Akraba Kime Denir?

Kuranda akraba hakkında bilgi, Akraba ilişkileri nasıl olmalıdır, Kimler akraba olur.

Karip kelimesinin çokluğu, evlilik veya nesep yoluyla birbirine yakın olan kimse­ler, hısımlar.

Kur’an-ı Kerim’de bu terim “zü’l-kurbâ”, er-Rahimin çokluğu olan “el-erhâm” ifade­leri ile geçmektedir. (Nisa 4/36,1) Akraba­ların kimlerden meydana geldiğini tespit et­mek zordur. Birbirleri ile evlenmeleri ha­ram olan kişilerin yakın akraba oldukları malumdur. Amca çocukları, hala çocukla­rı, dayı ve teyze çocukları ile bunların furüları (çocukları ve torunları) arasındaki iliş­kiler de akrabalık kavramı içinde mütalaa edilir. Evlenen eşlerin usül (ana-baba) ve furüları (çocukları) arasındaki akrabalık ba­ğına da sıhrî hısımlık adı verilir.

Kur’an-ı Kerim akrabalık ilişkilerine çok büyük önem verir. Gerek kan ve gerekse sıhr? akrabalar arasında karşılıklı hak ve va­zifeler vardır. Akrabaya, aile hisleriyle bağ­lanmak, onları görüp gözetmek, zaman za­man onlan ziyaret etmek, uzakta iseler mektup, tebrik v.s gibi haberleşme araç­ları ile hatırlarını sormak bu husustaki ah­lâkî görevlerdendir. Buna “Sıla-ı rahim = yakınları görüp gözetme” denir. Hz. Mu-hammed (S.A.V.) sıla-ı rahim hakkında bir hadislerinde şöyle buyuruyor: “Sıla-ı ra­himde bulunamayan cennete giremez.” (Buhârî, Edeb, 11).

Yüce Allah: “önce en yakın akrabala­rını uyar.” (Şuarâ 26/214) buyurarak Hz. Muhammed (S.A.V.)’den akrabalarına kar­şı tebliğ görevini ilk olarak yerine getirme­sini istemiştir. Allah Tealâ bütün mü’minlere hitaben de şöyle buyurmuştur: “Allah’a kulluk edin, O’na bir şeyi ortak koşma­yın. Ana babaya, akrabaya, yetimlere, düşkünlere, yakın komşuya, uzak kom­şuya, yanınızdaki arkadaşa, yolcuya ve eliniz altındaki kimselere iyilik edin.” (Nisa 4/36; Akrabalara yardım ve saygının gereğine işaret eden ayetlerden bazıları­na Bk., Nisâ 4/1, Nahl 16/90)

Yüce Allah, Bakara suresinin 177. aye­tinde akrabaya iyilik yapmanın olgunluk ve fazilet işareti sayılacağını emir buyurmuş­tur. Aynı surenin 83. ayetinde ise akraba hakkının eski dinlerde de muteber kabul

edildiğini ve bu hususta Benî İsraîl (Israil-oğulları)’den taahhüd alındığını beyan etmiştir.

Hz. Muhammed (S.A.V.) de bir hadisle­rinde: “Allah’a ve ahiret gününe iman eden kimse akrabasını görüp gözetsin.”

(Riyazu’s-salihin trc. hadis no: 312) buyu­rarak olgun bir imana sahip olma şartların­dan birisinin sıla-ı rahim olduğuna dikkat çekmiştir. (A.TOKSARI)