Bisiklet Nedir, Bisikletin İcadı ve Gelişimi

Bisiklet nedir, Bisiklet nasıl icat edilmiştir ve bisikletin tarihsel gelişimi nasıl olmuştur. İlk ticari bisiklet ne zaman imal edilmiştir.

Tekerleğin pek eski çağlarda meydana getirilmiş olmasına rağmen bisikletin keşfi çok yeni sayılır. Bisiklete benzer makinelerin ilk olarak 18’inci Yüzyılın sonlarına doğru ortaya çıktığını görüyoruz. Bisiklet, birçok makinenin uğradığı talihsizliğe uğramamış, icadıyla birlikte başarıya ulaşmıştır. Ufak bir gayretle bu kadar çabuk ve kolay yol almanın sırrına o yıllarda kimse akıl erdirememişti.

1791

Bisiklet, Fransa’da doğdu. İki tekerlekli bir oyuncak yapmayı düşünen Sivrac Kontu ilk olarak bisiklet fikrini de gerçekleştiriyordu. Pedalı olmayan bu acayip makinenin (Celerifere) üzerine oturan kimse taşıtı ayaklarıyla yeri teperek yürütmek zorundaydı.

bisikletin_icadi

1817

İki tekerlekli taşıtın üzerine BadoisTı Baron Drais bir gidon ve bir sele oturttu ve buna Draisienne adını verdi. Draisiennelerin yavaş yavaş öbür ülkelere de yayıldığını görüyoruz. Önceleri halkın büyük bir tedirginlikle karşıladığı bu acayip taşıt sonraları moda oldu.

1865

İngiltere’de «Velocipede» yapımı işine ilk olarak Coventry Dikiş Makineleri Şirketi el attı. Demir telli tahta tekerleklerden meydana gelen bu basit taşıta sarsak adı takılmıştı.

1875

Bu tarihe kadar yapılan velocipede (velospit)’ler-de pedalın bir dönüşü tekerleği de ancak bir defa döndürebiliyordu. Bundan ötürü Velocipede in hızının ön tekerleğin büyüklüğüne bağlı olduğu sanıldı: Tekerlek ne kadar büyürse taşıt da o kadar hızlı gidecekti. Böylece ön tekerleğin çapı 75 cm’den 162 sm.’ye kadar artarken arka tekerlek de 30 cm.ye kadar küçüldü. Artık Velocipede bütünüyle oransız bir biçim almıştı. Üstelik bu kadar yüksek bir bisikletin üzerine çıkıp oturmak ancak çok uzun   boylu kimselerin başarabileceği bir işti (Kısa boylular üç tekerlekli velocipede’le yetinmek zorundaydılar).

Ayna dişlisinin ve Rublenin icadı bu acayip duruma son verdi.

Ayna dişlisi Kadro üzerine takılan pedallara, daha küçük olan ruble de arka tekerlek göbeğine takıldı. Her iki dişli bir zincir aracılığıyla birbirine bağlandı. Öndeki büyük dişliyi pedalla bir defa döndürmek arkadaki küçük dişlinin birkaç defa dönüşünü sağlıyordu.