Ahkam Nedir?

Ahkam ayetleri nelerdir, Kuranda ahkam nedir, Ahkam sözlük anlamı hakkında bilgi.

Kur’an, iman esaslarından, geçmiş kavimlerin kıssalarından bahsettiği, imanın fert olarak olgunlaşmasına ve Yaradanına yönelmesine yardımcı olan telkin ve tavsiyelerde bulunduğu gibi, ferdî ve beşerî münasebetleri düzene koyan bir takım hükümler de getirmiştir. Ahkam, hükmün çokluğu olup, Kur’an’ın beşerî münasebet­leri tanzim eden, ferdî planda olsun, içti­maî planda olsun, bazı fiilleri emreden ve­ya yasaklayan, bazı amelî ilkeler koyan ayetlerine “ahkâm ayetleri” denmektedir. Ahkâm ayetleri Kur’an’ın geneli içerisinde çok az yer tutar. Çünkü bir davranışın emredilmesi veya yasaklanmasından önce emreden ile muhatap arasında güven ba­ğının kurulması, diğer bir ifade ile emir ve tavsiyelerin filizleneceği sağlam bir zemi­nin bulunması gerekir. Bu olmazsa emir inandırıcı olmadığı gibi uygulanmasının ta­kibi de zordur. Bunun için de Kur’an, ön­ce inanan, Yaradanına güvenen, onu seven ve sayan bir mü’minler toplumu kurmayı amaçlamış, kişilerin ahlakî olgunluğa er­mesini ön planda tutmuş, amelî hükümle­rini ise bu zemin üzerine bina etmiştir. Müslüman toplumlarda Kur’an’ın hüküm­lerinin farklı farklı anlaşılması ve sonuç ver­mesi, işte hep bu zemin farklılığından kay­naklanır.

Kur’an, insanın itikadî cephesini temel­den ele almış ve bütün esasları ile tanzim etmiş, amelî hayata ise ancak gerekli gör­düğü alanda ve oranda müdahale etmiş­tir. Diğer bir ifadeyle Kur’an’ın beşerî ve sosyal hayatı ilgilendiren ve ferdin faaliyet­lerini düzenleyen hükümleri gerekli miktar­da, az ve öz olarak gelmiş, çoğunda da ge­nel ilke ile yetinilmiştir. Ancak, çağlar bo­yu değişmeyecek olan ve insan tabiatı ile yakın alâkası bulunan alanlarda ayrıntılı hükümler sevkedilmiştir. Bu Kur’an’ın hü­kümlerinin evrenselliğinin ve sürekliliğinin sn başta gelen özelliğidir.

ahkamKur’an’da ahkam ayetleri yer ve konu iti­bariyle belli bir sıra dahilinde ve bölümde değil, bazen peş peşe, bazen de itikadi ve ahlakî konular, hatta kıssalar arasında mü­nasebet düştükçe yer yer zikredilir. Bu Kur’an’ın üslûbunun bir parçasıdır. Kur’an; namaz, oruç, zekat ve hac şeklindeki dinin dört temel ibadetine, namaz ve zekat üzerinde daha ısrarla durarak, ayrı bir inern verir. Çünkü bu ibadetler ferdin ol-junlaşması ve Yaradanına bağlanması ka­dar, sosyal dayanışma ve dengenin kurul­ması açısından da önemlidir. Kur’an ayrı­ca, infak, fakir ve kimsesize yardım, köle ızadı, Allah yolunda savaşma ve harcama, doğruluk, ahde vefa, emanete sadakat, iyi-ik ve ihsan gibi ahlakî yönü de bulunan iyi davranış ve ibadetleri sık sık teşvik eder. 16

Kur’an’da savaş, barış, savaş esirleri, ganimet gibi devletler hukukunu ilgilendi­ren konularda da oldukça hüküm vardır. Kur’an müslümanlara düşmanlarını tanıtır, savaşma azmi ve cesareti verir ve Müslü­manlara Allah’ın dinini hâkim kılmayı öğüt­ler. Müslümanların cihat ruhunu ve şevki­ni canlı tutmaya çalışır. Kur’an, müşrikler ve ehli kitabın bir ümmet olduğunu, Yahû-dî ve Hıristiyanlara tâbi olmadıkça onlarla uzlaşma sağlanmayacağını sık sık hatırla­tarak, müslümanlara ayrı bir kimlik ve şah­siyet kazandırır. Böylece müslümanlara uluslararası bir strateji ve program takdim eder.

Kur’an, aile hayatının kurulması ve de­vamı, karı-koca ve çocuklar arası hak ve sorumluluklar konusuna bir hayli yer ayı­rır, karı-kocanın birbirleri için örtü olduğu­nu belirtir ve tarafları adaletle ve iyilikle davranmaya çağırır. Boşanma ve miras hu­kuku da Kur’an’da ayrıntılı olarak işlenen konulardandır.

Kur’an, ceza hukukuna, belli başlı büyük suçları ve cezalarını tayin ederek temas eder. Adam öldürme ve yaralama için kı­sas ve diyet, hırsızlık için el kesme, zina ve zina iftirası için celde, anarşik suçlar için de ölüm, el ve ayak kesme, idam ve sür­gün cezalarından bahseder. Bu beş suç ve ceza, Kur’an’ın toplum hayatının tanzimi, adaletin temini ve suçun önlenmesi için za­rurî görerek tayin ettiği ilkeler olup, bunun haricinde kalan hususlar, yetkili mercilerin takdir ve uygulamasına bırakılmıştır.

Kur’an’ın borçlar hukuku alanında getir­diği hükümler ise, daha öz ve geneldir. Sözleşme ve hukukî tasarruflarda karşılıklı rızanın ve ahde vefanın esas alınmasını, fa­izden, yalan ve hileden, başkasının huku­kuna tecavüzden kaçınılmasını emreder. İçki, kumar, fuhuş ve zina, büyü ve falcı­lık, rüşvet gibi yasaklar da içtimaî hayatı ko­rumaya matuf temel hükümlerdir.

Kur’an’ın özetle ifade ettiğimiz bu hü­kümleri, esas itibariyle akıl, can, mal, ırz ve din şeklinde sıralanan beş temel esası korumaya matuf, temel ve vazgeçilmez il­kelerdir. Ferdin, sosyal yapının, aile haya­tının ve toplum nizamının korunabilmesi ve sağlıklı bir şekilde devam ettirilmesi bu il­ke ve hükümlerin korunmasına bağlıdır.