Realizm (Gerçekçilik) Nedir?

- in Edebiyat, Genel
0

Gerçekçilik ne demektir? Gerçekçilik akımının ilkeleri, özellikleri nelerdir? Realizm hakkında bilgi.

19. yüzyılda deneye dayanan ilimlerin gelişmesi ve özellikle Auguste Comte’un, tabiat olaylarını metafizik görüşlerle değil, olaylar arasındaki bağlantıların gözlem ve deneylerle bulunacak değişmez kanunlarla açıklanabileceğini ileri süren Pozitivizm felsefenin 1850’den sonra sosyal ilimlere ve özellikle edebiyat sahasına tatbik edilmesi, Realizm akımının meydana gelmesine yol açtı.

Realizm’in gösterdiği bazı özellikler, romantiklerle çağdaş olan Stendal, Balzac, Merimee, ve Monnier’in eserlerinde de görülür. Bu sanatkârlar gerçekçiliğin hazırlayıcıları olarak kabul edilirler.

realizm1850’den sonra gözlem ve anket metodunu edebiyata uygulama gayretleri gösteren Murger, Champfleury ve Realism adı ile bir de dergi çıkaran Duranty gibi ikinci derecedeki birkaç romancının faaliyetlerinin arkasından bu akım, Gus-tave Flauber’in Madame Bovary(1857) adlı romanı ile en mükemmel örneğini verdi. Akım Fransa ve Avrupa’da kısa za manda yayıldı.

Realizm ‘in başlıca özellikleri şunlardır:

  1. Edebi eserde her şeyden önce gözleme önem verilir. Edebiyat alanında gerçek, ancak tabiatı, çevreyi ve toplum hayatını olduğu gibi anlatmakla ifade edilebilir. Bu da anket yolu ile günlük intiba ve gözlemleri not ederek, doğruluğuna inanılan olayları anlatarak ve onları görüldükleri gibi ifade ederek, doğruluğuna güvenilen belgelere başvurularak sağlanabilir. Onlara göre tarihçiler geçmişin, romancılar İse yaşanılan zamanın hikayecileridir. Onlara göre roman “Uzun bir yol üzerinde dolaştırılan aynadır.” Bu ayna yol üzerinde iyi veya kötü, güzel veya çirkin her ne görürse aksettirir.
  2. Romanda olağanüstü ya da toplumda istisnai olan hissi olay ve çevrelerden söz edilmez. Buna karşı günlük hayatta rastlanılan ya da rastlanması ihtimal dahilinde olan kişi olay ve çevreler anlatılır. Ancak bu günlük hayattan alınan kişi olay ve çevrelerin birbirinden farkı olan tarafları teferruatlı şekilde belirtilir.
  3. İnsanların şahsiyetini tabii ve içtimai çevresinin şekillendirdiği fikrinden hareket edilerek çevre tasviri ile örf ve âdetlerin anlatılmasına önem verilir. Bu hususlar Romantizm ‘de olduğu gibi sadece tesir olsun diye yapılmaz. Kahramanların şahsiyetini şekillendiren ve izah eden öğeler olarak da alınırlar. Realizm ‘de tasvir için tasvir yoktur. Bütün bu tasvirlerde gözlem esastır. Ancak çevre tasvirleri yazarın gözü ile değil çevre çevrede yaşayan insanlara tesir ettiğine göre o insanların gözüyle görülerek tasvir edilir.

Mekan, kahramanın bilgi, görgü ve kabiliyetlerinin imkân vereceği derecede ve şekilde anlatılır.

  1. Tasvire bu derece önem veren Realizm ‘de olay en aşağı seviyede tutulmuştur. Gerçekçi romanlarda büyük kahramanlara, şiddetli olaylara, garip serüvenlere rastlanmaz. Kişiler çoğunlukla ruhlarıyla çevrenin yaşama şartlarına uymuş insanlardır. Bunlar her gün rastlanan küçük ve önemsiz olaylar etrafında basit hayatlarını yaşarlar. Realizm ‘in önde gelen isimlerinden Goncaurt kardeşlerin “Her şeyden önce, romanda vakayı öldürmeye çalıştık” demeleri bu akımın mensuplarının romanda olaya verdikleri yeri gösterir.
  2. Realizm ‘de yazarlar kendi şahsiyetlerini eserlerine aksettirmezler. Olaylar ve kahramanları karşısında tarafsız kalırlar.

Onları kendi istediği gibi değil de toplumdaki örnekleri gibi anlatırlar. Bu yapılırkende müspet ilimlerde esas olan sebep-sonuç prensiplerine bağlı kalırlar. Ferdî ve içtimai olaylar , çevre şartlarına göre gözlenir ve anlatılır.

  1. Gerçekçi yazarlar, bir laboratuvar çalışması titizliği içinde yürüttüklerini söyledikleri, gözlemlerini aynı titizlikle yazıya geçirmeye çalışırlar. Kelime ve cümlelerin yerli yerinde, üslubun açık seçik, yapmacıksız olmasına dikkat ederler. Önemli tavırları, anlatılması istenen şeyi, ne olursa olsun onu tam olarak karşılayacak kelimeyi arayıp bulmak, yaklaşık manalı kelimelerle yetinmemektir.

Realist edebiyatta özellikle roman, tiyatro tenkit ve şiir dallarnda eserler verilmiştir. Gerçekçi şiire Parnas da denir.

Realizm’in Fransa’da en önemli temsilcileri, romanda G. Flaubert, Goncourt kardeşler, tiyatroda E.Augier ve A.Dumas Fils, tenkit sahasında da Sainte – Beuve1 dir.

ingiltere’de C.Dİckens, G.Moore, B.Chavv, İtalya’da Giovanni Verga, Luigi Capuana, Rusya’da Gogol, Gonçarov, Tur-geniev, Tolstoy’dur.

Bizde realist romancı ve hikayecilerin belli başlıları kronolojik olarak Sami Paşazade Sezai, R.M. Ekrem, Nabizâde Nazım, Hüseyin Rahmi, Halit Ziya Uşaklıgil, Ömer Seyfeddin ve Refik Halid vb.’dir.

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir