Ahd Nedir Sözlük Anlamı

Kuranda ahde nedir, Ahde vefa ne anlama gelir, Ahd sözlük anlamı hakkında bilgi.

Ahd, Kuran’da sözlük anlamlarına uy­gun olarak söz verme, söz alma, anlaşma gibi anlamlarda kullanılır.

Kur’ân sık sık, insanların Rablerine karşı verdikleri söz ve taahhüdleri hatırlatarak, bunun bozulmamasını, geçici menfaatler uğruna Allah’a karşı verilen sözden dönülmemesini istemektedir. “Ey insanoğulları, ben sizden şeytana tapmamanız… ba­na kulluk etmeniz… üzere söz almadım mı?” (Yâsîn 60). “Allah’a verdiği sözü yerine getirene Allah büyük ecir vere­cektir.” (Fetih: 10). “Andolsun ki, daha önce sırt çevirip kaçmayacaklarına dair Allah’a ahd vermişlerdi. Allah’a verilen ahd sorulacaktır” (Ahzab: 15). “(O fasık-lar) Allah’la yapılan sözleşmeyi kabul­den sonra bozarlar…” (Bakara: 27). “Al­lah’ın ahdini ve yeminlerini az bir değe­re değişenlere gelince, işte onların ahi-rette bir payları yoktur.

Allah onlara kı­yamet günü hitap etmeyecek, onlara bakmayacak, onları temize çıkarmaya­caktır. Elem verici azap onlar içindir” (Âl-i İmrân:72). “Ey İsrailoğulları, size ver­diğim nimeti hatırlayın ve (bana verdiği­niz) ahdimi yerine getirin ki, ben de (si­ze verdiğim) ahdinizi yerine getireyim. Sadece benden korkun” (Bakara: 40).

Görüldüğü gibi, bu ve benzeri ayetlerde Allah, gerek ruhlar âleminde ve gerekse peygamberler vasıtasıyla dünya hayatında, Allah’a karşı verilen ahitleri hatırlatmakta, akitlerin bozulmamasını, imandan sonra küfre, itaattan sonra isyana dönülmemesini istemektedir.

İnsanların birbirlerine karşı verdikleri sözlerin ve anlaşmaların yerine getirilme­si de Kur’an’ın ısrarla üzerinde durduğu bir husustur. Ahde vefa veya sözünde durma mü’minin temel vasıflarındandır. Kur’an iyi insanın bir vasfı olarak da “ahitleştikleri zaman ahitlerine vefa gösterme”yi say­mış (Bakara: 177), müminleri (emanetle­rine ve ahitlerine riayet eden kimseler ola­rak tanımlamıştır. (Mü’minûn: 8)

Kur’an “Ahdi de yerine getirin, doğ­rusu verilen ahidde sorumluluk vardır” (İsra: 35) diyerek beşerî münasebetlerin iyi­leşmesinde zarurî olan bir hususu dini ve ahlak bir prensip olarak yerleştirmiş, “An­laşma hükümlerinde size karşı bir eksik­lik yapmayın ve aleyhinizde kimseye yardım etmeyen müşriklerle yaptığınız antlaşmaya sonuna kadar riayet edin” (Tevbe: 4) diyerek ahde vefa prensibini uluslararası bir ilke olarak da yerleştirmiş­tir. (A.BARDAKOĞLU)

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir