Pierre de Laplace Kimdir

Pierre de Laplace kimdir, Pierre de Laplace hayatı, yaptıkları, Pierre de Laplace hakkında bilgi.

Pierre Simon de Laplace, 1749 yılı Mart ayında Normandiya’da, küçük bir Fransız köyü olan Beaumonten Auge’da dünyaya geldi. Büyük matematikçinin yaşamının ilk yılları ile ilgili pek az şey bilinmektedir. Büyük bir olasılıkla, babası çiftçiydi. Laplace’ın bir rahip amcası vardı. İlk bilgilerini, Beaumont (Bomon, diye okunur)’da bu amcasından aldı. 16 yaşındayken Caen Koleji’ne başladı. Matematiğe eğilimini ilk kez burada gösterdi.

Pierre_de_Laplace18 yaşındayken Paris’e geldi ve burada Alembert’in yardımıyla askeri okulda matematik öğretmeni oldu. Kısa zamanda genç Laplace, olağanüstü bir matematik dehasına sahip olduğunu gösterdi. Bilimler Akademisi’nde geniş ve zor konular arasında birbiri ardına bağıntılar kuruyordu. Bu arada o yıllarda güncel değeri büyük olan gezegenlerin hareketleri problemi üzerinde çalıştı, gözlemler yaptı. Zamanla astronomi bilginleri, özellikle Jüpiter ve Satürn k olmak üzere tüm gezegenlerin hareketleri sırasında bazı I düzensizlikler gösterdiklerini saptadılar. Bazen hareketlerinde gecikiyorlar, bazen de hızlanıyorlardı. Nevvton’un olağanüstü buluşu olan yerçekimi yasasından sonra, gezegenler ve gök cisimlerinin düzenli hareketleri üzerinde birtakım kuşkular doğdu. Bu durum karşısında korku dolu anlar yaşamak her zaman için mümkündü. Şâyet düzensizlikler artacak olursa ve herhangi bir gezegen bir diğerine fazla yaklaşacak olursa, Nevvton yasasına göre diğeri tarafından çekilecek ve bunun sonucunda önüne geçilmesi olanaksız bir felâket doğacaktı. Yine Nevvton, Güneş Sistemi’nin dengesinin bozulabileceğinden korkuyor ve bu durumda da düzeni yeniden sağlamak için Tanrı’nın yardımının şart olduğunu bir yazısında belirtiyordu.

Laplace, elle yaptığı hesaplar sonucunda herhangi bir tehlikenin söz konusu olmadığını kanıtladı. Güneş Sistemi’nin düzensizlikleri, son derece uzun zamanlar içerisinde ortaya çıkan küçük bozukluklardı. Böylece rahat bir nefes aldı.

1784 yılında Laplace, Saray’da önemli bir göreve getirildi. Bu arada Napolyon Bonapart isminde, on altı yaşında bir delikanlıyı sınavdan geçirmek şansını elde etti! Yirmi yıl sonra Laplace, Napolyon’la olan bu ilişkisinden büyük yararlar elde ettiğini anladı.

Akademiye üye seçildi. En iyi Fransız okullarında öğretmenlik yaptı. Üstün dehâsı sâyesinde, başta matematik ve astronomi olmak üzere kimya, fizik, Tıp gibi bilimsel dallarda birçok sorunla ilgilendi. Bu sorunlara çözümler getirmeye çalıştı. Günümüzde dahi geçerliğini koruyan birçok kuramın yer aldığı karmaşık ve güçlü eserler yazdı. Birçok Bilgi’nin buluşunda önemli rol oynayacak araştırmaları başlattı.

Bunun yanında kendinden önceki birçok bilim adamının yapıtları ve araştırmalarından da yararlandı. Hatta hiçbir açıklama yapmak gereğini dahi duymadan başka araştırmacıların eserlerini kopya etti. Ancak bu yaptığı, ona yüceliğinden bir şey yitirtmedi. Daima büyük buluşlar yapıyordu. Ancak her şeye rağmen bu adamın hırsı ve garip karakteri, bizi her şeyi ün kazanmak için yaptığı düşüncesine düşürmekten de geri koyamıyor.

Laplace’ın usta yeteneklerinden biri de, zamanın başkanlarına gayet iyi bir şekilde hizmet etmesini bilmekti. Fransız tarihinin gürültülerle dolu olduğu bu dönemde Laplace, bu kurnaz yeteneği sayesinde en önemli görevlerde, en yüksek onurları kazanarak yaşadı. Birbiri ardına yazdığı kitaplarında amacındaki değişiklikler oldukça belirgindir.

1796’da yayınladığı kitabının girişinde eserini, Beş yüzler Meclisi’ne ithaf ettiğini belirtiyordu. 1802’de bu meclisi yıkan Napolyon’un yanında yer aldı; onu övdü. 1812’de eserini yeniden Napolyon’a ithaf ediyordu. O sıralarda İmparator, Laplace’a kont sanını vermişti. Bu durumda Laplace’ın da böyle hareket etmesi olağandı. Fakat işte 1814 yılına gelinmişti. Napolyon yenilmiş ve Bourbon’lar Fransa tahtını tekrar ele geçirmişlerdi. Yeni kurnazlıklar düşünmeliydi. Nitekim çok geçmeden marki sanını aldı. Fakat Laplace, kötü bir insan değildi. Birçok yoksul, genç bilgine yardım elini uzatmaktan geri kalmadı. Yaşamının son yıllarında zamanının büyük kısmını Arcueil’de geçirdi. Çok güzel bir evde çalışmalarını sürdürüyor ve konuklarını ağırlıyordu. 5 Mart 1827’de, yetmiş sekiz yaşında hayata gözlerini kapattı.