Makedonya Hakkında Bilgi

In Coğrafya, Genel, Sosyal Bilimler, Ülkeler Coğrafyası 21 views

Makedonya tarihi, Makedonya meselesi nedir, Makedonya bayrağı hakkında bilgi.

Balkan Yarımadasında bulunan bu böl­ge, bugün Yunanistan, Bulgaristan ve Yu­goslavya arasında paylaşılmıştır. Bölge, güneyde Ege Denizinin kuzeybatı kıyıla­rından, kuzeyde Vardar Nehri’nin orta çığ-rına ve doğuda Mesta Nehri’nden batıda Teselya ve Şar Dağı’na kadar uzanır.

Yak­laşık yüzölçümü 80.000 km2 olup 3 milyon kadar insan yaşar. Bu coğrafi bölge nüfus yapısı ve doğa yapısı bakımından ka­rışık ve parçalanmış bir alandır. Coğrafi bölge 15. yüzyılın ortasından, 1912’ye ka­dar Osmanlı İmparatorluğu hakimiyetin­de yaşamış, Balkan Harbi’nden sonra ise 3 ülke arasında bölünmüştür.

Yunanistan’ın kuzey-doğusunda yer alan ve bugün toprakları Yunanistan, Bulgaristan ve Yugoslavya sınırları içinde kalan bölgeye eski çağdan beri verilen ad.
Osmanlılar ilk defa Orhan Bey zamanında bu topraklara ayak basmışlar, Süleyman Paşa emrindeki kuvvetlerle bölge prenslerinin Bizans hakimiyetini tanımalarını sağlamışlardır. Fakat daha sonra 1. Murad döneminde Bizans İmparatoru V. ioannes Palelogos Türk akınlarını durdurmak için birçok faaliyetlere girmiş, Roma1 ya kadar makedonyagidip mezhep değiştirmiş ve Sırp Kilisesi’ni Ortodoks Bizans Kilisesi’ne bağlamayı başarmıştı. Böylece Osmanlılar’a karşı birleşen Bizans ve Makedonya prensleri (Uyliyeşa, Vukaşin ve Voyko) kuvvetleriyle, Edirne üzerine harekete geçmeye başladılar. Bunu haber alan Osmanlı kuvvetleri, Edirne ve Mustafapaşa arasındaki Çirmen’de bu orduyu karşılamış ve büyük bir yenilgiye uğratarak (8 Eylül 1371), Osmanlı fetihlerine Makedonya’nın da kapılarını açmıştı. Böylece bütün kuvvetleri yok edilen Makedonya, nihayet Çandarlı Kara Halil, Rumeli Beylerbeyi Lala Şahin paşaların Gazi Evranos ve Deli Balaban beylerin komutasındaki kuvvetler tarafından fethedilmeye başlanmış (1373), iki yıl içinde bütün Makedonya toprakları Osmanlı topraklarına katılmıştır (1375). Fakat bu Osmanlılar’ın tam anlamıyla Makedonya’ya yerleşmelerini sağlamadı. 1395’te Vezir Çandarlı Halil Paşa Evranos Bey’i yeniden Makedonya’yı almakla görevlendirdi. Evranos Bey, Serez, Selânik (geçici olarak), Manastır ve Ohri’yi aldı. Bunun üzerine Sırp, Bulgar, Macar ve Ulahlar’dan meydana gelen Haçlı ordusu Osmanlılar üzerine yürüdü. I. Murad bu orduyu Koso-va’da karşıladı ve bozguna uğrattı (1389). ‘ I.Murad’ın yerine geçen Yıldırım Baye-zid Selânik ve Yanya’yı da Osmanlı topraklarına kattı. Yıldırım Bayezid’in Timur’a yenilmesinden sonra (1402) Venedikliler’in eline geçen bu iki şehir II. Murad zamanında yeniden Osmanlılar’a geçti (14301431). Bunun üzerine harekete geçen Ya-noş Hunyadi komutasındaki ikinci bir Haçlı ordusu da yine Kosova’da bozguna uğratıldı (1448). Böylece Osmanlılar kesin olarak Makedonya’ya yerleşmiş oldular.
Yöre halkı bu yeni yönetimin getirdiği rahat ve bolluk karşısında kısa zamanda Islâm-Türk geleneklerini benimseyip Müslüman oldular. XIX.yüzyılın başlarına kadar Osmanlı egemenliğinde kalan Makedonya, 1829’da Yunanistan’ın bağımsızlık kazanması ve Makedonya üzerinde hak iddia etmesi ve Bulgarlar’ın Ayastefanos Antlaşması’na dayanarak Makedonya ile ilgilenmeleri bölgede karışıklıkların başgös

termesine sebep oldu. Hele 1870’lerde Bulgar kilisesi bağımsız olunca, Makedon­ya ve Sırplar da kiliselerin ayrılmasını is­temeye başladılar. Böylece birçok antlaş­ma ve konferanslara konu olacak olan Ma­kedonya, bu konferanslar ve antlaşmalar .gereği yapılan ıslahat çalışmalarına rağ­men huzursuzluk kaynağı olmaya devam etti. Avrupa devletleri ve Rusya konuyu ba­hane ederek birkaç defa Osmanlılar’ın içişlerine karıştılar. 1908’de Bulgaristan ın bağımsızlık kazanması, Bosna-Hersek’in Avusturya’ya geçmesi üzerine Balkan devletleri yeni isteklerde bulunma­ya başladılar. Nihayet Rusya’nın teminatı ve Hariciye nâzın Kapriel Noradukyan Efendi’nin etkisiyle Makedonya’daki 120 tabur terhis edildi. 1912’de yapılan Sırp-Bulgar, Yunan-Bulgar antlaşmalarıyla Makedonya paylaşıldı ise de elimizden tama­men çıkması Balkan Savaşı neticesinde gerçekleşti. 1912 Balkan savaşları ile 1914­1918 Birinci Dünya Savaşı neticesinde ya­pılan değişikliklerle bu topraklar, Yunan, Bulgar ve Yugoslav devletlerince bölüşül­dü.

Makedonya Meselesi

Osmanlı İmparatorluğumun Balkan Ya-rımadası’ndaki hakimiyetine son vermek üzere büyük devletler ve onlara bağlı kü­çük devletler tarafından arka arkaya çıka­rılan ve biri sonuçlanınca diğeri yaratılan, siyasî anlaşmazlıkların sonuncusudur. Bu mesele, genellikle Osmanlı Imparatorlu­ğu’nun paylaştırılması ve sömürgeleştiri-lemesini hedef alan Şark Meselesi’nin bir bölümüdür. Osmanlı Devleti’nin karşısın­da, Yunanistan ve Sırbistan krallıkları ile Bulgaristan Prensliği, dolaylı olarak da Ro­manya Krallığı bulunmakta idi. Fakat bu küçük devletlerin arkasında Avrupa’nın bü­yük devletleri, Şark Meselesi ile ilgili poli­tikanın bir kolu olarak Makedonya Mese-lesi’ni desteklemekte ve baskı unsuru ola­rak faaliyet göstermekteydiler.

Makedonya terimi, Osmanlı mülki teş­kilatında kullanılmadığı gibi, Makedonya-nın bölge olarak sınırlarının nerede baş­ladığı ve nerede bittiği kesin bir karara bağ­lanmamıştır. Birçok tartışmaya yolaçan bu mesele sonunda Selânik, Manastır ve Ko-sova vilayetlerinin XX. yüzyıl başındaki sı­nırları ile Makedonya’yı meydana getirdiği kabul edildi. Bunun yanında etnik grup başlıca tartışma konularından biriydi. Müs­lüman nüfus, çoğunluğu meydana getirir­ken, iddiacı taraflar Müslümanlar’ın için­de Arnavut, Çerkeş ve Pomaklar’ın bu­lunduğunu ileri sürüyorlardı.

Makedonya Meselesi, 1876 İstanbul Konferansı ile başladı. Bu konferansta, Makedonya terimini kullanmadan, büyük devletler, Rumeli vilâyetleri için hazırladık­ları bir ıslahat projesini kabul ettirmek is­tediler. Ruslar Ayastefanos Antlaşması’nda bu ıslahat konusunu galip devlet olarak dü­zeltti. Sonuçta, Berlin Kongresi’nin 23. maddesinde Elviye-i Selâse’deki ıslahatın büyük devletlerin denetimi altında yapıl­ması kararlaştırıldı. Böylece Makedonya Meselesi’nin politik ortamı ve Avrupa dev­letlerinin konuya müdahale yetkisi doğdu.

1890’da ilk defa Sofya’da kurulan Ma­kedonya Komitesi, üç yönlü bir çalışma or­tamına girdi. Bulgar papaz ve öğretmen­leri ile haiki aydınlatmak, basku ve yağmacılık yoluyla konuya yabancı’dev­letlerin müdahalesini sağlamak, yayın yo­luyla Hıristiyan Avrupa halkını ve politika­cılarını kışkırtmak suretiyle bu komite ba­şarılı da oldu. Bulgaristan’ın yaptığı bu tah­riklere karşı, Sırbistan ve Yunanistan da aynı şekilde konuya girdi. Böylece Make­donya Meselesi, Avrupa barışını tehdit eden siyasî konulardan biri oldu. Osman­lı Devleti 1880 ve 1902 ıslahat fermanla-rıyla, zamanla kuvvetlenen ihtirasları bas­tırmak ve devletlerarası çekişmelerde ba­ğımsızlığını devam ettirmekten daha ileri bir politika ve güç gösteremedi. Bunun sonu­cunda büyük devletler müdahale ettiler. 1897’de Rusya ve Avusturya anlaşarak, Arnavutluk Prensliği dışında güneyde Yan-ya, kuzeyde işkodra gölleri arasında ka­lan bölgenin topraklarını üç Balkan dev­leti arasında paylaştırmayı teklif ettiler. Bulgarlar’ın istedikleri Muhtar Makedon­ya eyaleti teklifi ise, Sırbistan ve Yunanis­tan tarafından kabul edilmişti.

1903’de Rusya ve Avusturya’nın ortak olarak verdikleri bir kararla Makedonya Meselesi yeni bir gelişme gösterdi, İstan­bul hükümetince tayin edilecek bir idare­cinin yönetiminde ve büyük devletlerin kontrolü altında ıslahatın devam ettirilmesi prensibi, Bulgarlar tarafından kabul edil­medi. 1903 kararları Makedonya’da ayak­lanmalar çıkartacak kadar tepkilere sebep oldu. Islahat projelerini 1904, 1905 ted­birleri takip etti ise de, Bâbıâli yetkilileri­nin bir çoğunu Avrupa devletlerinin kont­rolüne bıraktı. Fakat bu da Makedonya Me-selesi’ne bir çözüm getirmedi.

1908’den sonra, Meşrutiyet yönetimin­de, Ittihad ve Terakki iktidarı “Makedon­ya’yı Türkleştirme” politikasını izlemeye başlayınca işler iyice karıştı. Bu, Müslü­man Arnavutlar’ın millî ve bağımsız bir Ar­navutluk kurmak istemeleri ve Osmanlı Devleti’ne karşı cephe almalarına yolaç-tı. Sonuçta, Balkan Savaşı’nın başlama se­beplerinden olan Makedonya Meselesi, bu savaşın getirdiği sonuçlarla kapanmış ol­du.

Mekkenin Fethi Tarihi Önemi Hakkında Bilgi
Mekkenin Fethi Tarihi Önemi Hakkında Bilgi
Mekkenin Fethi sebep ve sonuçları nelerdir, Mekkenin Fethi
Mehir Nedir, Mehir Hangi Durumlarda Düşer
Mehir Nedir, Mehir Hangi Durumlarda Düşer
Mehir çeşitleri nelerdir, Mehir hangi durumlarda verilir, Mehir
Molla Fenari Kimdir, Hayatı ve Eserleri
Molla Fenari Kimdir, Hayatı ve Eserleri
Molla Fenari kimin zamanında yaşadı, Molla Fenari kimdir
Ebu Mansur Muhammet Kimdir Hakkında Bilgi
Ebu Mansur Muhammet Kimdir Hakkında Bilgi
Ebu Mansur Muhammet maturidi hayatı, Ebu Mansur Muhammet

Leave a reply "Makedonya Hakkında Bilgi"


Top