Hz. Aişe Kimdir?

Hz. Aişe kaç yaşında evlendi, Hz. Aişe hayatı, Hz. Aişe hakkında bilgi.

Hz. Muhammed (S.A.V.)’in ikinci hanı­mı ve Hz. Ebû Bekr’in kızı, hadis ve fıkıh alimidir. (V., Medine, 58/677)

Hz. Âişe’nin annesinin adı Ümmü Rû-man’dır. Babası Kureyş’in Teymî kolun­dan, annesi ise Kinâne kabilesine mensup­tur. Ebû’l-Fukays Vâil’in Hz. Âişe’ye süt annelik yaptığı bazı kaynaklarda zikredil­miştir. Bu güzide kadın sahâbî bu güne ka­dar Hz. Muhammed’in hanımı olmasından dolayı “ümmü’l-müminîn = müminlerin an­nesi” unvanı ile anılagelmiştir.

Hz. Âişe, çok zekî, akıllı ve iffetli bir ka­dındı. İlme çok meraklı idi. Rasuluilah’ın eşi ve Hz. Ebû Bekr’in kızı olması O’nun baş­kalarının bilemedikleri bir çok şeyi öğren­mesine yardımcı olmuştur. Bu bakımdan Rasulullah (S.A.V.)’ın vefatından sonra muhtelif konularda Müslümanların karşı­laştığı bir çok problemin çözümünde yegâ­ne kaynak olmuştur. Hz. ÂiŞe, Hz. Pey-gamber’in vefâtından sonra ömrünün so­nuna kadar Müslümanlar tarafından hür­met edilen ve daima bilgisine itimat edilen bir kişi olarak hayatını sürdürmüştür.

Hz. Âişe, Rasulullah ile son derece sa­de bir hayatı sürdürmüşlerdir. Hz^ Peygam­ber, eşleri içerisinde en çok Hz. Âişe’yi se­verdi. Ancak ifk olayında aralarında geçici bir soğukluk oldu.

Bilindiği üzere, Hz. Peygamber (S.A.V.) her sefere çıkışında yanına eşlerinden bi­risini alırdı. Hangi eşinin gideceği ise kur’a ile belirlenirdi. Beni Mustalık gazvesinde kur’a, Hz. Aişe’ye çıkmıştı. Bu harpten dö­nerken Hz. Aişe emaneten takındığı bir gerdanlığı yola düşürdüğünden onu arar­ken kervandan geri kalmış, münafıklar bu­nu fırsat bilerek O’na iftirada bulunmuşlar­dı. Bu İslam tarihinde ilk olayı olarak bili­nir. Hatta ortalıkta dolaşan dedikoduya bir kısım sahabe inanır gibi olmuştu. Haliyle bu durum Rasulullah’ı çok üzmüştür. Ni­hayet bu konuda Hz. Âişe’nin suçsuzluğu­nu ifade eden ayetler indi. (Nur 24/11-20)

Rasulullah (S.A.V.) hastalandığında son günlerini Hz. Âişe’nin odasında geçirdi ve burada ahirete irtihal etti. Hz. Peygamber’-irı naaşı buraya defnedildi.

Hz. Aişe, Rasuluilah’ın vefâtından son­ra 48 yıl yaşadı. Bu süre zarfında müslü­manlar O’nun engin bilgisinden yararlan­dılar. Hz. Osman’ın yönetiminden pek memnun olmamakla birlikte, O’nun şehit edildiğini duyunca, hac için gittiği Mekke’­den, Hz. Ali halife seçilinceye kadar dön­medi.

Hz. Osman’ın katillerinin tespit edilerek cezalandırılmasını isteyen bir grup müslü­man Basra’ya doğru ilerledi. Bunların için­de Hz. Âişe de yer almıştır. Burada İslâm tarihinde Cemel vak’ası olarak bilinen sa­vaş oldu. İçlerinde Hz. Talha ve Hz. Zü-beyr’in de bulunduğu bir çok kişi şehit ol­du. Cemel vak’ası, 36/656 tarihinde mey­dana gelmiştir.

Hz. Aişe, çok hadis rivayet eden saha­beden birisidir. Rivayet ettiği hadislerin toplamı 2210’dur. Hz. Muhammed’ (S.A. V.)in eşi ve Hz. Ebu Bekr’in kızı olması ya­nında ilme meraklı oluşu ve Peygamber’-in vefâtından sonra çok yaşamış olması, O’nun çok hadis rivayet etmesine etkili olan faktörlerdendir. Hz. Aişe, diğer sahabilerin bazı hatalı rivayetlerini zaman za­man düzelttiği gibi, onların yanlış olarak verdikleri fetvaları da tenkit etmiştir. Zer-keşi (794/1392) Onun bu tenkitlerini bir ki­tapta toplamıştır.

Hz. Âişe, 58/677’de vefat etti ve Cen-nüt’l-Bâki mezarlığına defnedildi. (A.TOK-SARI)