Reşat Nuri Güntekin Kimdir

Reşat Nuri Güntekin’in edebi kişiliği ile eserleri çalışmaları hakkında bilgi.

Reşat Nuri Güntekin, İstanbul’da Üsküdar’da doğdu (1892). Babası askeri doktorlardan Nuri Beydi. Annesi, Ordu Kumandanlığı ve Erzurum Valiliği yapmış olan Yaver Paşa’nın kızı Lütfiye Hanım’dı. Babasının görevi icabı çocukluğu ve gençliğinin ilk çağları genellikle Anadolu’da geçmişti.

İlköğrenimine Çanakkale’de bir mahalle okulunda başladı. Bir yıl Galatasaray Lisesinde okuduktan sonra İzmir’deki Fransız Okulu (Frferes)’na girdi. Yüksek’ öğrenimini İstanbul Darülfünunu (Üniversitesi) Edebiyat Fakültesinde tamamladı. Sonra öğretmenlik hayatına atıldı, ilk görevi Bursa Lisesi Türkçe ve Edebiyat Öğretmenliğiydi. Daha sonra İstanbul’da Vefa Lisesi ve Erenköy Kız Lisesinde edebiyat öğretmenliği yaptı. Bir yandan da, tiyatro hevesi yüzünden bu yolda resat_nuri_guntekineserler yazmaya hazırlanıyordu.

İlk eseri olan Eski Ahbap hikayesi 1917’de Diken dergisinde yayınlandı. 1918’de Cemil Nimet takma adıyla Zaman gazetesinde tefrika edilen Harabelerin Çiçeği adlı ilk romanı çıktı. 1919’da da Hayrettin Rüştü takma adıyla Hakiki Kahraman adlı bir piyes yazdı.

O yıllarda İstanbul Kızı adlı dört perdelik bir piyes daha yazmıştı. Bunu, tiyatroya vermeden önce Vakit gazetesi sahibi Hakkı Tarık Us’a gösterdi. Hakkı Tarık Us piyesin bir roman olarak çok daha iyi tutunacağını söylemesi üzerine Reşat Nuri bunu Çalıkuşu adıyla romana çevirdi. 1922’de gazetede tefrika edilen Çalıkuşu, Reşat Nuri’nin ününü birdenbire bütün ülkeye yaydı.

1924’te ressam Münif Fehim, ibnürrefik Ahmet Nuri Sekizinci ve Mahmut Yesari ile işbirliği yaparak haftalık Kelebek adlı mizah dergisini kurdu.

1927’de Milli Eğitim Bakanlığı Başmüfettişi oldu. Reşat Nuri on iki yıl bu görevle yurdumuzun her köşesini tekrar tekrar dolaştı, Türkiyeyi yakından tanıdı, yurt insanlarının sevinçlerine, acılarına ortak oldu.

1939’da Çanakkale’den milletvekili seçildi. Ama dört yıl süren parlamento hayatında ciddi olarak politikayla uğraşmadı, bir sanat ve edebiyat adamı olarak kaldı.

Reşat Nuri daha sonra Paris’te UNESCO (Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Teşkilatı)’da Türkiyeyi temsil etti. Paris Öğrenci Müfettişliği görevinde bulundu. Türk Dil Kurumu Yönetim Kurulunda ve İstanbul Şehir Tiyatroları Edebi Heyetinde üye olarak verimli çalışmalar yaptı. Bir yandan da Roman ve piyesler yazıyor, çeşitli gazete ve dergilerde imzalı, imzasız ciddî, mizahî yazıları, makaleleri çıkıyordu.

Reşat Nuri Güntekin, memurluk hayatından emekliye ayrıldıktan sonra Levent’teki evine çekildi, özlediği sakin hayata kavuştu. Orada rahat rahat eserlerini hazırlarken yakalandığı kanserden kurtulamadı, tedavi için gittiği Londra’da 1956 yılının 7 Aralığında öldü. Cenazesi uçakla yurda getirildi ve Üsküdar’daki Karaca Ahmet Mezarlığı’na gömüldü.

REŞAT NURİ GÜNTEKIN’İN ESERLERİ

ROMANLARI: Harabelerin Çiçeği (1918), Gizli El (1982), Çalıkuşu (1922), Damsa (1921), Dudaktan Kalbe (1925), Akşam Güneşi (1926), Bir Kadın Düşmanı (1927), Acımak (1928), Yeşil Gece (1928), Yaprak Dökümü (1930), Kızılcık Dalları (1932). Gökyüzü (1935), Eski Hastalık (1940), Değirmen (1952) Miskinler Tekkesi (1935), Kan Davası (1953-Tefrika durumunda kaldı), Son Sığmak (1981’de Cumhuriyet gazete sinde yayınlandı).