İlim Öğrenme Yolunda Ölçü Nedir?

İlim Öğrenme Yolunda Ölçü Nedir?

İslam dinine göre İlim Öğrenme Yolunda Ölçü hakkında bilgi.

İlim tahsili, İslam dininin en çok teşvik ettiği işlerdendir. Cehâlet karanlığı içinde bulunan kişinin ne iş yapacağı ve hangi delalet çıkmazına sapacağı bilinemez. Bilgisizlik zulmeti, ancak ilim ziyâsı karşısında mağlûp olur. Cehâlete karşı açılan savaşta zafer temin edemeyen fertler ve milletler, diğer düşmanlara gâlip gelemezler.

İlim nimetinden kâmil manâda faydalanabilmek için, bilgi tahsilini “İslâm ölçüleri” çerçevesinde tahakkuk safhasına çıkarma zarureti vardır. Şöyle ki: –
a) llmi, Allah’ın rızâsını kazanmak ve Kur’ân-ı Kerîm’in emirleri istikametinde hizmet edebilmek için okumalıdır. Zi-tâ, “Kim ilim adamlarına karşı çıkıp mü-nâzara yürütmek veya beyinsizleri tered-düte düşürmek ve halkın yüzünü kendi tarafına çevir (ip taraftar elde et)mek için ilim (öğrenmek) isterse Allah onu ateşe atar.”
b) Bilgiyi, dinî vazifelerini kusursuz yapabilmek için öğrenmelidir. Çünkü amel-siz ilim, meyvesiz ağaç ve çiçeksiz bahçe gibidir. Peygamber (sav.) faydasız ilimden Allah’a sığınmıştır, ilmin faydası ancak vazifelerin yapılması ile açığa çıkar.
c) llmi, başkalarına faydalı olmak ve halka bilgi dağıtmak için okumalıdır. Zi-râ “Kim halka öğretmek için ilimden bir kapı (açmayı) bilirse kendisine yetmiş sıd-dîk sevabı verilir”.

d) llim öğrenme şevki ile çalışırken, dinî vazifeleri aslâ terk etmemelidir. Çünkü ilim, amel ile kemâlini bulur; amel, bilgi ile noksanlıktan kurtulur, “önce iilim öğreneyim, daha sonra vazifelerimi bilerek yapayım” felsefesine kapılan, şeytanın tuzağına tutsak olur.
e) Biigisini halka aktarmakta cimri davranmamalıdır. Çünkü ilim vermekle parlar ve artar. “İlmini, muhtaç olanlardan gizleyen kimseye her şey hattâ denizdeki balıklar ve havadaki kuşlar bile lâ’net ederi’
OBilgi sâhibi olan bir kimse, “Hilm”e de talip olmalıdır, ilimle konuşmah, hilimle sükût etmeyi başarmalıdır.
g) Ilmin Kalben tesirini başlangıçta mü-şâhede edemese bile, ilimden yüz çevir-memelidir. Çünkü bir gün onun zevkini duymaya başlar ve bilginin faydasını muhakkak görür.
h) Karnını doyurmakta zorluk çekse bile ilim tahsilini terketmemeli, akşam karanlığında bir kapıyı tıklatıp karnını doyuracak kadar ekmek istemelidir. Zirâ cehâlet zilleti, dilenme illetinden daha kötüdür. İmâm-ı Azam Ebû Hanife, talebesi İmam Ebû Yûsuf’a yaptığı nasihatinde “On sene yiyeceksiz kalsan bile ilmi terk etme” diye öğüt vermiştir.

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir