Hz. İbrahim Hayatı Hakkında Bilgi

In Dini Bilgiler, Genel, Sosyal Bilimler 7 views

Hz. İbrahim kimdir, Hz. İbrahim hakkında bilgi.

Hz. ibrahim, Azer’in (Târek) oğludur. Soyu Hz. Nuh’un oğlu Şam’a ulaşır. Babil’de doğmuştur. Kaynakların verdiği bilgiye göre o sırada Babil, güçlü bir kral olan Nemrut tarafından yönetilmekte idi. Devletinin sınırları ise oldukça genişti. Nuh (A.S.)’a gönderilen hükümlerin kalıntıları ile amel ettiği sanılmaktadır. Kaynaklar İbrahim (A.S)’in babası 75 yaşında iken doğduğunu ve büyük oğlu olduğunu yazmaktadırlar. Ayrıca Hz. İbrahim’den .başka Nahur ve Haran adında iki kardeşi olduğu da zikredilmektedir. Lût (A.S) Hz. İbrahim’in kardeşi Haran’ın oğludur.
Kur’ân-ı Kerîm, Hz. İbrahim’i şöyle tavsif etmektedir: “Allah, ibrahim’i dost edinmişti” [Nisa 125), “Gerçekten o, inanmış kullarımızdandı” (Saffat, 3), “ibrahim ne bir Yahudi ne de bir Hıristiyan-dı. Fakat o Allah’ı bir tanıyan gerçek bir Müslümandı.” (Âl-i İmrân:67), “O, şüphesiz dosdoğru bir peygamberdi” (Meryem 41) “Doğrusu İbrahim, çok içli, yumuşak huylu ve kendini Allah’a vermiş bir kimse idi” (Hûd, 75) “işinde Allah’a dönük, içli, yumuşak huylu, yüreği yanık, dosdoğru mümin, vefakâr, hanif ve sadık, görevini tam yapmış, misafirperver biri idi” (Bakara 124, Necm, 37)

Allah Teala İbrahim (A.S)a hakkı batıldan ayırabileceği gücü daha küçük yaşta iken vermişti. Allah’ın bir olduğunu, doğmadığı­nı, doğurulmadığını, kainatın yaratıcısının Allah olduğunu, kavminin ibadet ettikleri putların ve yontarak yaptıkları putların onlara hiç bir fayda vermeyeceğini anladığı için kavmini şirk ve cehalet körlüğünden kurtarmaya karar verdi.

Hz. İbrahim, put yapan, onlara tapan ve satan babasına “Ey babacığım, işitmez, görmez, sana hiç bir faydası olmaz şey­lere niçin tapıyorsun, babacığım sana gelmeyen bir bilgi bana geldi. Bana tâ­bi ol, seni doğru yola ileteyim. Babacı­ğım, şeytana tapma, çünkü şeytan Rah-man’a isyan etmişti. Babacığım ben sa­na Allah’tan bir azabın dokunmasından korkuyorum, o zaman şeytanın dostu olursun” (Meryem, 41-47) demişti. Baba­sı da ona “Ey İbrahim, sen benim tanrı­larımdan yüz mü çeviriyorsun? Eğer on­lara dil uzatmaktan vaz geçmezsen ye­min olsun seni taşlarım, uzun süre ben­den ayrıl git” (Meryem, 48) diyerek kendi di­nini oğluna telkin etmek istemiş ve onu, putlara kurbanların kesildiği bayrama katıl­maya çağırmıştı. Hastalığı bahane ederek bu davete katılmayan Hz. İbrahim, insan­lar şehirden dışarı çıktıkları ve bayram ye­rinde oldukları bir sırada puthaneye dönüp burada en küçüğünden en büyüğüne^varın-caya kadar eline aldığı balta ile bütün put­ları kırarak ufaladı. Sadece büyük cüsseli bir put bırakıp, elindeki baltayı onun omuzuna astı.

Halk merasimden dönüp adet­leri üzere putlarına itaat ödülünü takdim et­mek için mabetlerine gittiklerinde ilahları­nın kırıldıklarını görmüşler, “Bunu bizim ilâhlarımıza kim yaptı? Muhakkak ki o zalimlerden biridir” (Enbiya, 59) diyerek yerleri titretircesine bağırmaya başlamış­lardı, içlerinden bir kısmı, bu işi Hz. İbra­him’in yaptığını tahmin ederek, ona sordu­lar. O da “Onların büyükleri yapmış, eğer sizinle konuşursa ona sorun diye cevap verdi.”Halk,putların konuşamayacağını bil­diği için sustu. Hz. İbrahim onlara kendile­rine ne zarar ve ne de fayda verecek du­rumda olmayan putlara tapmamalarını, bir olan Allah’a kulluk etmelerini söyledi. Nem-rud ve kavmi ise putları kıran mutlaka odur diyerek Hz. ibrahim’e çok şiddetli bir azap vermeye, yaptığı şeye karşılık onu âleme ib­ret vesilesi yapmaya karar verdiler, hak et­tiği şiddetli azabı herkese göstermek için onu toplumun huzuruna çağırdılar.

Halkın büyük bir alanda toplanmasını fır­sat bilen Hz. ibrahim, hepsine birlikte şöy­le seslendi: “Allah’ı bırakıp da size hiç bir fayda vermeyecek ve zarar da yapama­yacak putlara mı tapıyorsunuz? Yuh si­ze ve Allah’tan başka taptıklarınıza, hala akıllanmayacaksınız?” (Enbiya, 65)

Bu durum karşısında zor durumda kalan ve yenilgilerini gizlemek için de kaba kuv­vete baş vuran bu insaplar, ilâhlarının öcü­nü almaya karar verdiler. Bu maksatla der­hal odun toplamaya başladılar, inançlarına göre Hz. İbrahim’i yakarak ilâhlarına kur­bân edecekler, böylece de tanrılarına ita­at ettiklerini göstereceklerdi. Uzun süre odun topladılar. O kadar odun toplandı ki âdeta meydana sığmıyordu. Nihayet odun­ları ateşlediler, alevler semaya yükselme­ye başlamıştı. Hz. ibrahim’in elini kolunu bağlayarak ateşe atılmasını hükümdar Nemrud emretti ve mancınıkla ateşin içi­ne attırdı. Bu sırada Allah Tealâ “Ey ateş, İbrahim’e karşı serin ve esenlik ol” (En­biya 69) buyurdu ve Hz. İbrahim Nemrut­un ateşinden kurtuldu. Böylece Allah onla­rın hile ve tuzaklarını boğazlarına tıkayarak, kulu ve Rasulünü koruduğunu herkese gös­terdi ve şöyle buyurdu: “Onlar İbrahim’e bir tuzak kurmak istediler, fakat biz ken­dilerini daha ziyade hüsrana düşürdük” (Enbiya 69)

Hz. İbrahim, Nemrut’un ateşinden kur­tulduktan sonra bulunduğu şehri terk ede­rek (rivayetler Hz. ibrahim’in ateşe atıldığı yerin Urfa veya Kûsa şehri olduğunu söy­lemektedirler.) Yanında karısı Sâre ve ye­ğeni Lût da olduğu hâlde Suriye toprakla­rına doğru göç ederek, Şam ve Filistin’e’ doğru gelirler.

Burada kıtlık baş göstermesi üzerine Hz. ibrahim, hanımı Sâre ile birlikte Mısır’a gi­der. Burada bulunan hükümdar Ülvan oğ­lu Sinan’ın büyük zulmüne dayanamayan Hz. ibrahim, hanımı Sâre ve cariyesi Ha-. cer’le birlikte Mısır’dan Filistin’e döner. Bu-arada Hz. İbrahim’in, zaman zaman Sarenin çocuğunun olmaması sebebiyle çocuk özlemi çektiğini de kaynaklar haber ver­mektedir. Bu duruma muttali olan Sâre, Mı­sır’dan getirmiş olduğu cariyesi Hacer’i ço­cuk doğurması için Hz. İbrahim’e eş ola

rak verir. Kısa sürede Hacer hamile kalır ve Hz. İsmail dünyaya gelir.

Hz. İsmail’in doğumundan sonra Sâre, Hacer’i kıskanmaya başlar. Zaman geçtik­çe bu kıskançlık daha da artar. Ve Sâre, Hz. İbrahim’e Hacer ve ismail’i evden çıkarma­sını söyler. Hz. ibrahim Allah’ın emri üzeri­ne İsmail ve Hacer’i yanına alarak çölleri geçip Mekke’nin çıplak dağlarına ulaştı, hiç kimsenin bulunmadığı buraya onları bırak­tı. Daha sonra Hz. ibrahim, Filistin’e dön­mek üzere yola çıkti. Hacer ve ismail’den biraz uzaklaşınca Hz. ibrahim Beytullah ta­rafına dönerek şöyle dua etti: “Ey Rabbi-miz, ben bu çocuklarımdan bir kısmını senin mukaddes olan evinin (Kâbe’nin) yanında ekin bitmez bir vadide yerleştir­dim. Ey Rabbimiz, namazı kılsınlar diye böyle yaptım. Artık insanlardan bir kıs­mının kalplerini oraya meylettir. Şükret­meleri için de o belde halkını bazı mey­velerle rızıklandır” (ibrahim, 37).

Hacer, kocası Hz. İbrahim gittikten son­ra yanında bulunan kaptaki su bitinceye ka-, dar yavrusu ismail’i emzirerek bekledi. Su bitip hem kendisi hem de ismail susayın-ca, Hacer su aramaya başladı. Yakınların­daki Safa tepesine çıktı. Buradan vadiye in­di. Sa’ya niyetlenmiş gibi Merve tepesine kadar koştu. Tepeye çıktı, sağa sola baktı, kimseyi görmeyince Safa ile Merve arasın­da gidip gelmeye ve koşmaya başladı. Ye­di defa gidip geldi. Bu ara Merve tepesin­den bir ses işitti ve ondan su istedi. Bu sı­rada bir melek gördü, Cebrail’di. Kanadı ile yere vurdu ve hemen oradan su çıkmaya başladı. İşte bu suya Zemzem Suyu den­mektedir.

Aradan yıllar geçtikten sonra Hz. İbra­him, hanımını ve oğlunu görmek üzere Fi­listin’den hareket edip Mekke’ye geldi. Ha­cer vefat etmişti, ismail ise Mekke’ye yer­leşen Cürhum kabilesinden birisi ile evlen­miş ve soylu bir insan olmuştu. Hz. ibra­him, ilâhî emir gereği oğlu ismail ile birlik­te Zemzem yakınlarında yüksekçe bir yer olan Kâbe-i Muazzama’yı inşa etti. Sonra da “Ey Rabbimiz, bu hayırlı işi kabul et, gerçekten sen dualarımızı işitici, niyet­lerimizi bilicisin” (Bakara, 127) diye dua etti.

Hz. İbrahim 175 yaşında Mekke’de öldü­ğü vakit, şu.anda Halil diye isimlendirilen, daha önce Sâre’nin gömüldüğü mezarlığa oğulları onu defnetti. Buraya daha önce Er-bu köyü derlerdi. (M.K.ATİK) 132

Mekkenin Fethi Tarihi Önemi Hakkında Bilgi
Mekkenin Fethi Tarihi Önemi Hakkında Bilgi
Mekkenin Fethi sebep ve sonuçları nelerdir, Mekkenin Fethi
Mehir Nedir, Mehir Hangi Durumlarda Düşer
Mehir Nedir, Mehir Hangi Durumlarda Düşer
Mehir çeşitleri nelerdir, Mehir hangi durumlarda verilir, Mehir
Molla Fenari Kimdir, Hayatı ve Eserleri
Molla Fenari Kimdir, Hayatı ve Eserleri
Molla Fenari kimin zamanında yaşadı, Molla Fenari kimdir
Ebu Mansur Muhammet Kimdir Hakkında Bilgi
Ebu Mansur Muhammet Kimdir Hakkında Bilgi
Ebu Mansur Muhammet maturidi hayatı, Ebu Mansur Muhammet

Leave a reply "Hz. İbrahim Hayatı Hakkında Bilgi"


Top