Nasreddin Hoca Nerelidir ve Nerede Doğmuştur

- in Genel, Kim, Kimdir
0

Nasreddin Hoca mezarı nerededir, Nasreddin Hoca Türk müdür, Nasreddin Hoca nerelidir kısa bilgi.

Adı anılınca nükteleri ve hikmetli latifeleri hatıra gelip hemen düşündürücü bir neşe yaratan zattır. Halk arasından yetişip halk içinde haşır ve neşir olarak yalnız kendine değil, karısı, çocuğu ve hatta eşeğine bile cihanşümul bir şöhret yapan ve yedi asrı geçen bir zamandan beri içimizde ve hususiyetimizde daima hazır bulunan bu büyük ve zarif filozof sütbesüt Türktür.

1944 yılında Tasvir neşriyatı arasında çıkan Nasrettin Hoca Fıkralarının ön sözünü yazan İsmail Hami Danişmetde bu hususta kitap, makale ve konferans halinde çıkmış bütün malumatı bir araya toplayarak bir tahlil ve mukayese yapmakta ve kendi araştırmalarıyla Naci Kum adlı bir zatın araştırma neticelerini de bildirmektedir. Bütün bunları okuduktan sonra hakikate en uygun bulduğumuz tercümeihal, Bursalı Tahir merhumun Sivrihisar’da Hocanın el yazısı ile yazılmış vesikaları üzerinde yaptığı tetkik neticesidir.

Profesör Fuat Köprülüye verilen bu tetkik mahsulüne nazaran Hoca Nasrettin merhum, zamanının idari teşkilatına göre Akşehire bağlı bir nahiye olan Sivrihisarın Hortu köyünde doğmuştur. Babası bu köyün imamı Abdullah adlı bir zattır. İlk tahsilini köyünde yapmıştır. Babasının vefatı üzerine imamlığı babasının mollası Mehmede bırakarak Akşehire hicret etmiştir. Orada zamanın ünlü hocaları Seyit Mehmet Hayrani ve Seyit Hacı İbrahimden okumuştur.

Eski Sivrihisar müftüsünün ifadesine nazaran, takriben 1208 e rastlayan, hicri 605 te doğmuştur. Akşehir’deki mezar taşında yapılı ve ters okunan vefat tarihi 683 olup bu da tahminen 1284 senesine tekabül etmektedir. Şu hale göre Hoca merhum yetmiş altı sene yaşamış ve Akşehir’de vefat etmiştir.

Hoca, eski hikaye kitaplarına ve fıkralarına nazaran; Konya medreselerinde de okumuş ve Sivrihisarla Akşehirde tedrisatla meşgul olmuştur, imamlık, hatiplik yaptığı, vağızlar verdiği, hükumet işlerinde kendisinin rey ve mütalaasına müracaat edildiği de gene fıkralarının delaletinden anlaşılmaktadır. Hocanın, hanefi fıkhının en iyi ihtisar edilmiş kitabı olan Kudduri’yi okuttuğu ve bunda pek ileri bilgisi olduğu eski kitapların hepsinin sonunda tasrih edilmiştir Kendisinin Konya, Ankara, Bursa taraflarında seyahat ettiği de yine fıkralarından anlaşılmaktadır.

Nasrettin Hocanın Bayezit’le Timürlenk devrinde yaşadığı hakkındaki rivayetler, onun bu haline nazaran yanlıştır ve Evliya Çelebinin, seyahatnamesinin üçüncü cildinde yaptığı bu yanlışlık bugünümüze kadar sürüp gelmiştir. O, Anadolu Selçukların dan bir Türktür. Mezar taşındaki tarihe dikkat edilirse Osmanlı devletinin teşekkülünden on beş on altı sene evvel vefat ettiği görülür. Buna nazaran, Timürlenkle olan fıkralarının ya zamanının tarihi telaşıyla geçen diğer maceralarına ait olduğunu, yahut da uydurma bulunduğunu kabul etmek lazımdır. Mesela Meşhur Adamlar Ansiklopedisi bu fıkraların Hoca merhuma değil şair Ahmedî ile Timürlenge ait olduğunu yazmaktadır.
Şu hale göre, eski tarihli yazma ve basma hikayelerinde kayıtlı olup hepsinde de tekerrür eden yüz yirmi fıkrasının tamamen kendisine ait olmadığını, son zamanlarda ve hala kendisine atfedilmeye devam edilenlerin de kendisine aidiyetinin pek şüpheli bulunduğunu kabul etmek lazımdır.

Netekim, ona atfedilen bazı hikayelerdeki hırsızlık, dalkavukluk ve ahlak laubaliliğinden o tamamen münezzehtir. Tanıdığımız Hoca, hakiki bir halk adamı ruhunu taşır, kendi tarlasıyla rahlesinde kolları ve dimağiyle çalışarak ekmeğini çıkarır, müstağni, kanaatkar, zeki bir filozoftur. Dikkatli, anlayışlı bir insan ona ait latifeleri ötekilerden ayırt etmekte müşkilat çekmez. O, nevinde muhabbet iklimine hakim tek insandır. Ciddi veya şen her mecliste hazır ve nazırdır; daima da öyle kalacaktır. Çünkü onun esprisi halkın esprisidir.

Onun şöhreti eski ve dünyayı dal budak sarmıştır. O, bu dünyanın filozofu, babası, alimi, canı .ve ciğeridir. İçinden yetiştiği halkın o gün bugün hala içindedir
Hocanın fıkralarını ihtiva eden kitapların topluca bir bibliyografyası, Zaparta adlı zat tarafından toplanıp Akba Kitabevi tarafından 1943’te bastırılan Nasrettin Hoca Latifeleri Külliyatı adlı kitabın baş yazısında mevcuttur.

Gerek bu kitap, gerek Tasvir neşriyatından olan Nasrettin Hoca Fıkraları adlı kitap Hoca’ya ait fıkraları toplayan en yeni ve en iyi eserlerdir. Bu kitaplar, okuyucuyu eski taş basması kitaplardaki saçmalardan kurtardığı ve ona bu hususta yeni bir görüş ruhu verdiği için dikkate şayandır.

Nasreddin Hoca Kimdir, Hayatı

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir