Harf Devrimi Nedir, Harf İnkılabını Gerektiren Nedenler

Harf devriminin kabul edildiği tarih, Harf inkılabı kaç yılında kabul edildi, Harf devrimi neden yapıldı tarihi hakkında bilgi.

1928 yılının Ağustos ayı Türk harf inkılabının başlangıcı olmuştur. Türkçenin bu güne kadar bilinebilen yazılarının en eskisi Orhon ve Yenisey yazıtlarında görülen yukarıdan aşağıya satırlar halinde yazılan yazılardır. Bundan sonra Uygur yazısı denilen sağdan sola yazılır ve harfleri kısmen birbirine bitişir yazılar meydan almış İslamiyetin kabulünden sonra da Arap harfleri bunun yerini tutmuştur. Arap harflerinde Türk dilinin en canlı ses varlıkları olan sesli harfler mevcut olmamasına karşı, Türk söyleyişinde birbirinden fark edilmeyen sin, sat, se, ze, zı. dal, zel, ti, tı, he, ha, hı, dal, dat gibi mükerrer harfler de vardı, öte yandan bir “kef” harfi ince k, ince g, genizden n, v, y seslerinin, bir vav harfi v, o, ö, u, ü, bir ye harfi de y, i, ı seslerinin hepsini birden ifade ederdi.

Sesli harflerin az kullanılması yüzünden de kelimelerin doğru okunması her birini ayrı ayrı öğrenmek gerekliğini doğuruyordu.
Arap yazısının bu güçlükleri öteden beri göze çarpmakta ve okuma yazma öğrenmek yurdumuzda bir büyük iş şeklini almakta idi. Fakat bir yandan Kuran’ın bu yazı ile yazılmış olmasından kuvvet alan taassup, bir yandan da alışkanlık, bu alanda devrimci bir atılışa imkan bırakmıyordu. Bu  yüzden yazıyı değiştirme yoluna gidemeyen ileri düşünceler, eldeki yazıyı bir dereceye kadar düzelterek güçlükleri azaltma yoluna meylediyordu.

Osmanlı İmparatorluğu parçalanarak hilafet ve saltanat kaldırıldıktan sonra, Cumhuriyetin devrimci eli, harf inkılabını yaratmıştır.
Arap harflerini ıslah yoluyla okuma yazmayı kolaylaştırma yolundaki bütün denemelerin netice vermediği görüldükten sonra artık inkılap yoluna girmekten başka yapılacak bir iş kalmamıştı.
Cumhuriyet Hükumeti ilk önce 1927 kışında rakamları değiştirmekle işe başladı. Latin rakamlarının kabulü sırasında Büyük Millet Meclisinde harfleri değiştirme meylini gösterir sözler söylenmişti. Bunun üzerine gazetelerde yazılan yazılar ve Maarif’ Vekilliğinde kurulan bir encümenin çalışmaları Latin aslından güzel ve kolay bir alfabe kurulabileceğini göstermişti.

İşte bunun üzerine o zaman Türkiye Reisicumhuru Gazi Mustafa Kemal diye anılan Atatürk 1928 Ağustosunun 9 unu 10 una bağlayan gece Saray burnu Parkında bir nutuk söyledi.
Bir yandan yeni Türk harflerinin hemen öğrenilmesini isteyen, bir yandan da Garp müziğinin benimsenmesi gerektiğini ileri süren bu tarihi nutuk şudur:

Sevgili kardeşlerim, huzurunuzda ne kadar bahtiyar olduğumu izah edemem. Duyduklarımı tek kelimelerle ifade edeceğim.
Memnunum, mütehassisim, mesudum. Bu vaziyetin bana ilham ettiği hissiyatı huzurunuzda ufak notlar halinde tespit ettim. Bunları içinizden bir vatandaşa okutacağım.
Vatandaşlar, bu notlarım yeni Türk harfleriyle yazılmıştır. Kardeşimiz bunu derhal okumaya teşebbüs etti ve okuyabilir de. Ancak henüz tamamen istinas etmemiş olduğu görülüyor. İsterim ki, bunu hepiniz beş, on gün içinde öğrenesiniz.

Arkadaşlar, bizim ahenkdar, zengin lisanımız yeni Türk harfleriyle kendini gösterecektir. Asırlardan beri kafalarımızı demir çerçeve içinde bulunduran anlaşılmayan ve anlamadığımız işaretlerden kendimizi kurtarmak, ve bu lüzumu anlamak mecburiyetindeyiz. Anladığımızın asarına yakın zamanda bütün kainat şahit olacaktır. Buna katiyetle eminim.

Yeni Türk harfleriyle yazdığım bu notları bir arkadaşa okutacağım, dinleyiniz.
İstanbul halkının bu geceki toplantısına beni iştirak ettirdiğiniz için çok teşekkür ederim.
Her zaman, her yerde olduğu gibi, bu gece burada da halk ile karşı karşıya geldiğim anda, azametli bir kuvvetin tesiri altında kaldığımı duydum.
Bu kuvvet nedir ? Türk halkının, Türk içtimai heyetini teşkil eden yüksek insanların kalp membalarından hislerin, arzuların, heyecenlarını biliyorum. Yeni harflerimiz lisanımız kutlu olsun.