Atina Hakkında Bilgi

Atina’da Görülmesi gereken on yer, Atina gezi rehberi, Atina hakkında bilgi.

Atina, Yunanistan’ın başkentidir. Attika düzlüğünün ortalarında, denizden 80-100 metre yükseklikte, denizden 5, Pire limanından 7 kilometre içeride 565.000 nüfuslu tarihi bir şehirdir.

Şehir meşhur Akropolis’in bulunduğu kayalık tepenin etrafına kurulmuş, zamanla genişleyerek büyümekte devam etmiştir. Bugün bile Akropolis’in eteklerindeki düzensiz eski yollar, küçük ve sıkışık evler şehrin çekirdeğini meydana getirir. Bunun kuzey-doğusunda düzgün caddeler, mermerden büyük yapılar da şehrin modern kısmını teşkil eder. Mermer, bugünkü adı Trelovuni olan eski Hymettos tepesinden çıkarılır.
Yunanistan’ın en işlek yollarının üzerinde bulunan Atina’da halıcılık, çömlekçilik, tabakçıhk gibi yerli sanatlar epey gelişmiş durumdadır.

Şehirde ayrıca dokumacılık, yiyecek maddeleri gibi bazı endüstri kollan son yıllarda oldukça gelişmiştir. Bu bakımlardan Atina Yunanistan’ın kültür merkezi haline gelmiştir. Endüstri daha ziyade Atina’nın liman şehri olan Pireye doğru kaymıştır.
Pire 185.000 nüfuslu bir liman şehridir. Eski Yunanlılar zamanında kuzey ve güneyden kalın surlarla Atina’ya bağlanmıştı. Şehirde liman tesislerinden başka fabrikalar büyük bir yer tutar ve elektrikli trenle yer altından Atina’ya bağlanmıştır.

Atina’da zengin müzeler, 1837’de kurulmuş Üniversite, teknik okul, daha başka kültür ocakları, Zeus Tapınağı gibi tarihi tapınaklar, tarihi stadyumlar vardır.

Şehrin nüfusu 1836’da 15.000 kadarken 1870’te 50.000 olmuş, bu yüzyılın başında 100.000 i aşmıştı. Zamanla daha da artarak bugün yarım milyonu geçmiştir. Buna göre Atina’nın nüfusu son yüzyıl içinde 12 kat çoğalmış oluyor. Fakat en fazla artış Türkiye Cumhuriyetinin kuruluşundan sonra Anadolu’dan ayrılan veya mübadele yolu ile giden Rumların Atina’ya yerleşmeleriyle olmuştur. Böylece şehrin güneyinde yeni yeni mahalleler meydana gelmiştir. Atina büyüyerek Pi-re’ya biraz daha yaklaşmış, hatta sayfiye semti olan Faliron (Phaleron) la tamamen birleşmiş gibidir.

Atina Tarihi:

Atina şehrinin ilk defa ne zaman kurulduğu tam olarak bilinmiyor. Yapılan incelemeler M. O. 11. yüzyılda Atinanın Akropolis’in eteklerinde bulunduğunu göstermektedir. Tepenin eteklerinden aşağılara doğru genişleyen şehir civarındaki küçük toplulukları da içine alarak gelişmiş, Peisistratos (M. Ö. 541-527) devrinde en parlak çağlarından birini yaşamıştır. Şehir, Pire limanı ile olan ilgisinden ötürü, ticaret alanında ilerlediği gibi, hem askerlik, hem de demokratik idare tarzı bakımından üstünlüğünü komşuları üzerinde hissettirmiş bulunuyordu. Med Savaşlarının yarattığı buhran üzerine Atina kendiliğinde!. Yunanistan’ın en nüfuzlu, en büyük şehri haline gelmekte gecikmedi.

Med savaşlarından sonraki devir Atina’nın en parlak devri oldu: Bilhassa Perikles (M. Ö. 449-429) şehrin kuvvetini eskisiyle ölçülemeyecek derecede geliştirdi. Bu devirde Akropolis, Parthenon gibi birçok sanat şaheseri olan anıtlarla, tapınaklarla süslendi. Pheidias’ in heykelleri, Aiskhylos’un, Sophokles’in tragedyaları Atina’ya haklı bir şöhret sağladı Fakat Peloponez savaşlarının başlamasıyla Atina’nın politika alanındaki üstünlüğü sarsıldı. Yalnız, sanat ve bilim alanındaki üstünlüğünden hiçbir şey kaybetmedi. Fakat zamanla bu üstünlük yavaş yavaş azaldı, bilhassa Romalılar devrinde tamamen zayıfladı. En sonunda, Romalı komutan Sulla’nın şehri zaptedip yağma etmesi Atina’nın zayıflayıp çökmesine yol açtı.

Atinalılar iç savaşlarda Caesar’a ve Augustus’a cephe aldıkları halde cezalandırılmadılar. Bunda belki de eski Yunan kültürünü yaratanların çocukları olmalarının payı vardı. Hattâ birçok komutanlar Atina’ya yeni yeni eserler kazandırmaktan da geri kalmadılar. Fakat iustinianus’un felsefeyi, hukuku yasak etmesi üniversitenin, dolayısıyla da Atina’nın sönmesine yol açtı.

Atina Ortaçağ’da bir taşra kasabası derecesine düşmüştü. Birçok sanat eserleri sökülerek Bizans’a taşındı, tapınaklar kilise haline getirildi. Bu arada şehirde iplikçilik sanayi gelişme gösterdi. 13. yüzyılda Cenova, Pisa ve Venedik gibi işlek limanlarla olan bağlarını kuvvetlendirmişti. İspanyol tüccarı lan bile Atina’ya gelmeye başladılar.

Napoli Krallığına bağlı bir dukalık halinde idare edilen şehir bir müddet de Venedik’in idaresi altında kaldı, 15. yüzyılın başlarında Atina üzerindeki Türk nüfuzu gittikçe artıyordu. 1415 yılında Atinalılar Osmanlılar’a vergi vermeye razı oldular. Fatih Sultan Mehmet kendi adamı olan il. Francesco’yu dukalığa geçirdi.

Atina 1458’de, Fatih Sultan Mehmet’in Mora Seferi sırasında Türkler tarafından zaptedildi ve Kaptan Paşa eyaleti sancaklarından biri olan Eğriboz sancağına bağlı bir kaza merkezi haline getirildi. Şehrin kiliseleri camiye çevrildi, Akropolis’teki Parthehon tapınağı da bir minare ilavesiyle cami haline konuldu.

1827’de Yunan ihtilalcilerinin eline geçen Atina 1829’da Edirne Antlaşması ile, Yunan bağımsızlığının tanınması üzerine, Yunanistan’a bırakıldı. Atina 1832 yılından beri Yunanistan’ın başkenti oldu.

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir