Esir Yunan Komutan Trikopis’in Mektubu

Esir Yunan Komutan Trikopis’in Mektubu

Yunan Komutan general Trikopis’in garip mektubu ve mektuba verilen hak ettiği cevap.

Başkomutanlık Meydan Savaşında esir ettiğimiz Yunan Başkomutanı General Trikopis, 14 eylül 1922’de Uşak Mevki Komutanlığına garip bir mektup göndermiştir. General bu mektubunda, esir Yunan askerlerinin cephe gerisine gönderilirken yaya yürütülmesine itiraz etmiş, ihtiyacı olanlara ayakkabı verilmesini, halsiz olanlara araba tahsis edilmesini istemiştir.

Bu mektubu alan Garp Cephesi Menzil İkmal Şubesi Müdürü Binbaşı Mehmet Nuri Bey esir Başkomutana layık olduğu cevabı vermiştir.

Esir Yunan subaylarının esir oldukları dakikadan itibaren Türk Ordusu mensupları tarafından ne derece ihtimam gördüklerini, ne kadar müsait şartlar altında iskan ve iaşe edildiklerini görüyorsunuz. Onlar Uşak’ın yanmayan evlerinin en iyilerinde oturtuluyor. Altlarına verilen şilteler ve yorganlar da diri diri yakılan, yok edilen ailelerin sağ kalanları tarafından Türklere mahsus merhamet hissi ve mürüvvetle verilmiştir. O zavallılar alı-ü enin içerisinde inlerken esir Yunan subayları dün, ateşe verdikleri bu ülkenin yanışını pencerelerden seyretmekle memnundurlar.

Daha ne yapalım? Tahribatınız yüzünden tren nakliyatı durmuştur; tamirle meşgulüz. Ümit ediyoruz ki sizleri Afyon’un doğusundaki Çay istasyonuna kadar trenle nakledebileceğiz. Oradan, nizamen yürümek zorunda olan küçük rütbeliler Biçer istasyonuna kadar yürüyecekler, Biçer’den Ankara’ya gene trenle gideceklerdir. İcabedenlere de üç günlük kara yürüyüşü için fedakar ve zavallı köylünün orduya cephane nakliyatından artacak arabalarını da ayıracağız.

Sekiz yaşındaki kız çocukları bile arkasında cephane taşıyarak ordumuzu Akdeniz kıyılarında kendilerini hasretle bekleyenlere kavuşturmaya çalışıyor. Batı Anadolu halkından sağ kalanlar, yaptığınız tahammülsüz vahşetin matemiyle yanarken size yapılan bu lütufkarlığı hangi millet gösterebilir?

Savaş alanında, yıkıntılar arasında eksiklerinizi gidermek imkanı yoktur. Bunlar ancak gerilerde yapılabilecektir. Çok muhtaç olanları elbette düşüneceğiz. Birkaç doktorumuzu, esirlerin sağlık durumlarıyla ilgilenmeleri için görevlendirdik. Bu, bizim insani vazifemizdir. Yalnız, bir yıl önce Uşak’tan Sakarya’ya kadar yaya yürüyen, orada yenilerek bir bu kadar mesafeyi geriye kateden subaylarınızın bu kadar tahammülsüz ve yorgun olduğunu iddia etmeniz mübalağalı telakki edilmiştir.

Davet edilmedikleri halde yurdumuzu harap etmekte pek çevik davranan Yunan ordusu subaylarının karadan üç günlük yürüyüşe dayanamayacakları iddia olunursa gülünç olur. Unutmayınız ki şu dakikada henüz esir olmayan subaylarınız, verdiğiniz talimat dairesinde ilerideki köy ve kasabalarımızı tutuşturmakla meşguldür.

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir