Fotoğraf Makinesi Hakkında Bilgi

Fotoğraf Makinesini kim icat etti, Fotoğraf Makinesi nasıl çalışır hakkında bilgi.

Fotoğraf makinaları cisimlerin küçük ha­kiki ve temiz görüntülerini ışığa duyarlı bir ekran üzerine düşürmeye yarayan karanlık kutulardır. Bu aletin bir tarafında özel si­yah bir kapakla istenildiği zaman açılıp ka­panabilen ve objektif adı verilen kusursuz ve yakınsak bir mercek sistemi vardır.

Di­ğer tarafında ise ışığa duyarlı cam veya film vardır. Cismin temiz bir görüntüsünü duyarlı cama veya filme düşürmek için mercekle duyarlı ekranın a-rası uzayıp kı­salacak tarzda yapılmıştır. Bu durum ob­jektifin ileri geri sürülmesiyle (körüklü bazı makinalarda olduğu gibi) veya objektifin vidalı bir yuva içinde ileri veya geri alın­masıyla mümkün olur.

İyi bir resim almak için göz önünde tu­tulması gereken bazı önemli noktalar var­dır. Bunlar.

1- Uzaklık ayarı, 2- Işıklık ayarı, 3- Poz süresinin ayarıdır.

Resmi çekilecek cismin uzaklığına gö­re objektif ileri veya geri alınarak uzaklık ayarı yapılır.

Cismin (şıklığına ve objektifin açık kal­ma süresine göre ışığın duyarlı filme ve­ya cama yeter miktarda etki etmesi için merceğe düşen ışık miktarı diyaframın bü­yütülüp küçültülmesiyle ayarlanır Diyaf­ram objektifin önünde veya arkasında ya­hut iki mercek arasında gözbebeği gibi açılıp kapanabilen bir levhadır.

Objektifin önünde optüratör denilen di­ğer bir levha bulunur. Bu levha resim çe­kildiği sırada açılır, bunun açık kalma sü­resine poz süresi denilir. Poz süresi diyaf­ramın açıklığına, aydınlanma şiddetine ve fotoğraf plağının duyarlık derecesine bağlıdır.

Not: Uzaktaki bir cismin veya manzara­nın resmi alınırken, objektif ile film arasın­daki mesafe objektifin odak uzaklığı kadar olmalıdır. Resmin yakından alınması ha­linde ise uzaklık ayarı yapılmalıdır.

Resim çekilmediği zaman fotoğraf makinesinin objektifi daima kapalı kalır Filme resim almak için film ışığa gösterilmeden makinaya yerleştirilir. Uzaklık ayarı ve poz süresi objektifin çevresinde bulunan ra­kamlara göre düzenlenir. Diyafram büyül­tülüp küçültülmek suretiyle ışıklılık ayarı yapılır.

Daha sonra ise objektifi açıp ka­payan düzene basılarak resim çekilir. Film doldurulduktan (pozlar bitirildikten) sonra karanlık bir yerde veya ışıktan teması kesilmek suretiyle dikkatlice film makinadan çıkarılır. Film zayıf kırmızı ışıklı oda­larda özel banyolarda yıkanır. (Resmi alı­nan cismin her noktasından gelen ışınlar aynı şiddette değildir.

Gelen ışık şiddeti­ne göre gümüş bromürün gümüşü az ve­ya çok ayrışır. Fakat bu gözle görülmez. Bu­nu meydana çıkarmak için plaklar açma banyosuna batırılır. Öte yandan resim al­ma sırasında gümüş promürlü jelatinin ışık görmeyen yerleri olduğu gibi kalır. Açma banyosuna batırıldığı zaman da değişikli­ğe uğramaz. Bu gibi yerleri plak üzerinden kaldırmak için tespit banyosu denilen ikin­ci bir banyoya ihtiyaç vardır.

Bu ikinci ban­yodan sonra plak veya film bol suda yıka­nır ve kurutulur.) Bu şekilde resmin nega­tif klişesi hazırlanmış olur. Negatif klişe­de resmi alınan cismin beyaz olan yerleri siyah, siyah olan yerleri saydam olur. Ne­gatif klişenin arkasına ışığa karşı duyarlı (Bir yüzüne gümüş klorür sürülmüş) bir kağıt konulur ve bir ışık kaynağı ile aydınla­tırsa (Agrandisör ile aydınlatma yapılır) pozitif klişe elde edilir. Bu kağıtlar yine iki çeşit banyoya batırıldıktan sonra bol su ile yıkanır sonra da kurutulur. Böylece bir cis­min fotoğrafı çekilmiş olur.

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir