İradeyi Milliye Gazetesi Neden Kurulmuştur Kısa Bilgi

İradeyi Milliye ne demektir, İradeyi Milliye Gazetesi ve Hakimiyeti Milliye gazetesi , İradeyi Milliye Gazetesi kim tarafından hangi yıl kuruldu.

4 Eylül 1919 da Sivas kongresinin açılmasını müteakip 14 Eylül 1919’da Sivas’ta Mustafa Kemal Paşa tarafından hey’eti temadiye adına kurulmuş ve çıkış müsaadesi Sivas gençlerinden Selaheddin adına alınmıştır. Gazetenin müdürü de, yine bu zat idi. İradei Milliye , Hakimiyeti milliye gazetesinin başlangıcı sayılır. Sivas vilayet matbaasında basılmıştır. 30 X 50 ebadında ve dört sayfadır. Gazetenin başlığı ilk nüshalarında otuz altı puntodan nesih ile dizilmiştir.

İlk baş yazıları Atatürk tarafından dikte edilmiş ve bunlardan ilk bir kaç yazıya, İsmail Hami (Da-nişmend tarafından imza atılmıştır. Atatürk, basımı ile daima yakından alakadar olmuş, içeriği hususunda daima direktifler vermiştir.

Uzun senelerdir araya araya elimize geçen ve şimdi Basın ve Yayın Umum Müdürlüğünde bulunan az eksikli koleksiyonun tetkikinde, ilk nüshaların münderecat itibariyle çok ehemmiyetli olduğu görülür. Bu nüshalar, milli ideal ve yeni davayı haykırarak anlatmakta ve büyük bir heyecan taşımaktadır.
Şimdi kaymakam bulunan sahibi Selahattin Ulusalerk’in, müracaatım üzerine, gönderdiği notlardan alınan bazı satırlar şunlardır :

19 Mayıs 1919 da Samsuna çıkan Atatürk 27 Haziran 1919 da Sivas’a teşrif ederek bir gece kaldıktan sonra Erzurum’a gittiler. 2 Eylül 1919 da Sivas’a döndüklerinden iki gün sonra, yani 4 Eylül 1919 da Sivas kongresi açıldı ve içtimalara başlandı. Kongre açılmadan evvel bir gün hocam eski Sivas Meb’su Rasim bana rastlayarak, amal ve metalibi milliyenin durumu ve kongrenin naşiri efkarı olmak üzere bir gazete çıkarılacağını, bu gazete için sahip ve müdürü mes’ul olmak üzere münasip bir arkadaşın bulunması kendisinden istendiğini ve kendisinin de bu işe beni layık gördüğünü söyledi. Heyecanla kabul ettim. Derhal resmi muamelesi için mahalli hükumete müracaat ettim. Evrak tetkikat bahanesiyle bir müddet geciktirildi ve bu yüzden gazete ancak 14 Eylül 1919 da çıkmaya başladı. O zaman henüz yirmi iki yaşımda idim. Sivas İdadisinden çıktıktan sonra, hocalarımın teveccühü sayesinde bana en ileri sınıfların muhtelif derslerinin öğretmenliğini vermişlerdi.

Bundan başka sanayi mektebinde ve öksüz yurdunda da muallim idim. Kongre başladıktan sonra açık ve gizli içtimalarda zabıt katibi olarak bulunduruldum. Hakkımda büyük teveccüh ve itimat gösterildi. Gazete çıkınca yurdun her tarafından telgraf ve mektuplarla tebrikler ve abone kaydı talepleri yağdı. İcap eden yerlere parasız gönderiyordum. istanbul ile, işgal edilen İzmir, Antep ve Adana gibi yerlere; sansür yüzünden Nafia, Baytar ve Ziraat dairelerinin resmi damgasını havi zarflara koyarak yolluyordum. Neşriyat çok gerçek tespitler yapıyordu.

Gazete haftada bir çıkıyordu. İlk nüshaları birer makale yazan İsmail Hami ayrılmıştı Paramız ve yardımcımız yoktu. Yazı noksanlarını tamamlamakta, abonelere göndermekte ve muhaberatını idare etmekte çok zorluk çekiyordum.
1919 senesinin son haftalarında bir gündü. Sivas müdafaa i hukuk cemiyeti azasından bazılarının da matbaada bulunduğu bir sırada heyetin Ankara’ya gideceğinden bahisle gazetenin de Ankara’ya nakli için bilvasıta bir emir telakki eyledim. Benden evvel cevabını veren Müdafai Hukuk Cemiyeti azaları hep bir ağızdan samimi ve nazik bir lisanla, muhitin böyle bir gazeteye ihtiyacından bahisle, gazetenin Sivas’ta bir yadigar olarak bırakılmasını rica ettiler.

Önceleri haftada bir kere çıkarılan gazete, sonraları haftada iki ve bilahare de gündelik olarak yayınlandı. Aynı gaye uğrunda çalışarak 1338 (1922) sonuna kadar üç sene devam etti. Nihayet vilayet matbaasında gazetenin basılması imkanı hasıl olamadı ve yeni bir matbaa açmaya da mali vaziyetim müsait olmadığından gazeteyi kapadım. Sonra memuriyetle taşrada iken matbaanın yandığını ve mevcut nüshaların da bu yangında kül olduğunu üzüntüyle öğrendim.

Şimdi kaymakam olan, o zamanki sıvaş vilayet matbaası Müdürünün izahatından da şu beş on satırı alıyorum :

Sivas gençliğinin muallimi Bay Rasim, Büyük Kurtarıcıdan aldığı direktif üzerine, matbaada basılacak gazete için bir mes’ul müdür arıyordu. Talebeleri arasında vaziyeti en müsait olan Çemircioğlu Salahattin vardı. Salehattin bu teklifi memnuniyetle kabul etti. Gazetenin resmi müsaadesi alındı. Hazırlanmış bir klişesi olmadığından “İradei Milliye” adı otuz altı punto nesih harflerle dizildi. Şekli ve sütunlarının vaziyeti ser mürettip Mahmut efendinin eseridir. Vilayet matbaası, eski Vali ve sonra Sivas Meb’usu Bay Muammerin bilhassa matbaa olmak üzere yaptırdığı bir bina idi. Teşkilat ve tesisatı müsaitti. Ambarında balyalarla iyi cinsten kağıtlar vardı. Matbaa binası, aynı zamanda Sivas Müdafaai Hukuk Cemiyetinin de merkezi idi. Büyük Ata, bazen heyeti tem-siliyeye burada riyaset ederlerdi. İsmail Hami ilk iki nüshada birer makale yazdı. Gazetenin tahrir müdürlüğünü Mazhar isminde bir zat yapardı. Kekeme ve güçlükle konuşan bu zat İstanbul’da “Millet gazetesi”ni çıkardığından takibata maruz kalarak Anadolu’ya kaçtığını söylerdi. Bu zatın sonradan Ziraat Bankası Müfettişi olduğunu öğrenmiştim. Gazete işleriyle yakından uğraşanlardan biri de Paşanın yaverlerinden Ruhi idi.