Cihad Nedir?

Cihad Nedir, Kuranda cihad etmek nasıldır, Cihad sözlük anlamı nedir?

Cihat düşmana karşı bütün gücüyle kar­şı koymak anlamına gelir. (Ce-he-de) kökün­de gayret sarfetmek, güçlüklere göğüs ger­mek gibi manalar vardır. Müfredat isimli meşhur Kur’ân Terimleri Sözlüğü’nde, ciha­dın üç türlü olduğu belirtilir: 1-Düşmana karşı koyma ki buna savaş veya harp diyo­ruz. 2-Şeytana karşı koyma. 3-Nefsin arzu ve isteklerini kontrol altına alma. Cihadın bu üçüncü anlamını Peygamberimiz şu ha-disiyle ifade etmiştir: “Mücahid (savaşçı) nefsiyle savaşandır.” (Tirmizî, Fedailu’l Cihad; Müsned, 6/20-22)

Kur’ân’da otuz küsur ayette Allah yolun­da cihat edilmesi emredilmiş ve Allah yo­lunda cihat edenler övülmüştür. Ayrıca (ka-te-le) öldürmek, savaşmak kökünden türe­yen kelimeler ihtiva eden ayetlerin sayısı hemen hemen bunun iki katıdır.

Kur’ân’da Allah yolunda cihadı emreden ayetleri sadece harbetmek anlamında anlamamak gerekir. Her şeyden önce Müs­lümanlar dünya üzerinde iyiliği yaymak, kötülüklere engel olmakla görevlendirilmişler­dir. Allah Tealâ “Siz iyiliği emredip, kötülüğü yasaklamak için çıkarılmış bir top­luluksunuz.” (Ali imran:110) buyurmuştur.

Yine Müslümanların, adaletin tüm dün­yaya yayılması için gayret göstermeleri gerekmektedir: “Ey müminler, Allah için hakkı ayakta tutan ve adalete şahitlik eden kimseler olun. Bir topluluğa olan kininiz sizi adaletsizliğe götürmesin. Adaletli olun, çünkü o takvaya en yakın olandır.” (Maide: 8)

Müslümanlar bu ayetlerde sayılan görev­leri yerine getirebilmek için önce Allah’ın buyruklarına kendileri uyacaklar sonra da insanları dünya ve ahiret mutluluğuna götürmek için gönderilmiş olan son din İslamı başkalarına ulaştıracaklardır. Bir ayet­te: “Rabbinin yoluna hikmetle, güzel na­sihatle çağır ve onlarla en güzel şekil­de mücadele et” (Nahl: 125) buyurularak, bu hak çağrısının esasta güzellikle yapılma­sının prensip olduğu belirtilir. Yoksa Müs­lümanların başkalarını islam dinine sokmak için zorlamaları yasaktır. Çünkü bir ayette “Dinde zorlama yoktur. Doğru yol sapık­lıktan ayrılmıştır” buyuruimuştur. iman zaten gönülden benimseme demektir. Zor­la kabul ettirilen dinde gönülden benimse­me ve doğrulama olmayacağından gerçek imandan bahsedilemez, iman olmayınca da din yoktur, insanların gerçek mutluluğa ulaşması tek Allah’a inanıp onun kulluğu­nu benimsemeleri, onun dışında bir varlı­ğa veya arzularına kul olmaktan kurtulup gerçek hürriyete erişmeleriyle mümkündür.

O hâlde Kur’ân’da niçin defalarca savaş emredilmektedir? Bazılarının iddia ettiği gi­bi islâmiyet savaş yoluyla yayılmayı esas alan barbar bir din midir? Bu sorunun ce­vabı, savaşa niçin başvurulduğunu göste-, ren ayetler de mevcuttur. Savaşa şu amaç­larla başvurulur:

1-Düşman saldırısına karşı koymak: “On­ları nerede yakalarsanız öldürün. Onla­rın sizi (yurdunuzdan) çıkardığı gibi siz de onları sürüp çıkarın. Fitne çıkarmak,

Leave a Reply