Galatasaray Spor Kulübü Tarihi, Galatasaray’ı Kimler Kurdu

Galatasaray kaç yılında kimler tarafından kuruldu, Galatasaray adı nereden gelmektedir, Galatasaray tarihi ve ilk maçı hakkında bilgi.

1899 yılında Beyoğlu Mektebi Sultanisi Terbiyei Bedeniye muallimi Faik Beyin talebesinden bir kaç kişi futbol oynamışlardı. Fakat, gençler kamp kurup yekdiğerine top atıyor suretinde sırasıyla jurnal edildiklerinden muntazam bir kulüp teşkiline muvaffak olamadan hükumetçe bu oyundan men edilmişlerdi. Bundan sonra beş altı sene müddetle Türkler futbolu katiyen terk etmeye mecbur oldular, yalnız bir Türk bahriye zabiti Fuat Bey “Bobi” ismi altında ecnebi idmancılarla beraber futbol oynamaya
devam etti.

Türkiye’nin ilk futbol kulübü olan Galatasaray, 1905 yılında talebelerden Ali Sami’nin teşebbüsü ve Emin Bülent, Asım, Celal, Bekir, Cevdet, Tahsin Nahit, Reşat, Kamil ve Abidin
Daverin girişimleriyle on beş, yirmi kişilik bir heyet olarak kuruldu.

Bu kulübe bir isim vermek ve bir renk seçmek oldukça zor bir işti. Çünkü o zaman her isimden ve her renkten bir mana çıkarılırdı, önce Gloria veya Audaee gibi isimler düşünülmüşse de kulüp oyunlara başlayınca halk ona Galatasaray İsmini verdi.

O tarihte tehlikeli görülen bu isimden kaçınmak için pek ziyade uğraşılmışsa da herkes mektebi sultani talebesinin kulübüne Galatasaray demeye devam etti.
Galatasaray ilk gömleğini beyaz ve kırmızı renklerden yaptı. Fakat birçok dedikodulardan ve takiplerden sonra bu renkleri önce sarı siyaha ve sonra da mektebi sultaninin eski bir gül efsanesine göre esas renkleri olan Sarı Kırmızıya tebdil etti. Kulüp azası talimlerini en tenha yerlerde yapıyor ve Kadıköy sahasına mümkün olduğu kadar ayrı ayrı gitmeye dikkat ediyordu. Buna rağmen, Vapurda neden dört talebe yan yana oturdunuz? Tramvaya üç kişi birden binmişsiniz? gibi sual ve ihtarlar karşısında da kalmıyordu. Hafiyelerin takibinden kurtulmak için, her hafta İstanbul’un en uzak semtlerindeki çayırlardan birine gider, orada futbol oynarlardı.

1905 Senedinden 1908 yılına kadar Galatasaraylı gençlerin, sporun ve futbolun ülkemizde Türkler arasında yaygınlaşması için çaba harcadılar.

Fakat 1908 senesinde kulübe iltihak eden İngiliz Horas Armitaj’in talimleri sayesinde Galatasaraylılar futbolun tekniğini öğreniyorlar ve buna yalnız kendilerine has azim ve cesaretlerinin de katılmasıyla şerefli tarihlerinin ilk sayfalarını yazmaya başlıyorlardı.

Armitaj Galatasaray’a kaptan olunca, oyunları tanzim ve azayı antrenemanlara teşvik etti ve o sene Birinci kanunda Galatasaray’ın eski hocaları olan Kadıköylüleri sıfıra karşı dört golle mağlup etmeye muvaffak oldu.

Bundan sonra Galatasaray her oyunda kazanarak üç sene İstanbul birinciliğini muhafaza etti. Kadıköy kulübünün mağlubiyetinden sonra milli bir şekil alan oyunlar gayet şiddetli olmaya başlamıştı.
Galatasaray’dan sonra ikinci kulüp olarak Fenerbahçe 1907 de Galatasaray’ın içinden çıkan birkaç kıymetli genç tarafından kuruldu.

Türk olmayan kulüplerin Galatasaray tarafından ilk defa mağlup edilmeleri tarihleri şunlardır: 1907 de İmogene İngiliz Bahriye takımı 0-2, 1908 de Moda İngiliz takımı 1-4, 1909 da Kadıköy Rum takımı 0-4.
İstanbul’daki ecnebi takımlarından sonra Galatasaray İstanbul’a gelen bir Macar takımını yenerek 1911’de Macaristan’a gitti. Yurt dışı ilk maçımız bu maçtır.

Galatasaraylıların bugün Bebekte her sporcunun iftihar duyduğu modern ve mükemmel bir deniz lokali ve her biri bir şehit Galatasaraylının adını taşıyan otuza yakın fıtası vardır. Galatasaray, bugün şöhreti bütün dünyaca tanılan ve emsaline dünya spor aleminde dahi tesadüf edilemeyecek kadar zengin bir spor müzesine sahip bulunmaktadır. Bu müzede kulübün kuruluş senesinden beri kazandığı kupalar on dört camekanı doldurmaktadır. Sayısı 500 ü geçen kupa ve vazolardan başka albümleri dolduran binlerce resim Türk spor hayatının çaplı bir tarihidir.