Hz. Muhammedin Evlenmek İsteyen Gençlere Yardımı

Hz. Muhammedin Evlenmek İsteyen Gençlere Yardımı

Peygamberimizin yuva kurmak isteyen gençlere yaptığı yardımlar hakkında bilgi.

Hz. Ali, Fatıma’yı istemek üzere H.z. Peygamberimiz’in huzuruna gitti. Ancak söyleyeceklerini sanki unutmuştu, neredeyse dili tutulmuştu. Hz. Peygamber “Herhalde Fatıma’yı istemeye geldin” diyerek ona yardımcı oldu. Hz. Ali sevinç içinde “evet” dedi. Ancak verecek mehiri yoktu. Bu konuda da Peygamberimiz yardımcı oldu. Zırhını mehir olarak değerlendirebileceğini hatırlattı. Fakat bir de düğün yemeği vermek lazımdı. Ashabtan bir zat Hz. Ali’ye bir koç verdi, ensar da aralarında mısır topladılar, düğün yemeği hazırlandı. Peygamberimiz, Hz. Ali ve Fatıma’ya “Allahım! ikisini mesut et, onlar hakkında evliliklerini hayırlı kıl” diye dua etti. Hz. Ali’nin evinde eşya olarak bir hasır, yastık, içi lif dolu bir yatak, çömlek ve testi gibi şeyler vardı. Bunları da zırhını satarak elde ettiği para ile almıştı, o paranın bir kısmı ile de Hz Fatıma için ziynet almıştı. Resulu Ekrem (sav.) Hz. Fatıma’ya çeyiz olarak “Bir kumaş yaygı, bir kırba (su testisi), yastık, içi ot dolu bir yatak” hazırlamıştı.

Resulüllâh’ın hizmetinde bulunan bu genç vardı, adı Rebîa idi. Yaşının ilerlediğini gören Peygamberimiz ona “Evlenmeyi düşünmüyor musun?” diye sordu. Rebîa malî imkânsızlıkları ve yürüttüğü hizmetin önemini düşünerek”hayır” cevabını verdi. Hz. Peygamber tekrar sordu, Rebîa aynı cevabı verdi. Nihayat üçüncüde, bunda bir hikmet olduğunu düşünerek “Evlenmek istiyorum, emret, ne yapayım Ya Resûlullâh” dedi. Hz.Peygamber onu, ensardan bir aileye yolladı, o da gitti, Peygamberimiz’in selamını aktararak kızlarını istedi. Onlar da “baş üstüne” dediler. Sonucu büyük bir sevinçle Hz. Peygamber’e iletti. Ancak Rebia yoksuldu; ev eşyası, mehir ve düğün yemeği için para lazımdı. Hz. Peygamber derhal ashabını harekete geçirdi. Hızlı bir yardımlaşma başlatıldı ve biriken paralarla mehir olarak ziynet alındı, ev eşyası alındı, bir de koç satın alındı. Peygamberimiz de kendi evinden un yapılmak üzere arpa verdi. Böylece Peygamberimizin yakın ilgisi ile Rebîa hazretlerinin düğünü yapılmış ve yeni bir yuva kurulmuş oldu.

Müslümanlar arasında Cüleybib denilen bir kimse vardı. Bu kişi, kadınların arasına sık sık girip onlarla şakalaşmakla tanınırdı, bu sebeple diğer Müslümanlar, ailelerini ondan sakındırırlarıdı. Herkesin,cemiyetin dışına iter gibi davrandığı bu zata da Hz. Peygamber sahip çıktı. Hz. Peygamber, bizzat ensardan bir aileye giderek kızlarını istedi. Kendisine sanan aile büyükleri-“memnuniyetle” dediler. Ancak Peygamberimiz- “Cüleybib için” deyince vermekten kaçındılar. Annesinden konunun iç yüzünü öğrenen kız ise “Resûlullah asla benim fenalığımı istemez” diyerek Cüleybib’e varmayı kabul etti ve nikâh kıyıldı, bir yuva daha kuruldu. Resûlüllâh’ın da bulunduğu bir savaş’ ta Cüleybib şehit düşmüştü. Görgü şahitleri: “Düşmandan yedi kişi öldürdü, sonra şehit düştü” dediler, bunun üzerine Peygamberimiz “Cüleybib ben de ondanım” buyurdu. Ve kendi elleriyle toprağa verdi. Resûl-i Ekrem, genç yaşta dul kalan ve vaktiyle onun hatırını kırmayarak Cüleybib’le evlenmeyi kabul eden hanıma şöyle dua etti: “Allahım, ona hayırlar ver, hayatı boyunca hiçbir sıkıntı gösterme”.

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir