Jul Sezar Kimdir, Jül Sezar Kimdir, Jul Sezar Hakkında Kısa Bilgi

Jul Sezar Hayatı, Jul Sezar Nerede Doğdu, Jul Sezar Hakkında Özet Bilgi

sezarJul Sezar M. Ö. 102 yılında Roma’da doğdu. Babasının adı kendisininki gibi Jul Sezar, annesinin adı da Aurella’ydı.

Sezar ailesi, Roma’nın en eski ve soylu ailelerinden biriydi. Truva’Iı ünlü savaşçı Enea’nın oğlu olan julün soyundan geldikleri için övünürlerdi.

Daha çocukluk çağındayken Jül Sezar çok zeki olduğunu ispat etmişti. En ünlü Yunan ve Latin öğretmenlerden ders aldı. Bir ara çalışmalarına Rodos’ta devam etti. Bütün isteği iyi bir hatip olmaktı, ama sonraları politika onun daha çok ilgisini çekti. Jul Sezar’ın gençliği Marius ile Sulla arasındaki anlaşmazlık dönemine rastlar. Bu iki Roma’lı kumandan arasındaki anlaşmazlıkta Sezar, hısımı olduğu için Marius (Sezar’ın halası Marius’la evliydi.)’un tarafını tuttu. Bundan ötürü de Sulla’nın Roma’ya egemen olduğu ilk yıllarda (M. O. 82) ülkesinden uzakta yaşamak zorunda kaldı. Ama onun bu sürgün hayatı pek fazla sürmedi. Araya giren soylular Sezar’ı affettirdiler. Jül Sezar, Roma’ya döndükten sonra oldukça zengin ve sözü geçer bir politikacı olan Crassus ve kazandığı zaferlerle ün salmış bir komutan olan Pompeius’la dostluk bağları kurdu. Bir süre sonra da bu iki dostunun yardımlarıyla siyaset hayatına atıldı.

Jül Sezar, M. O. 68’de Kuestor (Hazine Sorumlusu ve Vali), daha sonra birer yıl arayla Ruhani Lider ve Pretor (Baş hakim) oldu (M. O. 63-62). M. O. 61’de de İspanya’ya Protopretor (Genel Vali) olarak atandı.

Eber Yarımadası’na gelen Jül’ Sezar burada patlak veren bir ayaklanmayı bastırdı ve bu ülke ahalisine bazı Roma kanunlarını uygulamaya başladı. Sezar’ın bu tutumu Roma’da ününün artmasına sebep oldu.

BİRİNCİ TRİÜAAVİRA

Bir yıl sonra Roma’ya dönen Sezar, siyasî düzenin bozulduğunu, Senatörlerin ve Konsüllerin hükümeti yönetemediklerini gördü. Bunun üzerine Pompeius ve Crassus’la anlaşıp Cumhuriyeti kurtarmak isteyen Senato aleyhine çalıştı ve M. O. 60’da Birinci Triumvira (Üç Erkek Birliği) ‘yı kurdu.

Jül Sezar M. Ö. 59 yılında Konsül ilân edildi. Bir yıl sonra da Kuzey İtalya ve Güney Fransa Genel Valiliği görevini üzerine aldı. Bu arada Crassus’u Suriye, Pompeius’u da İspanya ve Afrika Genel Valilikleri ‘ne atadı.

BİRİNCİ TRİUMVİRA’ N İN DAĞILMASI

Jül Sezar, Güney Valiliği sırasında Fransa (Galya)’nın fethiyle uğraşırken Crassus öldü. Birinci Konsül İlân edilen Pompeius Roma’nın tek hâkimi durumuna geldi. Pompeius, Sezar’ın Galya’da kazandığı zaferlerle büyük ün sağlamasını çekemiyor, bunu kendisi için zararlı görüyordu. Bundan ötürü Sezar’ın valilik süresi sona erince onu Roma’ya çağırdı. Sezar, emrindeki 13’üncü Savaş Lejyonuyla beraber Ravenna’ya kadar geldi. Ama Roma’da şehre yalnız başına girmesi emri gelince bunu kabul etmedi ve birlikleriyle Rubikon Irmağı’nı geçerek Roma üzerine yürüdü. Büyük bir korkuya kapılan Pompeius hâlâ elinde bulunan Doğu illerine kaçtı. Sezar da peşini bırakmadı, ordusuyla Yunanistan’a geçerek Epir’e geldi. M. O. 48’de Teselya’da Farsala denilen yerde Pompeius’un ordusunu yendi. Canını zor kurtaran Pompeius Mısır’a kaçtı. Ama bu sefer de burada Kıral Batlamyos XIV tarafından esir edildi ve kafası Sezar’a gönderilmek üzere kesildi. Pompeius’un bu şekilde ölümüne üzülen Sezar, Batlamyos’u yendi ve onu tahttan indirerek yerine Kiralın kardeşi Kleopatra’yı Kraliçe içe yaptı.

Jul Sezar, Mısır Seferi’nden sonra Suriye üzerinden Kuzey Anadolu’ye yürüdü, Pontus Kıralı’nı yendi. Yaptığı işleri ve kazandığı zaferleri Roma’daki bir dostuna tarihe mal olan şu üç kelimeyle bildiriyordu: Veni, vidi, vici (Geldim, gördüm, yendim.).

GALYA’NIN FETHİ

Sezar’ın Galya’yı fethi Pompeius’la anlaşmazlığından önceki yıllara ras lar. Sezar, Galya’ya geldiği vakit ülke ahalisinin kendi verimsiz topraklarını bırakarak doğudaki ovalıklara doğru göç etmek istediklerini haber aldı. Onların topraklarını bırakıp gitmelerine engel olmak istedi, ama Galya’lılar bunu kabul etmeyince savaş açtı ve kazandı. Bu ilk zaferden sonra Sezar bütün Galya’yı elde etmek arzusuna kapıldı. Çok zor ve kanlı savaşlardan sonra Ren Nehri’nden Manş Denizi’ne kadar uzanan bu ülkeyi Roma’ya bağladı (M. O. 50).

SEZAR’IN ÖLDÜRÜLMESİ

Sezar, Pompeius’un ölümünden sonra da kendisine karşı durmakta devam eden bazı âsi birlikleri Tapso (Eski Kartaca’nın yakınlarında)’da yendikten sonra Roma’ya döndü ve diktatörlüğünü ilan etti. İç savaşlardan sonra bozulan düzeni yeniden kurmaya çalıştı. Birçok reform yaptı. Bunların arasında en önemlisi takvimde yaptığı reformdur. Roma’da yeni yapılar kurdurarak bayındırlık hizmetlerinde bulundu. Bütün bu olumlu hareketlerine rağmen Roma’nın soylu kişileri onu cumhuriyeti yıkmak isteyen bir zorba olarak görüyorlar ve Sezar’ı öldürdüler.