Lidya Devleti Hakkında Bilgi

Lidya Devleti ne zaman ve nerede kuruldu, Lidya Devleti hakkında bilgi.

İlkçağda Batı Anadolu’da kurulmuş bir devlettir. MÖ. 620’de Frikya Devletinin ye­rine kurulmuştur. M.Ö. 546’da İranlılar’ın (Persler’in) eline geçti.

Lidya Devleti’nin güneyinde Karya, do­ğusunda Frikya, batısında İyon siteleri var­dı.

Lidya tarihinde adı ilk kez bilinen kral Attis’dir.

M.Ö. 700 yıllarında kaynaklara göre Şa­hin Krallar adı ile geçen sülale ile Lidyanın bilinen tarihi başlamıştır. Bu sülale Giges ile başlar. Giges devrinde Lidya Dev­leti ticaret sayesinde çok gelişmiş ve zen­ginleşmiştir.

Başkentleri Sard ticaret sayesinde dev­rinin en ünlü şehri olmuştur. Lidyalılar ön­ce Kimmerler’in saldırısına uğramış, Asurlular’ın yardımları ile Kimmerler’i yenebilmişlerdir.

Kral Alyat ülke sınırlarını Kızılırmak’a kadar genişletmişti. Böylece Medler’le komşu lidyaoldu. Medlerle yapılan savaşta güneş tutulması nedeniyle sonuç alınamadı. Kızılırmak Sınır olmak üzere barış yapıldı.
Alyat’tan sonra şahin krallar soyunun en büyüklerinden biri olan Krezüs (MÖ. 560546) Lidya tahtına çıkmıştır. Lidya en parlak çağını ve kötü günlerini bu kral zamanında yaşamıştır.
İran’da Medler’in yerine geçen Persler, Kurus’un yönetiminde Kızılırmak boylarına gelerek Lidyalılar’ı tehdit etmeye başladılar.
Krezüs’la, Kuruş arasında yapılan savaşta Krezüs yenilgiye uğradı ve 14 gün dayanan Sard şehri de Persler’in eline geçti.
Lidya Uygarlığı:
Lidyalılar, Hititler’in dinî etkisi altında kaldılar, güneş ve ay tanrısına taparlardı.
Lidyalılar’ın ticari münasebetleri, tıpkı Fenikelilerinki gibi, Karadeniz’den Mısır’a uzanıyor, bütün Akdeniz’i kaplıyordu. Transit ticareti dolayısıyla çok zengin olan Lidyalılar, dünya tarihinde ilk defa madenden para kestiler. Bu paralar fasulye tanesi biçimindeydi. Bir altın para 13.5 gümüş ufak” paraya bölünüyordu.
Ticaret gelişince, sanat da gelişti. Lidya dokumaları, örmeleri, fildişi işleri çok ünlü idi.
Lidyalılar, musikiye çok önem verirlerdi. Flütten bbşka, üç köşeli kitara da çalarlardı:
Ölülerini kayalar içine veya toprak içine yaptıkları mezarlara koyarlardı.