Emr-i bi’l ma’rûf ve nehy-i anil münker Nedir?

In Dini Bilgiler, Genel, Sosyal Bilimler 21 views

İyiyi emretme kötüyü yasaklama nedir, Emr-i bi’l ma’rûf ve nehy-i anil münker hakkında bilgi.

Aklen ve dinen güzelliği bilinen şeylere maruf, aklın ve dinin kötü gördüğü şeylere ise münker denir. Şu halde “Emr bi’l maruf nehy ani’l münker”i kısaca iyiliği em­retme kötülüğü yasaklama olarak tercüme etmek mümkündür.

Allah-u Tealâ bütün Müslümanlara iyiliği emreden, kötülükten vazgeçiren bir ümmet olduklarını belirtmiş (Al-i imran: 110), ayrı­ca Müslümanların arasında da emr bi’l ma: ruf nehy anil münker görevini yapan bir grup bulunmasını emretmiştir (Al-i İmran: 104).

Şu ayetler de bu görevi yapan mü’min-leri övmektedir. “İnanan erkekler ve ka­dınlar birbirlerinin velisi (dostu) dirler. iyiliği emreder, kötülükten menederler, namazı kılar, zekatı verirler, Allah’a ve Rasulüne itaat ederler” (Tevbe: 71).

Şu halde emr-i bi’l ma’ruf ve’n Nehy-i ani’l münker ile -içiçe daireler şeklinde- her mü’min fert sonra bu işi vazife olarak üst­lenenler, sonra da bütün İslâm ümmeti gö­revlidir. Burada ümmete verilen görev bü­tün insanlığı iyiliğe yöneltip kötülükten uzaklaştırmaktır.

Müslümanların dünya üzerindeki misyo­nu budur. Bu yüzden insanlar arasındaki en hayırlı toplulukturlar. İnsanlar toplum hâlin­de yaşarlar ve fertlerin iyi ve kötü davranışları zamanla toplumda yayılır/insanlar münkerleri işleye işleye adet hâline getirir­ler. Bunu önlemek için İslamiyet iyiliği em­redip kötülükten menetme üzerinde çok fazla durmuştur. Hatta bunun tersini yap­mayı münafıkların işi olarak göstermiştir. Kur’ân’da şöyle buyrulur: “Münafık erkek­ler ye münafık kadınlar birbirlerindendir. Kötülüğü emreder, iyiliğe engel olurlar ve elleri sıkıdır” (Tevbe: 67).

Her mümin önce kendi nefsine iyiliği emredip kötülüğü yasaklamak, sonra çev­resindeki kişilere aynı şeyi yapmalıdır. Mümin nemelazımcı olamaz. Çünkü toplurn fertlerden teşekkül eder. Bu yüzden pey­gamberimiz “Sizden biri bir münker (kö

tülük) görürse onu eliyle değiştirsin, bu­na gücü yetmezse diliyle değiştirsin, bu­na da gücü yetmezse kalbiyle buğzetsin. Bu imanın en zayıfıdır” buyurmuşlardır Bu hadiste “eliyle değiştirsin”den mak­sat maddî ve manevî otoritesiyle ve gücüy­le veya sahip olduğu makam ve mevkiden aldığı güçle kötülüklere engel olsun. Bu gü­cü olmayanlar nasihat ve uyarıda bulun­sun. Buna imkân bulamayanlar ise o kötü­lüğe nemela2im demesin, içten tepki gös­tersin denilmektedir. Bu içten tepki ve ku­ma çok önemlidir. Kötülüğün yayılmaması için bir emniyet engelidir. Çünkü insan fıt­rattan her şeye alışır. Kötülüklere de içten kızılmazsa kişiye normal gelmeye başlar. Önce tepkisi kaybolur. Sonra normal görür. Sonra da kendi de o kötülüğe düşebilir. Böylece kötülükler bütün topluma yayılır ve gelenekleşir. Bir mü’min kötülüğe kızma noktasının altına inmemelidir. Bu nokta kö­tülüğe düşme noktasıdır. Aynı zamanda münkerle mücadelenin en alt sınırıdır. Bu hadisteki el ile değiştirmenin idareci ve ka­mu görevlilerinin; dil ile değiştirmenin âlim­lerin, kalben kızmanın diğer Müslümanla­rın görevi olduğunu savunanlar da mevcut­tur.

Yine Peygamberimiz başka bir hadisle­rinde kötülüklere karşı nemelazımcı dav­ranmanın bir toplumu topyekun helâke sü­rüklediğini şöyle bir misalle çok güzel an­latmaktadır: “Allah’ın çizdiği sınırlara ri­ayet edenlerle bunları aşanlar şuna ben­zer; Bir topluluk bir gemiye bindiler, ara­larında kur’a çekerek bir kısmı alt kata, bir kısmı üst kata yerleştiler. Su lâzım olunca alt kattakiler üst kattakileri rahat­sız etmeyelim diye gemide bir delik açıp suyu oradan alalım dediler, şimdi üstte­kiler onlara müdahale etmezse toptan batarlar ve helak olurlar. Engel olurlar­sa toptan kurtulurlar” (Buharî, Şerike, 6). Münkerler (kötülükler) açıktan işlendiğinde veya değiştirilmediğinde toplumun başına umumî bela ve musibetler geleceği hadis­lerde belirtilmiştir. “Münkerler açıktan iş­lendiğinde, bütün toplum cezaya müs­tahak olur” (Muvatta, Kelâm, 23) “Mün­kerler değiştirilmezse azap iner” (Tirmızî fiten, 8).

Bir ayet-i kerimede ise “Öyle bir fitne­den sakının ki, yalnız aranızdaki zalim­lere erişmekle kalmaz, bilin ki Allah’ın azabı çetindir” (Enfâl: 25). Bu ayetteki umumi fitnenin, kötülüklere engel olunma­dığında bütün toplumun başına gelecek be­lalar olduğu tefsirlerde belirtilmiştir.

israiloğullarının lanetlenme sebebi de münkerlerle mücadele etmemeleriydi. “İsrailoğullarından küfredenler Davud ve Meryem oğlu İsa’nın diliyle lanetlendi­ler. Bu, isyan etmelerinden ve saldırgan-haklarındandı. İşledikleri münkerden bir­birlerini vazgeçirmezlerdi. Ne kötüydü yaptıkları” (Maide: 78-79).

İsrailoğulları avlanma yasağı olan gün­de balık tutarlar, içlerinden bir kısmı onları uyarırdı. Aşağıdaki ayette bu olay anlatıl­maktadır, “içlerinden bir topluluk “Niye öğüt veriyorsunuz Allah’ın helak edece­ği ve azaplandıracağı kavme?” demişti. Şöyle cevap verdiler: Rabbimize maze­ret beyan edebilmek için bir de belki sa­kınırlar, ne zaman ki onlar kendilerine hatırlatılanı unuttular. Biz de münker­den menedenleri kurtardık, zulmedenle­ri de yoldan çıkmaları yüzünden çetin bir azapla yakaladık” (A raf: 164-165).

Bu ayet ikazlara uyulsun uyulmasın me­suliyetten kurtulmak için münkerle müca­dele gereğini ifade eder. Fakat münkerle mücadele sırf vebalden kurtulmak için metodsuz ve gelişigüzel yapılmamalı, etkili ola­cak metotlara başvurulmalıdır.

Mutluluk Çubuğu Nedir ve Nasıl Kullanılır
Mutluluk Çubuğu Nedir ve Nasıl Kullanılır
Bu yazımızda halk arasında “mutluluk çubuğu” yani
Mekkenin Fethi Tarihi Önemi Hakkında Bilgi
Mekkenin Fethi Tarihi Önemi Hakkında Bilgi
Mekkenin Fethi sebep ve sonuçları nelerdir, Mekkenin Fethi
Mehir Nedir, Mehir Hangi Durumlarda Düşer
Mehir Nedir, Mehir Hangi Durumlarda Düşer
Mehir çeşitleri nelerdir, Mehir hangi durumlarda verilir, Mehir
Molla Fenari Kimdir, Hayatı ve Eserleri
Molla Fenari Kimdir, Hayatı ve Eserleri
Molla Fenari kimin zamanında yaşadı, Molla Fenari kimdir

Leave a reply "Emr-i bi’l ma’rûf ve nehy-i anil münker Nedir?"


Top