bir zaman sonra yeniden seyahate çıktı. Robinson adasına da uğradı. Ada, kalabalıklaşmıştı. Brezilya’ya dönerlerken gemilerine vahşiler saldırdı. Cuma öldü. Robinson Çin kıyılarına kadar gitti. Orada, tayfaları gemisini elinden aldılar, onu Çin’de bıraktılar. Robinson bin güçlükle İngiltere’ye dönebildi, hatıralarını yazarak orada öldü.