Kız Enstitüsü Nedir Amacı Kısaca

Kız Enstitüleri neden kuruldu, Kız Enstitüleri neden kapatıldı, Kız Enstitüleri hakkında bilgi.

İmparatorluk devrinin “kız sanayi mekteplerini ve daha önce Rusçuk’ta açılan ilk kız ıslahhanesini gerek gayesi, gerek eğitim ve öğretim ilkeleri bakımından arada büyük farklar olmasına rağmen, bugünkü kız meslek liselerinin bir başlangıcı saymak yanlış olmaz.

Filhakika Mithat Paşa Tuna valisiyken buradaki Osmanlı ordusunun giyim ihtiyacını sağlamak maksadıyla kurduğu fabrikada çalıştırmak üzere kimsesiz kız çocuklarını toplayarak Rusçuk’ta 1865 yılında ilk kız ıslahhanesini kurdu. Bunu, “Tophanei Amire” tarafından, aynı maksatla, İstanbul’daki kıt’aların elbise ve çamaşır ihtiyacını teminde çalıştırılmak üzere Yedikule’de 1869 da açılan “Kız Sanayi Mektebi” takip etti. Bu okul 1886 da Maarif Nezaretine devredildikten sonra kız sanayi mekteplerinin sayısı biri Cağaloğlu’nda yatılı ve yatısız, diğer ikisi Aksaray’da ve Üsküdar’da yatısız olmak üzere, üçe çıkarıldı.
O zamanki okul kademelerine göre iptidai ve rüşti sınıflarıyla birlikte yedi yıllık bir öğrenim veren kız sanayi mekteplerinin öğretim ve eğitim programları o devrin kız rüştiyelerinden keskin hatlarla pek de ayrılmış değildi.
1900 yılında yeniden hazırlanan programlarda el hünerlerine idarei beytiyeye fazla yer verilmiş olmasına rağmen; bu okullardaki öğretim ve eğitim elemanlarının medeni dünyanın iyiye, güzele, rahata doğru durmadan değişen ve mükemmelleşen yaşayış tarzını ve telakkilerini gene kızlara intikal ettirecek kabiliyette olmamaları, bundan başka bu okulların bu intikali ve bu telakkileri gerçekleştirilebilecek maddi imkanlardan mahrum bulunuşu; kız sanayi mekteplerini, gene kızları, tekniği ve yaşama terakkisi ileri bir aile kavramına göre analık ve kadınlık vazifelerine hazırlayan, onları hayatlarını bir sanatla kazanabilecek şekilde yetiştiren canlı bir müessese haline getiremedi.

Meşrutiyet devrinde kız sanayi mekteplerinin ıslahı düşünüldü ve Avrupa’dan bu maksatla mütehassıslar getirildi, fakat bir taraftan bütün müessese ve telakkilerinde garplılaşmayı isterken, bir taraftan da aile, cemiyeti yaşama telakkilerini mazinin kötü görenek ve geleneklerinden şu veya bu şekildeki kara tesirlerle bir türlü söküp kurtaramayan mütereddid ve zayıf iradeli meşrutiyet inkılapçı kadın ve kadınlık meselesini ve dolayısıyla kızların yetiştirilmesi davasını daima yarım tedbirlerle mütalaa etti ve bu eğitim ve öğretim meselesinde de hamleci ve inkılapçı olamadı.

Yeni bir cemiyet ve yeni bir hayat telakkisini birlikte getiren Cumhuriyet devrimi, kadının cemiyetteki yerini tayin etti: Vatandaşı kadın, erkek diye ayırmak-sızın vatandaşlık hakları ve vazifeleri bakımından tam eşitlik; kadın sanatlarında bizzat çalışarak icabında hayatı kazanmak ve böylece aile yükünü paylaşmak, ileri seviyede bir aile içinde ve ileri telakkili bir yaşama nizamı içinde her şeyden önce iyi bir ana ve iyi bir ev kadını olmak…
İşte, Cumhuriyetin kadınlık telakki ve eğitimindeki bu görüş ve anlayışıdır ki; ilk, orta, lise ve nihayet üniversite ve yüksek okul diye kademelendirilen ve metodlarını, ilkelerini bildiğimiz öğretim ve eğitim müesseselerimiz arasında kız enstitüleri adı altında; telakkilerinde, metotlarında ve ilkelerinde bizim alıştığımız ve bildiklerimizin üstünde yepyeni bir takım müesseseler kurulmasına yer verdi.
Bu suretle memleketimizin ilk kız enstitüsü, «İsmet Paşa Kız Enstitüsü» adiyle Ankara’da 1928 yılında koyuldu.

Filhakika bugünkü ileri cemiyette ve ileri medeniyet seviyesinde, hayatın her alanındaki insan faaliyeti gibi ev işleri de artık anneden kıza gelişigüzel intikal eden basit bir görenek işi olmaktan çıkmış, geniş bir bilgi ve teknik işi olmuştur.
Ev idare etmek, aile bütçesini tasarrufla kullanmak, evin bütçesinden mutfağa ayrılabilen miktarı aşmamak şartıyla ailenin almaya mecbur olduğu sıhhi gıda ve yeter derecede kalori miktarını temin edecek şekilde yemek pişirmek, artık birçok bilgileri icap ettiren bir teknik işidir.

Bir şapkayı meydana getirmek sadece basit bir dikiş işi olmaktan çıkmıştır. Bir kadının giyinmesi; elbise, şapka, çiçek, çamaşır gibi kalın giyeceklerini meydana getirmek, bir evi süslemek, tertiplemek, temizlemek esaslı bir bilgi ve zevk işidir.
Medeni bir cemiyette, ileri seviyeli bir aile kavramı içinde çocuk büyütmek ve yetiştirmek, kardeşinin beşiğini sallamakla, veya anneden evlada intikal eden ampirik metotları aynen tatbik etmekle öğrenilebilinen basit ve tek taraflı bir bilgi değildir.

Bunun içindir ki kız enstitüleri, yeni Türk Cemiyetinin kuruluşunda, çeşitli gaye ve hedefleriyle müessir olacak birer eğitim ve öğretim müessesesi olarak teşkilatlandırılmıştır.
Filhakika kız enstitülerinin çeşitli hedeflerini şöylece sıralayabiliriz;
1 — Okul çağındaki gene kızlara ortaokullar derecesinde umumi kültür vermek,
2 — Gene kızları iyi bir anne ve ev kadını olarak yetiştirmek,
3 — Kızlarımızı, hayatlarını kadın sanatlarından birinde çalışarak kazanacak şekilde yetiştirmek.

İnkişaf ettikçe ve memleketin her tarafına yayıldıkça cemiyet ve aile hayatımızda müspet etkileri muhakkak görülecek olan kız enstitülerinden, mümkün olduğu kadar çok sayıda Türk kızlarının faydalanabilmeleri için bu okulların teşkilatında da bu okullara devam edecekler için, geniş imkânlar temin edilmiştir.
Kız enstitülerimizde sınıf teşkilatı başlıca iki kısma ayrılır:
1 — İlkokul mezunlarına mahsus beş senelik esas sınıflar,
2 — Ortaokul veya lise sınıflarından ayrılmış olanlara mahsus iki yıllık özel sınıflar.
İlkokul mezunlarının kabul edildiği esas sınıflarda ortaokul programı beş sınıfa taksim edilmek suretiyle aynen takip edilir. Bunun içindir ki kız enstitülerini bitirenler eğer evlerine çekilmeyecek veya öğren, dikleri bir sanatta çalışmayarak umumi öğrenimlerine devam etmek isterlerse liselere kabul edilirler.
Enstitülerin esas sınıflarında gösterilen ortaokul derslerinden başka, öğrenciler bol bol biçki-dikiş, moda ve şapka, nakış, erkek ve kadın çamaşırı, yapma çiçek, ev idaresi, yemek pişirme ve çocuk bakımı derslerini de nazari ve ameli olarak görürler. Özel sınıflara gelince; bu sınıflara kabul edilen öğrenciler esasen ortaokul mezunu oldukları için kız enstitülerinde ayrıca ortaokul dersleri görmezler ; buna karşılık, kız enstitülerinin beş sınıfında gösterilen ameli ve nazari meslek derslerini iki yıl içinde aynen görürler.

Kız enstitülerinde hem ortaokul, hem kız enstitüsü programlarının tatbik edilmekte olması; bu okullara derece bakımından ortaokullara nazaran bir üstünlük temin etmiş olduğu için Dev’et müesseselerinde veya yarı resmi müesseselerde vazife almak isteyen kız enstitüleri mezunları lise mezunlarının haklarından istifade ederler.
Kız enstitülerimizde umumiyet itibarile birer sipariş ve tekamül atölyesi vardır.
Sipariş atölyeleri dışarıdan çeşitli siparişler almak suretiyle Öğrencileri bir taraftan doğrudan doğruya hayatla temas ettirir; bir taraftan da ameli dersler için lüzumlu olan malzemenin aile veya Devlet bütçesine yük olmadan tedarikini sağlar.

Tekamül atölyeleri ise, okulu bitirenlerden bir terzihanede çalışmak veya atölye açmak isteyenleri kendi meslek ve sanatlarında tekemmül ettirir; iş ve rekabet hayatında daha emniyetle, daha cesaretle mücadele edebilmelerine imkan verir.
Kız enstitüleri, Maarif Vekilliği Mesleki ve Teknik öğretim Müsteşarlığı teşkilatındaki Kız Teknik öğretim Müdürlüğüne bağlıdır.
1941 yılında kabul edilen mesleki ve teknik öğretim programına göre memleketimizde elli iki kız enstitüsü açılacaktır. Bunlardan 1944-1945 ders yılına kadar otuz beşi açılmış ve faaliyete geçmiştir. (Nareddin Bayman)