Pamuk Tarlasında Okunan Dua

Adana’da pamuk tarlalarında okunan dua hikayesi hakkında bilgi.

Yaz ayları boyunca, Çukurova pamuk tarlalarıyla do­nanır. Ova bembeyaz kesilir. Yaz başlarında, pamuk tar­lalarını çapalamak ister. Adına ır­gat denen pamuk işçileri, uzun sıralar halinde, tarlanın bir ucun­dan  başlayıp  geri  geri giderek otları çapalarlar.

Bunlar, Doğu ve Orta Anadolu’dan gelmiştir. Ka­dın, erkek, çoluk çocuk bir arada çalışırlar.  Rüzgarsız  yaz güneşi altında çapa vurulurken, her böl­genin türküleri inip kalkan ça­palara tempo vazifesi görür.

Hava alabildiğine sıcaktır. Bu uçsuz bucaksız pamuk tarlalarında, ağaçlar tek tük-tür. Çiftlikte pişip, çoğunlukla, öküz arabalarıyla gelen kazanlar dolusu öğle yemeği bile. güneş altında yenir. Akşam olunca, çapalarını, kazmalarını bırakan ırgatlar koro halinde şu duayı okurlar: Akşama hürmet, sabaha niyet, kolumuza kuvvet, ağamıza devlet, hükumetimize nusret, kesemize bereket, İbrahim Paşa’ya rahmet, Pey­gambere salavat…

Çukurovada toprak işçisi ile toprak sahibi arasındaki iş münasebetlerinin bu duada adı geçen İbrahim Paşa tarafından düzenlenmiş olduğu söylenir. İbrahim Paşa, Osmanlı devletine baş kaldıran Mısır Va­lisi Kavalalı Mehmet Ali Paşa’nın oğludur.

Ordusu ile Adana’ya geldiği zaman bu düzeni kurmuş’. Buna göre. çarşamba günleri öğleden sonra tatil yapılır. Perşembe sabahı, Adana’da amele pazarı kurulur. Yeni bir çiftlik­te çalışmak istiyenlerle haftalık ihtiyaçlarını temin et­mek istiyenler,  çarşamba günü öğleden sonra yollara dökülürler.

Kimi kamyon, kimi kağnı arabası, kimi yaya olarak şehre  gelir.  Perşembe  günü  kurulan pazarda, binlerce* on binlerce toprak işçisi, amele gruplarının ba­şı olan elicler vasıtasıyla yeni anlaşmalar yaparlar. Cu­ma sabahı tekrar çalışma başlar. Çukurovada yazları, gece ile gündüz arasında büyük ısı farkı vardır. Sivri­sinek çoktur. Çoğu, Anadolu yaylalarından gelen işçiler bu sıcağa dayanamaz, sıtmaya tutulur. Hemen bütün işçiler, çiftliklerin kenarında, açık havada yatarlar.