Anneler Günü Hakkında Kısa Yazı

Anneler günü ne zaman kutlanır, Anneler günü hakkında kompozisyon, Anneler günü hakkında bilgi.

Amerikalı küçük bir kız olan Jarvis, 1906 yılının 9 Mayıs günü annesini kaybetmiş, bu ılık Mayıs sabahında, kalbi yanmış tutuşmuştu. Her çocuk gibi O da annesinin ölümüne çok üzülmüştü. Geçen günler, haftalar, aylar, hatta koca bir yıl bile üzüntüsünü unutturamamıştı.

1907 yılının 9 Mayıs günü, annesi için küçük bir anma töreni düzenledi. Annesinin unutulmasını istemiyordu. Bütün annelerin unutulmaması, her yıl belirli bir günde anma törenleri düzenlenmesi için öğretmeninden yardım istedi.

Küçük Jarvis ile öğretmeninin çabaları kısa zamanda olumlu sonuçlar verdi. Böylece, önce Amerika’da başlayan Anneler Günü bütün, Dünya’ya yayıldı.

anneler_gunuYurdumuzda da, Türk Kadınlar Birliğinin girişimi ve önerisi üzerine 1955 yılından beri, Mayıs ayının 2’inci Pazar günü Anneler Günü olarak kutlanmaktadır.

Türk anasının, en az diğer ulusların anaları kadar sevilmeye, sayılmaya ve anılmaya değer olduğu kanısındayız. Evinin işlerini gören, çocuğunu yetiştirip büyüten, tarlalarda çalışan, günümüzün güç koşulları içinde yuvasına maddî olanaklar sağlamak için çaba harcayan, gerektiğinde, silahını kuşanıp yurt savunmasında Türk erkeğiyle omuz omuza savaşan Türk anasının kendisi bu yargımızın kanıtıdır.

Eski Türkler de kadına çok değer verirlerdi. Kadın, evinin işleriyle birlikte ata binmesini, kılıç kullanmasını bilirdi ve devlet yönetiminde söz sahibiydi. Büyük Atatürk Uygarlık Kadının eseridir diyerek, kadının toplum içindeki yerini çok güzel bir özdeyişle belirtmiştir.

Türk Medeni Kanunu 17 Şubat 1926’da kabul edildi. Kadınlara birçok sosyal haklar veren bu kanunla bir erkeğin birden fazla kadınla evlenmesi yasaklandı. Kadınlarımızın öğretmen, mühendis, doktor, yargıç gibi iş, sanat ve bilim dallarında yetişmeleri olanağı sağlandı.

8 Aralık 1934’de Türk kadınlarına seçme ve seçilme hakkı da tanınmak suretiyle, yasama ve yürütmede söz sahibi olmaları, bazı uygar ülkelerde bile kadına hala verilmeyen haklardandır.

Unutulmamalıdır ki, analık kadının en kutsal ödevidir. Doğduğumuz günden başlayıp, bizi besleyip büyüten, yetiştiren ve ölünceye dek üzerimize titreyen annemizi üzmemek, saymak, O’na yardımcı olmak, zaman zaman alacağımız armağanlarla O’nu mutlu etmek de bizim ödevimizdir.

Bu ödevi yerine getirirken alacağımız armağanın büyük, küçük, pahalı ya da ucuz olmasının değil bu şekil davranışın önemli olduğunu unutmamalıyız. Bir demet kır çiçeği, bir tek karanfil annemizin kalbini kazanmaya, O’nu mutlu etmeye yeter de artar bile…

İnsanlar arasında beyaz Karanfil şefkatin, asaletin, sabır ve tahammülün simgesi kabul edildiğinden Anneler Gününün çiçeği olarak seçilmiştir. Her çiçek gibi her anne de güzel ve övgüye değerdir.