Plevne Savaşları Hakkında Bilgi

- in Genel, Osmanlı Tarihi, Tarih
0

Plevne Savaşları hangi tarihte kimler arasında gerçekleşmiştir? Plevne Savaşları’nın nedenleri, sonuçları hakkında bilgi.

Osmanlı tarihinde “Doksan Üç Savaşı” diye geçen 1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı sırasında, Rumeli cephesindeki Plevne şehrinde Gazi Osman Paşa komutasındaki Osmanlı askerlerinin Ruslara karşı yaptığı ve 145 gün süren ünlü savunma.

8 Temmuz 1877 günü bir Rus süvari birliğinin Plevne’ye girip iki saat kadar kaldıktan sonra tekrar çekilmesi üzerine, Osman Paşa komutasındaki 19 piyade taburu, 9 sahra bataryası ve 5 nizamiye süvari bölüğünden kurulu bir mürettep kolorduya (12.000 kişilik), serdar-ı ekrem Abdülkerim Paşa tarafından Plevne’yi savunma emri verildi. Osman Paşa? Kuvvetleriyle birlikte 19 Temmuz 1877’de Plevneye vardıktan sonra, Rus birlikleri şehrin doğu ile güney-doğu yönlerinden ilerlediler ve çarpışmalar aynı gün başladı.

plevne13.000 piyade, üç süvari alayı ve 60 toptan kurulu Rus kuvvetleri ertesi gün saldırıya geçtiler; fakat geri püskürtüldüler. Bundan sonra siperler kazdırarak 20 km. uzunluğunda bir savunma hattı meydana getiren Osman Paşa bir yandan da kolordusunu Çerkeş gönüllüleriyle takviye ederek 20.000 kişiye çıkardı. Ayrıca geri hatlarla bağlantısının sağlanması için önemli olan ve 16 Temmuzda Rusların eline geçmiş bulunan Lofça kasabası üzerine de asker göndererek burayı 26 Temmuzda geri aldı. Çarpışmaların buraya kadar olan bölümü “t. Plevne Savaşı” diye bilinmektedir.

Yeni takviyeler alan ve mevcudu 32.000’e çıkan Rus kuvvetleri 30 Temmuz tarihinde kuzey-doğu ile güney-doğu yönlerinden iki kol halinde yeniden saldırıya geçtiler ve böylece “II. Plevne Savaşı” başladı. Osman Paşa komutasındaki Osmanlı kuvvetleri ertesi gün Rus saldırısını yine püskürttü. Bu ikinci çarpışmada Ruslar, 169 subay ve 7.136 er kaybettiler. Osman Paşa kuvvetleri ise 12.000 şehit verdi. Bundan sonra gönderilen takviyelerle Osman Paşa’nın kolordusu 40.000 kişiye yükseldi. Ruslar ise Rumenleri de yardıma çağırarak 90.000 kişilik bir kuvvet meydana getirdiler ve 3 Eylül’de Lofça’yı tekrar ele geçirdikten sonra 7 Eylül’de üçüncü defa saldırıya geçtiler. 12 Eylül’e kadar süren ve “III. Plevne Savaşı” olarak bilinen bu saldırının dördüncü gününde, Ruslar Kayalı dere mevkiindeki Osmanlı savunma hattını yararak bazı mevzileri işgal ettilerse de ertesi gün Osmanlılar tarafından yapılan bir karşı saldırı sonucunda 20.000 ölü verip çekilmek zorunda kaldılar. Peş peşe üç düşman saldırısını püskürtmeyi başaran Osman Paşa’ya, 21 Eylül 1877 tarihinde “Gazi” unvanı verildi.

Ruslar saldırıyla alamayacaklarını anladıkları şehri kuşatmaya karar verdiler. 15 Eylül’de Plevne-Sofya telgraf hattını kestiler ve şehre giden yolları tuttular. Buna rağmen 17. piyade taburu, 1. süvari alayı ve 12. topçu iki bataryadan kurulu Osmanlı takviye kuvvetleri kuşatmayı yararak 23 Eylül’de şehre girip Gazi Osman Paşa kuvvetlerine katılmayı başardılar. Arkasından 15. piyade taburu, 2. süvari alayı, 12 top ve 500 arabadan kurulu ikinci bir takviye kuvveti 7 Ekim’de şehre girdi. 24 Ekim günü Plevne-Orhaniye telgraf hattı da kesilince Plevne’nin geri hatlarla bağlantısı kalmadı. Düşman kuvvetlerinin mevcudu bu sırada 100.000 piyade, 5 süvari tümeni, 608 topa ulaşmıştı. 35.000 kişilik Rumen ordusu da bu kuvvetlerin yardımına gelmişti. 75 km’lik bir alanda mevzilenen düşman kuvvetleri Osmanlı kuvvetlerinin müstahkem mevkilerine her yandan baskı yapmaya başladılar. Rus karargâhına gelmiş olan grandük Nikola (II. Nikola) Gazi Osman Paşa’ya 12 Kasım’da bir mektup yazarak boş yere kan dökülmemesi için, kararlaştırılacak şartlarla silâhlarını teslim etmelerini istedi. Bu istek Gazi Osman Paşa tarafından reddedildi.

Ancak, şehirde yiyecek, hayvan yemi ve cephane bitmek üzereydi. Bütün yollar düşman tarafından kesildiği için takviye ve yardımın gelmesi de imkansızdı.

Bunun üzerine Gazi Osman Paşa bir yarma hareketinin yapılmasına karar verdi. Isırma hareketinin başarılı olması için kolordusunu iki tümene ayıran Gazi Osman Paşa, 9-10 Aralık gecesi askerlerinin başına geçerek harekete başladı. Birinci tümen Vid ırmağını geçip ikinci tümenin geçmesini bekledi. İkinci tümenin yarısı da ırmağı geçince düşmanın top ateşi başladı. Buna rağmen saldırıya geçen I. tümen düşmanın birinci hat siperlerini aldı. Fakat hemen gerisinde ikinci bir hattın daha bulunuşu ve bu sırada düşman kuvvetlerinin sağdan ve soldan saldırıya geçmeleri yüzünden yarma hareketi başarıya ulaşamadı. Başlayan şiddetli ateş sırasında Osmanlı kuvvetleri 2.500 şehit ve 3.500 yaralı verdiler. Gazi Osman Paşa da bacağından yaralandı. Artık kurtuluş ümidi kalmadığını anlayan Gazi Osman Paşa, birlik komutanlarının da ısrarı üzerine teslim emrini verdi ve Osmanlı karargâhına beyaz bayrak çektirdi.

Bütün dünyanın takdirini kazanan Gazi Osman Paşa’nın bu yiğitliği, bizzat düşman tarafından da takdir edildi ve 12 Aralık’ta kendisiyle görüşen Çar 2. Aleksandr, takdirinin bir belirtisi olarak Gazi Osman Paşa’nın kılıcını kendisine geri verdi.

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir