Balıkesir Coğrafi Özellikleri Kısaca

Balıkesir ili coğrafik özellikleri nelerdir, Balıkesir coğrafi konumu nedir, Balıkesir ili nerededir kısaca.

Balıkesir İli yer yapısı, iklim, nebatlar alemi, yaşama tarzları ve iktisadi kaynakları bakımından, yurdumuzun en çeşitli ve zengin bir köşesidir. Topraklarının esas kısmı Marmara havzasının en önemli akar suyu olan Susurluk çayının orta mecrası etrafında yayılmakta, iki merkezi de bu toprakların gerçekten ortasında yer almaktadır.

Batıda Çanakkale, doğuda Bursa ve Kütahya, güneyde Manisa ve İzmir illerine komşu olan Balıkesir İli, kuzeyde Marmara denizi kıyılarına indiği gibi, güney batıda Ege denizine açılır. Kapladığı saha (13.476 kilometre kare) bakımından, orta büyüklükteki illerimiz arasında bulunan Balıkesir İli, çeşitlilik, zenginlik ve kalabalıklık bakımından, gerçekten ön saflara geçmektedir. 1940 sayımına göre 482.827 nüfuslu (bir kilometre kareye düşen nüfus sayısı 36) olan Balıkesir İli adları kuzeyden güneye doğru aşağıda sıralanan on üç ilçeye ayrılır : Erdek (Marmara adaları buna dahildir), Bandırma, Gönen, Manyas, Susurluk, Balya, Balıkesir, Dursunbey, Edremit, Burhaniye, Ayvalık, Bigadiç, Sındırgı.
Topraklarının büyük kısmı Marmara bölgesinde bulunmakla beraber güneyde Ege bölgesine taşan bu ilimizin çeşitli manzara ve tabiatını kavrayabilmek için, onu kuzeyden güneye doğru bir takım bölümlere ayırıp gözden geçirmek gerektir :

1 — Marmara kıyıları: Balıkesir İli kuzeyde Bandırma ve Erdek körfezi boyundaki Marmara kıyılarını, dar ve alçak bir berzahla karaya bitişmiş Kapıdağı yarımadasını ve daha ötede Marmara adalarını ihtiva eder. Marmara denizinin güney kıyıları, Gemlik körfezi boyundan Bandırma yakınlarına kadar, bir tepeler sırasiyle takibedilir. Bu tepeler, 500 – 750 metrelik irtifasıyla pek yüksek sayılmazlar sa da, geçilmeye az müsait olmalarıyla, gerideki ovaları denizden ayırırlar ve önlerinde poyraza açık, sokulmaya ve barınmaya elverişsiz, düz bir kıyı bırakırlar.

Alçak yamaçları çalılıklarla örtülü bulunan ve yükseklere doğru yer yer  çoğu tahrip dilmiş  orman parçaları taşıyan bu tepeler dizisi, batıda Bandırma’ya gelmeden evvel, birdenbire alçalıp sona erer ki bu halin münakale bakımından ehemmiyeti büyüktür; çünkü bu sayede Ege bölgesinin zengin ovalarından, İzmir’den Balıkesir’e gelen çok önemli bir yol, kolaylıkla Marmara kıyısına iner ve tam bu noktada, Kapıdağı yarımadasının yıldız ve karayel fırtınalarını kesen doğal siperi gerisinde kurulmuş olan Bandırma iskelesine varır. Bandırma’nın doğal şartlar tarafından hazırlanmış olan ehemmiyeti, İzmir – Soma demiryolunun Balıkesir üzerinden buraya kadar uzatılması, poyrazı kesen bir dalgakıranın inşa edilmesi sayesinde daha da kıymetlen dirilmiş, böylelikle Bandırma, zengin Ege bölgesiyle Marmara kıyıları arasındaki kara irtibatını tek başına üzerine almış olduğu gibi, yurdumuzun en büyük iki şehri arasında kısa yolculuğu da temin etmektedir.

Ayrıca Cumhuriyetin bir hediyesi olan Kütahya – Balıkesir demiryolu sayesinde, Bandırma limanı Türkiye’nin ana hattına da bağlanmış ve hinterlandı doğuya doğru çok genişlemiştir (kasabanın nüfusu 15.700). Bandırma’nın bir ticaret ve yolcu limanı olarak gelişmesine karşılık, Kapıdağı’nın öte tarafında, fırtınalardan daha iyi korunmuş bulunan Erdek, nispeten sönük kalmıştır ki bu hal mevkinin biraz sapağından, kara ve deniz yolunun daha uzun oluşundan, Marmara adaları serpintisinin deniz münakalesine karşı bir derece güçlük çıkartmasından ileri gelir. Bu sebeple, Erdek’in gelişmesi, Bandırma’nın lehinedir.