Mithat Efendi Hayatı ve Eserleri Hakkında Bilgi

In Genel, Kim, Kimdir 5 views

Mithat Paşa ne zaman ve nerede doğdu, Mithat Efendi devlet adamlığı nasıldı, Mithat Efendi hayatı ve eserleri hakkında bilgi.

Ulusumuzun 19. yüzyılda yetiştirmiş olduğu devlet adamları arasında en ziyade dikkate değer şahsiyetlerden biri olan Midhat Paşa, 1822 de İstanbul’da doğmuştur. Babası Rusçuklu Hacı Ali Efendi zade Hacı Hafız Ahmet Eşref Efendidir.

Mithat Efendinin Çocukluk Yılları: Babasının naip bulunduğu Vidin ve Lofçada ve sonra İstanbul’da geçmiştir. İstanbul’da bir yandan Divan i Hümayun kalemine devam ederken bir yandan da zamanının sivrilmiş hocalarından ders almıştır. Sonradan da kendi başına Fransızca öğrenmeye çalışmıştır. 1840 ta Sadaret mektubi kalemine tayin olan Midhat Efendinin bundan böyle devlet merkezinde ve vilayetlerde oldukça mesuliyetli memurluklar işgal ettiğini görüyoruz. 1849 da Meclis-i Vala katibi oldu ve 1851 de de mümeyizliğe terfi ederek kendisine Mütemayiz rütbesi verildi. 1854’de Sadrazam Kıbrıslı Mehmet Paşa, Balkanların öte yüzündeki asayişsizliği gidermek gibi çok güç ve nazik bir işe Midhat Efendiyi memur etti.

İlk defa olarak Midhat Efendi, idaredeki olağan üstü kabiliyetini burada gösterdi. Bunu takdir eden Babıali, o sırada uygunsuz hareketlerinden şikayet edilen valilerden Silistre ve Vidin valilerinin durumlarını incelemeye ve Tırnovada çıkan bir hadiseyi halletmeye yine Midhat Efendiyi memur etti. Bu işlerde de tam bir başarı gösterdikten sonra 1858 de müsaade alarak altı av kadar Vivana, Paris, Brüksel ve Londrada dolaşarak batı alemi hakkında bir fikir edindi. 1861 de, daha önce Rumeli’de gösterdiği başarıları göz önünde tutularak, Vezaret rütbesi tevcihiyle Niş valiliğine gönderildi. İdaresini., düzeltilmesi için Prizren eyaleti de kendisine verildi. Buralarda da asayişin iadesi için büyük işler görmeye muvaffak oldu.

1864 te yeni vilayetler kanunu çıkınca, örnek vilayet olarak Silistre, Vidin ve Niş eyaletlerinin, birleştirilmesiyle teşkil olunan Tuna vilayeti valiliğine Midhat Paşa gönderildi. Dört senelik valiliği esnasında Midhat Paşa, bütün idari ve ıslahatçı kabiliyetini geliştirecek, memlekete ve millete hizmet etmek aşkıyla yanan içini tatmin edecek faaliyet alanını burada buluyordu. Birçok okullar, eğitim kurulları, kredi ve yardım sandıkları, hastaneler, anbarlar, 3000 km. şose ve 1400 köprü meydana getirdi Bütün bunlar için lazımgelen parayı, hükumetten alamadığı ve fazla vergiyle ahaliyi ezmek istemediğinden, iane suretiyle zenginlerden sağlamıştır. Genç vali olarak Midhat Paşa çok enerjik, çalışkan, sert, icraatında müsamahasız ve merhametsizdi. Tamamıyla modern düşünceli olup vilayetinde Müslümanlarla Hristiyanlara eşit muamele yapmış ve bu suretle, bütün şiddetine rağmen, kendini sevdirmiş ve saydırmıştır. Asayişin bozulmaması hususunda en ziyade Rus – Panislavist tahrikçileri takip ediyor ve bu teşkilata mensup olanları merhametsizce idam ediyordu.

Böylece Rusyayı kendine amansız düşman olarak kazanan Midhat Paşa, Çar hükumetinin tesiriyle 1869 da Tuna valiliğinden azledilerek Bağdat valiliğine gönderildi. Hiç yılmadan aynı enerji ve faaliyeti burada da gösterdi. Şoseler, atlı tramvay, sanat mektebi, tasarruf sandığı, Bağdat ile İran körfezi arasında muntazam vapur seferleri vücuda getirdi. Suriye sahilleriyle Fırat arasında bir demiryolu inşaatı ile Akdeniz ve Hint Okyanusunu birbirine bağlayacak bir yol açılması için teşebbüslerde bulundu.

Necit eyaletini Osmanlı İmparatorluğuna ilhak etti. Rus dostu olarak tanınmış Sadrazam Mahmut Nedim Paşa, valiyi İstanbul’da çağırarak Edirne valiliğine göndermek niyetindeyken kendisi mevkiden düştü ve yerine 1 Ağustos 1872 de Midhat Paşa Sadrazam oldu. Aynı enerjiyle hükumetin başında da çalışmak isterken Padişah Sultan Abdülâzizle geçinemedi. Bütün icraatında dogmatik mülahazalara hiç aldırmadığından kendisine dinsizlik damgası vuruldu.

Bir yandan Ruslar, onun sadrazamlığından hiç memnun değillerdi. Çünkü İslav – Bulgar tahriklerine şiddetle mâni oluyordu. Bütün bu sebeplerden Midhat Paşa, 19 Birinci teşrinde azledildi. Sonra Esat ve Şirvani zade Mehmet Rüştü Paşaların kabinelerinde 1873 Eylülü sonuna kadar Adliye Nazırlığı yaptı İstemeye istemeye Selanik valiliğine gitti, fakat dört ay kadar sonra buradan da, 17 Şubat 1874 te, ayrılarak yeniden hususi hayata döndü. İşte bu boş zamanından faydalanarak Midhat Paşa, sonradan tatbik ettiği devletin şeklini değiştirmekle ilgili önemli planlarını hazırladı. Mahmut Nedim Paşa, 1875 te yeniden Sadrazam olunca, Midhat Paşayı Adliye Nazırlığına getirdiyse de kısa bir müddet sonra istifa etti. Bu sıralarda Osmanlı İmparatorluğu çok (tehlikeli bir buhran içinde bulunuyordu. Her tarafta ayaklanmalar baş göstermiş, Bosna-Hersek isyanı başlamış, iktisadi vaziyet çok fenalaşmış, hazine bomboş, devlet borç içinde boğuluyordu. 20 Mayıs 1876 da Midhat Paşa. sandalyesiz nazır olarak Mütercim Rüştü Paşa kabinesine girdi. 30/31 Mayıs gecesi Sultan Abdülaziz tahttan indirilerek yerine 5. Murat geçirildi. 15 Temmuzda Padişah adına yapılan bir beyannamede ilk defa olarak kanun-u esasi sözü kullanıldı. Bu sıralarda Yeni Osmanlılar adıyla anılan aydın bir zümrenin başında olarak Midhat Paşa, bir kanunu esasi hazırlamaya ve memlekette meşrutiyet ilan etmeye çalışıyordu. Ancak 5 Murat, cülusiyle ilgili hadiseler yüzünden akıl hastalığına uğramış olduğundan vazifesini yapamayacak bir haldeydi ve yeniden Padişahı değiştirmek icap ediyordu. Midhat Paşa, meşru veliaht olan Abdülhamit Efendiyle yaptığı Maslak Çiftliği mülakatlarında kanun-u esasi ve meşrutiyeti ilân edeceğine dair kendisinden kati olarak söz aldı ve bunun üzerine 2. Abdülhamit tahta geçirildi. Buna rağmen kanun-i esasiyle meşru-diyetin ilanı işi bir türlü gerçekleşmiyordu. Nihayet Bosna ve Hersek ayaklanması yüzünden çıkıp gittikçe büyüyerek bir Avrupa meselesi halini almış olan Şark Buhranını halletmek amacıyla İstanbul’da büyük devletlerin sefirleri ve murahhaslarından teşekkül eden bir konferans yapılması kararlaşınca, başta Rusya olmak üzere Avrupalıların Osmanlı Devletinin istiklal ve şerefiyle telifi kabil olmayan bazı isteklerde buluna akları anlaşıldığından bir an önce kanun-u esasi ve meşrutiyeti ilan etmeye karar verildi. Bununla memlekette kökten bir ıslahat yapılmasına başlanmış olduğu gösterilecekti. Kanun u esasi projeleri üzerinde yapılan son müzakerelerde Sadrazamla Midhat Paşa anlaşamadıklarından Mehmet Rüştü Paşa çekildi ve yerine 18 Birinci kanun 1876 da Midhat Paşa ikinci defa sadrazam oldu. Geçekten de işe büyük bir hız verilerek ayın 23 ünde, Konferans ilk toplantısını yaptığı sırada gerekli merasimle kanunu esasi ve meşrutiyet ilan olundu.

Tarihte eşine nadir rastlanan bu hareketiyle Midhat Paşa, ümit ettiği sonucu elde edemedi. Bir türlü itimatları gelmeyen Avrupalılar, şüphesiz iyi niyetler beslemediklerinden, aşırı isteklerinde ısrar ettiler ve Konferans hiçbir müspet neticeye varmadan dağıldı. Midhat Paşanın düşmanları faaliyete geçtiler ve en sonunda 5 Şubat 1877 de azlettirmeye muvaffak oldular. Esasen 2. Abdülhamit, Midhat Paşadan dehşetli surette kuşkulanıyordu. Hemen bir vapura bindirilerek Avrupa’ya sürgün edilen Midhat Paşa, Roma ve Paris üzerinden İngiltere’ye gitti. Osmanlı – Rus harbi bittikten sonra 1878 de memlekete dönmesine müsaade edildiyse de önce Giritte- ikamete memur edildi. İngiltere’nin teşvikiyle 1878 İkinciteşrinin-de Suriye valiliğine ve 1880 de de İzmir valiliğine tayin olundu. 1881 de tevkif olunarak İstanbul’a getirildi ve Sultan Abdülazizin ölümünde parmağı olduğu suçuyla mahkemeye verildi. Ölüme mahkum olunduysa da hüküm infaz olunmayarak Taife sürüldü. Zehirle öldürülmesi için yapılan birçok teşebbüslerden sonra nihayet 10 Nisan 1883 te Taif zindanında feci bir surette boğduruldu.

Midhat Paşanın şahsiyeti üzerinde gerek memleket içinde, gerekse dışında çok münakaşa edilmiş, lehinde ye aleyhinde çok sözler söylenmiştir, Gerçi o, başladığı büyük bir işin sonunu getirememiştir. Fakat memlekette esaslı bir ıslahat ve devlet şeklinin tamamıyla değişmesiyle İmparatorluğun kurtarılabileceğine bütün samimiyetiyle inanıyordu. Kendisinin sırf Avrupalıların gözlerini boyamak için kanun-u esasi ve meşrutiyeti ilan etmiş olduğu hakkındaki iddialar, tamamıyla boş ve garezle söylenmiş iftiralardan başka bir şey değildir.

Zamanına göre çok ileri düşünceli bir devlet adamı olduğuna da asla şüphe yoktur, ideal bir idareci ve çok kabiliyetli, iyi niyet sahibi bir şahsiyet olmakla beraber bir devlet adamında bulunması icap eden bütün vasıfları haiz değildir. Hükümdarını idare ve bu sayede mevkiini muhafaza etmesini bilememiştir. Ancak içinde bulunduğu şartların fevkalade güçlüğünü de unutmamak gerektir. Her ne olursa olsun, hiç de layık olmadığı şekilde trajik bir akibetle hayatı sona eren Midhat Paşa, bu milletin son zamanlarda yetiştirmiş olduğu idarecilerin belki de en büyüğü, en kuvvetli ve aydın fikirli devlet adamlarından biridir.

Mekkenin Fethi Tarihi Önemi Hakkında Bilgi
Mekkenin Fethi Tarihi Önemi Hakkında Bilgi
Mekkenin Fethi sebep ve sonuçları nelerdir, Mekkenin Fethi
Mehir Nedir, Mehir Hangi Durumlarda Düşer
Mehir Nedir, Mehir Hangi Durumlarda Düşer
Mehir çeşitleri nelerdir, Mehir hangi durumlarda verilir, Mehir
Molla Fenari Kimdir, Hayatı ve Eserleri
Molla Fenari Kimdir, Hayatı ve Eserleri
Molla Fenari kimin zamanında yaşadı, Molla Fenari kimdir
Ebu Mansur Muhammet Kimdir Hakkında Bilgi
Ebu Mansur Muhammet Kimdir Hakkında Bilgi
Ebu Mansur Muhammet maturidi hayatı, Ebu Mansur Muhammet

Leave a reply "Mithat Efendi Hayatı ve Eserleri Hakkında Bilgi"


Top