Arnavutlar Hakkında Bilgi

- in Sosyal Bilimler, Sosyoloji
0

Arnavutlar’da aile yapısı, Arnavutlar nasıl bir millettir, Arnavutlar hakkında bilgi.

Arnavutlar, çok eskiden beri tarihe adı geçtiği halde, 20. yüzyıla kadar bağımsız bir devlet kuramamış bir millettir. Eski Yunan ve Romalılarla münasebette bulunacak kadar eski bir tarihleri olmakla beraber, birbirlerine düşman kabilelere bölünmüş olmaları Arnavutlar’ın bir birlik meydana getirmelerini önliyen sebeplerin başında gelir.

Arnavutlar Beyaz ırkın Alpli kolundan, Hint-Avrupa kavimlerindendir (Bk. Arnavut-luk’un Tarihi). Arnavutların yaşadığı bölge olan Arnavutluk’un ırk bakımından sınırını kesin olarak çizmek mümkün olamamıştır. Çünkü, bütün Balkanlar’da olduğu gibi, Arnavutluk sınırları çevresinde de yüzyıllardan beri çeşitli kavimler karışık olarak yaşamaktadır. Bu yüzden, siyasî sınırlarla ırk sınırı arasında bir fark meydana gelmiştir.

Arnavutlarda Aile Yapısı:

Arnavutlar aileye büyük önem verir. Baba ailenin tam hakimidir. Her aile mümkün olduğu kadar çok çocuk yetiştirmek ister. Evlenen erkek çocuklar da baba evinde oturmakta devam ederler. Böylece, büyük bir aile kurulur. Aile başkanının sözü çok geçer. Ancak o öldükten sonra yerini ailenin en büyük erkeği alır. Eğer ailenin başkanı işleri çekip çeviremiyecek kadar yaşlanır veya hasta olursa o zaman, bütün ailenin karariyle, yerine başka biri seçilir.

Klasik Bir Arnavut Erkeği

Ev işleriyle birlikte tarlada çalışmak da kadına düşer. Kabile çarpışmaları yüzünden erkekler arasında ölüm fazla olduğundan, kadının ailedeki yeri çok önemlidir.
Evlenmeler aynı hayat seviyesindeki aileler arasında yapılır ve damatla kızın babası arasında adeta pazarlıkla kararlaştırılır.

Gayrimeşru münasebette bulunan evli kadınlar, Arnavut geleneğine göre, ölüm cezasına çarptırılır.

Arnavutlar’da Kabile Hayatı:

Aileden sonra, Arnavutlar’ın en önemli topluluğu kabiledir. Kabileler çok zaman tabiatin bağrında yaşar. Kabile adları da dağ adlarından seçilir. Zamanımızda bu kabilelere ancak Kuzey Arnavutluk’ta Taşlanmaktadır. Bazı kabilelerin nüfusu 10.000 kişiyi geçer. En büyük kabilelerin nüfusu ise 20.000 in üstündedir. Arnavutlukta başlıca 65 kadar kabile olduğu tespit edilmiştir. Hepsinin toplamı 200.000 kişi kadardır.

Arnavut kabilelerinin hayatını düzenliyen ve geleneklere dayanılarak yapılmış bir kanun vardır. Dukagin Kanunu denen bu kanunun hükümlerine göre toplum hayatının temeli şu üç esasa dayanır: 1) Aile; 2) Kabile; 3) Kan davası.

Bir eve tecavüz edilmesi, vadedilen kızın verilmemesi, borcun ödenmemesi, sözle veya başka herhangi bir şekilde tecavüz edilmesi, nihayet, aileden birini öldürmek Arnavutlar’ın meşhur kan davalarının başlamasına yol açar. Arnavutlar’ın bu konudaki gelenek ve inanışları çok kuvvetli olduğundan, kan davasını gerektirecek bir hal oldu mu mutlaka kan dökülür. Çünkü kanuna göre bu meseleler bir namus meselesidir. Namusu olmayan bir insan ise ölmesi gereken bir kimsedir.

Arnavut Gelenekleri:

Arnavut geleneğine göre, ev gölgesinde adam öldürülmez, çünkü ev kutsal sayılır. Öldürülen adamın tüfeği alınmaz. Bir kan davası sırasında kadınlar, barış isterlerse, beşiği ters çevirirler. Bu hareket kavgayı durdurmaya kafi gelir. Çünkü ırkın devamı bakımından beşik kutsal sayılır. Din adamları, kadınlar ve silah taşıyacak yaşa gelmemiş erkek çocuklar kan davası dışı sayılırlar.

Kan davası yüzyıllardan beri Arnavutlar arasında felaket halinde sürüp gelmiştir. Osmanlılar’ın bunu önlemek için yaptığı çalışma önemli bir sonuç vermediği gibi, Arnavutluk hükumetinin sarfettiği gayretler de kan davasına son verememiştir. Bilhassa memleketin kuzeyinde kan davası hala devam etmektedir.

Arnavutlar misafire son derece saygı gösterirler. Bir kabile yolcu edeceği misafiri kendi sınırına kadar götürür. Misafiri yolcu eden Arnavut kan davası dışında tutulur.
Arnavutlar besa dedikleri yeminli vaitlerine de çok bağlıdırlar, bunu mutlaka yerine getirirler.

Bilhassa Osmanlı idaresinde bulunduğu sırada islâmlık Arnavutlar arasında çok yayılmıştır. Bugün nüfusunun büyük bir kısmı Müslümandır. Ayrıca Protestan ve Katolikler de vardır. Din farkının toplum hayatı üzerinde bir etkisi yoktur. Giyiniş ve yaşayış âdetleri din farkına göre değişmez.

Arnavutlar’ın kendilerine has kıyafet özellikleri vardır. Bunların başında erkeklerin giydiği bir çeşit beyaz fes gelir. Erkekler çok zaman kuşak da sararlar. Kabilelere göre kılıklarda değişiklikler görülür. Hristiyan bölgelerde bile kadınlar kendilerini az gösterir. Ancak denize yakın bölgelerde oturan Arnavutlar Batılılar gibi giyinirler.
Arnavutlar genel olarak ahşap evlerde otururlar. Köy evleri ise taş ve. kerpiçten yapılmıştır. Köyler mümkün olduğu kadar yolsuz, sarp yerlerdedir.

Evlerde duvarlardaki küçük delikler pencere vazifesi görür Bunun sebebi düşmanlardan korunmak endişesidir Bir de yerlilerin kula dediği bir nevi tahkimli evler vardır. Bu evler daha çok kan gütme geleneğinin en çok rastlandığı yerlerde görülür.

Arnavutlar’ın en büyük özelliği silaha olan düşkünlükleridir. Daima en yeni silahları almaya çok meraklıdırlar. Devamlı olarak kan davaları içinde yaşadıklarından bunu da tabii görmek gerekir. Ağızdan dolma silahlardan otomatik tabancalara kadar her türlü silah kullanılagelmiştir. Bir Arnavut, silah elde etmek için sığır ve koyunlarını bile satmaktan çekinmez.

Arnavutlar genel olarak çevik, cesur, namuslu ve geleneklere bağlı, haysiyet ve şeref duygularına çok önem veren kimselerdir.

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir