Ahiret Sözlük Anlamı Nedir?

In Dini Bilgiler, Genel, Sosyal Bilimler 9 views

Ahiret inancı nedir, Ahiret hayatı kuranda nasıldır, Kurana göre Ahiret hakkında bilgi.

Ahiret kelimesi, Arapça Ahir kelimesinin müennesi olup son, sonraki, sonuncu anlamlarına verilen bir isim ve sıfattır. Allah’­ın güzel isimlerinden biri olan ahir, “ilk” anlamına gelen “Evvel”in karşıtıdır. “O evveldir, ahirdir. 57/3”.

Âhir kelimesinin çoğulu “Ahirun”dur. Kur’an’da âhir, genelde “gün” anlamına gelen “yevm” kelimesinin sıfatı olarak geç­mesine karşılık ahirUn kelimesi müstakil olarak kullanılagelmiştir. “Allah’a ve âhir (son) güne inanan…2/62”, “De ki, ön­cekiler (evvelûn) de sonrakiler (ahirûn)’-de… 56/49-50”

Kur’an’da genellikle “ed-daru’l-ahiret” kalıbı içinde ifade edilmiş bulunan âhiret, “son yurt”, “öteki dünya” anlamını.dile ge­tirir. Ahiret bu anlamda “el-Hayatü’d-dün-ya”, “ed-Dünya”nın karşıtıdır. Dünya, ha­yat kelimesinin sıfatı olarak kuflanılagelmiş iken Âhiret “ed-dar” kelimesinin sıfatı ola­rak ifade edilegelmiştir.

Dünya yurdu, in­sanın ruh ve beden halinde var oluşa çıkı­şını dile getirirken, ahiret yurdu insanın tek­rar ruh halinde varlığa dönüşünü ifade için kullanılır. Birincisi “en-neşetü’l-ûla”, ikin­cisi “en-neş’etü’s-sâniye” şeklinde anla­tıma girer. “And olsun ki, ilk neşetinizi (ruh ve beden halinde var oluşa çıkışı­nızı) kesinlikle bildiniz. Öyle ise niye kendinize hatırlatmıyorsunuz.56/62”, “…Sana Allah sonuncu neşeti (ruh-be-den halinde var oluşunuzdan ayrılmanı­zı) da sağlayacaktır. Çünkü Allah’ın her şeye gücü yeter.29/20”

Kur’an’ın bu ifadelerine göre.hayat, bu dünyanın insan zihninde uyandırdığı temel 

vasıftır. Ölüm ise, ahiret kavramının insan zihninde uyandırdığı esas niteliktir. Haya­tın ihtiva ettiği iyi ve tatlı çağrışımlara mu­kabil, ölümün taşıdığı korkutucu ve ürper­tici çağrışımlar dikkat çekicidir.

Kur’an, ölümün bu olumsuz çağrışımla­rını insan zihninden uzaklaştırmak için dünya hayatı ile ahiret yurdu arasında şu karşılaştırmayı yapar: “Bu dünya hayatı, bir oyun ve eğlenceden ibarettir. Şüp­he yok ki ahiret yurdu, işte asıl sürekli gerçek ve değişmei hayatın yaşandığı yurt orasıdır. Keşke biliyor olsalardı. 29/64”

Bu ifadeler normal hayatımızın içinde oyun ve eğlencenin kapladığı yer ve değer­le, bütünüyle dünya hayatımızın ahiret ha­yâtına oranla taşıdığı anlamı tecrübeye da­yalı bilgilerimizi kullanarak karşılaştırmayı bize teklif ediyor. Oyun ve eğlencenin çe­kici ve olumlu bütün yanlarına rağmen, günlük, haftalık, aylık, yıllık ve ömürlük ha­yatımızı oyun ve eğlencenin iğreti ve geçi­ci özellikleri üzerine dayandırmadığımızı iyice bildiğimiz gibi, ahiret hayatına oran­la bir oyun ve eğlencenin bütün olumlu ve çekici yanlarını kendinde bulunduran bu dünya hayatımızın iğreti ve geçici bir ha­yat olduğunu dikkatten uzak tutmamak ge­rekir. Ölüm, oyun ve eğlencenin iğreti ve geçici cazibesinden sıyrılıp asıl hayata dön­me olayı olarak düşünülmelidir. Ölümün olumsuz çağrışımlarını silemeyenler, oyun ve eğlencenin cazibesinden kendilerini kurtaramayanlar, dolayısıyla normal haya­tına dönemeyenlerdir. Üstelik, böylelerı normal hayatın-gerektirdiği kazanca da sa­hip değillerdir. Onun için oyun ve eğlence­ye doyamazlar. Kur’an ölümü, asıl ve kalı­cı hayata dönüş arzusu olarak tanıtır. “De ki, eğer ahiret yurdu, Allah katında baş­kalarına değil de yalnız size ait ise, şu hâlde eğer doğru söylüyorsanız ölümü temenni etsenize. Fakat onlar asla ölü­mü temenni etmeyeceklerdir. Çünkü on­lar, önceden kendi elleri ile hazırladık­ları asıl ve kalıcı hayata ait hiç bir hazırlığa sahip değiller. Allah zalimleri iyice bilir.2/94-95”

Oyun ve eğlencenin cazibesi, normal ha­yatın çök küçük bir parçasını oluşturduğu içindir. Aynı şekilde bu dünya hayatının çe­kiciliği de asıl, sürekli hayatın çok küçük bölümünü oluşturmasındandır. Oyun ve eğlence hâlinde iken normal hayat için bir zindelik, bir arzu birikimi sağlandığı gibi, 14 bu dünya hayatında iken de asıl ve kalıcı hayata yönelik şevk ve hazırlıklı olma ar­zusu daha fazla hissedilir. Kur’an, bu ko­nuda insandaki eğilimleri şöylece yönlen­dirir: “Allah’ın sana verdikleri arasında ahiret yurdunun ardında ol ve bu dün­yadan (oyun ve eğlenceden, geçici ve iğreti olandan) da payını almayı unutma.

Kur’an, insana verilmiş bulunan bu ıkı yurttan ahiretin daha hayırlı, daha sürekli, daha büyük ve daha fazla hoşnutluk veri­ci olduğuna çeşitli vesilelerle insanın dik­katini çeker. Bütün bu özellikleri sebebiy­le ahirete iman, iman esaslarının temel öğelerinden en önemlisidir. Hatta Kur’an, çoğu kez Allah’a imanın hemen ardından ahirete imanı da dile getirir. Çünkü Allah’a iman, insanın ve bütün varlığın ilk kayna­ğını tanımayı sağladığı gibi, ahirete iman da insanın varacağı son varış yerini tanı­mayı sağlar. Bu iki tür tanıma sayesinde insan, kendi hedefini belirler, amacını edi­nir bu hedefe ulaştıracak vasıtaları elde eder, ekinleri eker ve bunlarla amacına ulaşmaya çalışır.

Kur’an insana bu dünya hayatının veri­lişinin amaçsız ve gelişigüzel olmadığını bildirir, insanın bir elçiliği vardır. Bu elçilik yeryüzünde Allah’ın vekili (halifesi) olmak­tan ibarettir. Dolayısıyla insan, bu elçiliği­nin ve bu halifeliğinin gereklerini yapmak­la mükelleftir. Allah’ın huzurunda bu mü­kellefiyetlerinin hesabını verecektir. İnsa­nın bundan başka bir şeye inanması, onun haktan sapması ve şaşması demektir.

Kur’an, elçilik gereklerini yerine getiren insanların ahirette ulaşacakları çeşitli mut­luluk ve hoşnutluk mertebelerini tekrar tek­rar dile getirirken, aksini düşünen, elçiliği­nin gereklerini ihmal edip görevlerinden ve sorumluluklarından kaçan insanların da ahirette uğrayacakları bitmez tükenmez sı­kıntıları, mutsuzluk tablolarını, acı ve ıstırap­ları sık sık tekrarlayarak ifade etmektedir. “Kuşku yok ki, inananlar, Yahudiler Nas-rânî (Hıristiyanlar)ler ve Sahiller top­luluğundan Allah’a, ahiret gününe inan­mış olanların, yararlı işler (halifelik ve el­çiliğin gerektirdiği işler) yapmış bulu­nanların Allah katında ödülleri vardır. Ve onların üzerine çöreklenecek hiç bir kor­ku ve içlerini sıkıntıya sokacak hiç bir üzüntü de yoktur.2/62”, “Kim ahiret eki­mi dilerse onun ekinini arttırınız.

Mekkenin Fethi Tarihi Önemi Hakkında Bilgi
Mekkenin Fethi Tarihi Önemi Hakkında Bilgi
Mekkenin Fethi sebep ve sonuçları nelerdir, Mekkenin Fethi
Mehir Nedir, Mehir Hangi Durumlarda Düşer
Mehir Nedir, Mehir Hangi Durumlarda Düşer
Mehir çeşitleri nelerdir, Mehir hangi durumlarda verilir, Mehir
Molla Fenari Kimdir, Hayatı ve Eserleri
Molla Fenari Kimdir, Hayatı ve Eserleri
Molla Fenari kimin zamanında yaşadı, Molla Fenari kimdir
Ebu Mansur Muhammet Kimdir Hakkında Bilgi
Ebu Mansur Muhammet Kimdir Hakkında Bilgi
Ebu Mansur Muhammet maturidi hayatı, Ebu Mansur Muhammet

Leave a reply "Ahiret Sözlük Anlamı Nedir?"


Top