İslam Dininde Avlanmanın Yeri

Dinimizde av ve avlanma kuralları nelerdir, Kurana göre avlanmak nasıl olmalıdır, Dinimize göre av ve avlanmak hakkında bilgi.

İnsanın borçsuz ve suçsuz, eşyanın da mübah olması asli durum ve kural oldu­ğundan, Kuran helal ve mübah oluşu esas almış, ancak bir kısmına bizlerin de mutta­li olabileceği belli hikmet ve faydalara bi­naen zaman zaman belli sınırlama ve ya­saklama getirmiştir. Bu itibarla av ve av­lanma da kural olarak helal ve mübahtır. Ancak Kur’ân ve sünnette avlanma, avcı, av hayvanı, anlamına vakti ve yeri ile ilgili olarak bir takım sınırlama ve yasaklamalar getirilmiştir.

Deniz avcılığı ve deniz avının yenmesi sürekli helal kılınırken (Mâide, 4), hac ve umre için ihrama girmiş kimseye kara avı ve avcılığı yasaklanmıştır. Nitekim ayette “Ey inananlar, ihramda iken av öldürme­yin. Sizden kim kasten onu öldürürse, öldürdüğünün dengi olan bir hayvan ce­zası vardır…” (Maide 95), “… ihramda olduğunuz sürece size kara avı yasak­landı.” “(Maide, 96) buyrulmuştur. Bu ya­sak, ihramlının manevî eğitimi ve maddî çevreden uzaklaşması kadar, çevre korun­masını da sağlamayı gaye edinmiş gözük­mektedir.

Kur’ân, av aletlerine de iki yerde temas etmekte olup, ilk olarak “ellerinizin ve mızraklarınızın ulaştığı av” (Maide, 94) ifadesiyle kesici aletlere işaret etmekte, ikinci olarak da, “De ki, size iyi ve temiz şeyler helal kılındı. Allah’ın size öğretti­ğinden öğreterek yetiştirdiğiniz avcı hayvanların sizin için tuttuklarını yeyin ve üzerine Allah’ın adını anın…” (Maide, 4) ayetiyle av hayvanlarının yetiştirilmiş (muallem) olması ve avı sahibi için tutma­sı şartına işaret edilmektedir.

Kur’ân, avlanma ehliyeti ile ilgili olarak bir açıklık getirmemişse de, hayvanı bo­ğazlayan kimsede bulunması gereken bü­tün şartların avcıda da bulunması şart gö­rülmüştür.

Ayrıca İslam, avcının katı kalpli olmama­sını, avcılık merakını tatmin veya kabiliye­tini deneme için hayvan öldürmemesini tavsiye eder. Hz.Peygamber, etini yeme veya zararını defetme kastı olmaksızın öl­dürülen av hayvanının kıyamet gününde o avcıdan şikayetçi olacağını belirterek avlıcı olanın ise iyi ve yararlı amel olduğunu (Kehf, 46), malın ve çocukların birer imti­han olduğunu (Ental, 28) hatırlatmakta, top­lumun en küçük birimi olan ailede islam akîdesinin yerleşmesinde ve İslami hayat tarzının hakim olmasında en büyük sorum­luluğu babaya yüklemektedir.